Broca… Bir sevgi hikayesi!

Broca… Bir sevgi hikayesi!

Bu sefer vallahi tamamen atmıyorum, yüzde yüz gerçekleri anlatacağım sizlere! Şimdi benim çok sevdiğim bir adam var, tamam mı? Çok sevdiğim adamın da çok sevdiği ve benim de çok sevdiğim bir kızı var. Sonra benim çocukken çok sevdiğim bir takım hikayeler var. Yalnız hikayeler çok sevdiğim Türkçe yerine çok sevdiğim Fransızca dilinde yazılmış ve biraz … Okumaya devam et »

Yaprak sarma vs. Basic

Yaprak sarma vs. Basic

Sosyal medyada ne zaman bir fikir tartışmasına girsem, ad hominem’in yüz karası olarak tanımlayacağım “sen evde kalmışsın kızaaam” argümanıyla karşılaşıyorum. Tamamen atıyorum ama şöyle ki: – Yani şimdi telif hakları konusunda geçirilmeye çalışılan HADOPİ yasası… – Senin işin gücün yok mu kızaaaaam, git de koca bul, çoluk çocuk yap. Bu yukarıdaki örneğimiz erkekti. Şimdi bunun … Okumaya devam et »

İki şaplak, bir mal ve bir öküz

İki şaplak, bir mal ve bir öküz

Bugün oturduk, bir arkadaşımla “50 Shades of Grey” fenomeninin esrarını çözmeye çalıştık ve başaramadık. Tamamen atıyorum da Harlequin Desire serisinden hallice (hallice derken daha iyi demek istemiyorum, daha kalın demek istiyorum) bir kitabın dünya kadınlarını neden çıldırttığını bir türlü anlayamadık. S&M, bondage filan sularında dolandığını iddia eden bu kitabımızın tabii ki o taraklarda bezi yok. … Okumaya devam et »

Toprağım!

Toprağım!

Almanya’da doğdum, ilkokul biri Ankara’da okudum, sonrası hep İstanbul… İstanbul, birinin “ah taşına toprağına kurban olduğum” gibi bir duyguyla anabileceği bir yuva, bir memleket değil. O yüzden hep özendim, yaz tatilinde tamamen atıyorum, İzmir’e, Adana’ya, oraya buraya memlekete gidenlere, orada özledikleri her şeyi ballandıra ballandıra anlatanlara. Benim öyle bir ‘ev’im olmadı. Kalabalık arkadaş gruplarına özenişim … Okumaya devam et »

Aşkın sıvı hali

Aşkın sıvı hali

Bir ilişki ilk başladığında, karşındakini henüz çok da tanımazken ama ondan etkilenmişken, karnında uçuşan kelebekleri aşk diye tanımlamak biraz haksızlıktır aşka. Çünkü o kelebekler yepyeni ve umut vadeden bir şeyle karşılaşmanın heyecanıdır aslında sadece. Tamamen atıyorum, gelecekte gördüklerine, olabileceklere, kurduğun hayallere, ihtimallere dair bir ışıktır. Biraz da egosu vardır o kısmın. O insanı etkilemek, senden … Okumaya devam et »

Sizler bu yazıyı okuduğunuzda…

Sizler bu yazıyı okuduğunuzda…

Şimdi ben düşündüm ki eğer 2 gün sonra kıyamet kopacaksa, şu blogdaki son yazım manalı bir yazı olsun. Ha diyebilirsiniz, kıyamet koptuysa kim okuyacak? O işler belli olmaz derim ben de o zaman. Belki tamamen atıyorum, kalan sağlar okuyacak, belki uzaylılar, kimbilir? Yani sayın okuyucu, uzaylı ya da insan olman önemli değil, ama sen bu … Okumaya devam et »

Love in the times of social media

Love in the times of social media

Bazılarımız dijital dünyaya doğmadık. Digital natives vs. digital immigrants olayı işte, biliyorsunuz. Bazılarımız önce gayet analog bir dünya gördü, sonra dial up bağlantılar geldi ve birden, inanılmaz bir hızla, dünya kafayı üşüttü. 15 sene önce var olmayan internet’siz bir yaşam düşünemez olduk şimdi. Siyah-beyaz tv’lerden, tek kanal seyredilen evlerden buraya gelişimiz akıl alır bir şey … Okumaya devam et »

İyi çocuk ama…

İyi çocuk ama…

Hep sıkıcı dedik onlara. Hep seni arkadaş gibi görüyorum’lara boğduk. Hep ama ile anlattık onları. “Ya çok iyi çocuk ama işte…” O ama’dan sonrasını hiç açıklayamadık da herkes nedense anladı. İyi çocuk tanımının ezici gücünü, o hafif aşağılayan tavrını, sanki istenen bir özellik değilmiş gibi’liğini bir şekilde hep hissettirdik. Sıkıcı yerine kullandık iyi’yi, sanki iyi … Okumaya devam et »

Simbiyotik

Simbiyotik

Diyelim, tamamen atıyorum, çok eski bir arkadaşınız var. Neredeyse birbirinizin bebekliğini biliyorsunuz, beraber büyüyorsunuz. İlk başarıdan ilk okula, ilk aşktan son aşka, ilk mezuniyetten ilk terfiye her ilk’te yan yanasınız. Ne yapacağını bildiğin günlerde de, kafasının allak bullak olduğu günlerde de, mutluluktan havalara uçarken de bunalımın dibine vurmuşken de hep orada duruyorsunuz, bir kahve ya … Okumaya devam et »

Kazlar

Kazlar

Hayatına giren, hayatına aldığın herkes bir piyango aslında. Düşünsene, dünyada onca insan, bir de sen. Ve tamamen atıyorum, o Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet… Her kimse işte o, senin hayatında. Sen onu seviyorsun, o da seni seviyor filan… Belki de yılbaşında büyük ikramiyeyi yakalamaktan daha mucizevi. Ama işte kimse kimseyi şans olarak görmüyor ki hayatta. Görse … Okumaya devam et »

Pretty Enough

Pretty Enough

Smurfette was a plain-looking, blue girl when she was first created by Gargamel. It’s the Papa Smurf who used his spells and magic and made her the blonde sassy chic that she is, the vixen who disrupted the peace among the Smurfs. Who really is to blame here? The Smurfette for setting fire into tiny … Okumaya devam et »

Gönderilmeyen mektuplar

Gönderilmeyen mektuplar

Hemingway’e demişler ki bize kısacık bir hikaye yaz, o da durur mu, yapıştırmış cevabı: For sale: Baby shoes, never worn. Cukka. Nasıl da içe oturan bir cümle. Belki herkese başka bir hikaye çiziyor ama bir şekilde bir dünya, insanlar, mutsuzluklar, hayal kırıklığı yaratıyor. Şuncacık kelime nelere muktedir ya rab. Ya da tabii kelimeler değil de, … Okumaya devam et »

Neyse ki…

Neyse ki…

Yaşlandıkça batıl inanç sahibi bi insan oldum. Tamamen atıyorum, bir nazar, negatif enerji fobisi geliştirdim ki evlere şenlik. Üstüne zaten yapımda olan karamsarlık, kendini suçlama ve çeşitli endişeler eklenince, tam bir şahanelik yumağı oldum. Misal son dönem endişelerimden birinin adına “4 aylar paniği” adını verdim. Bu 4 aylar fobisi iki aşamalı bir fobi. İlk aşamada … Okumaya devam et »

Aşkla yazmak…

Aşkla yazmak…

Kitapları zor beğenirim, kötü kitap okuyunca bildiğin sinirlenirim, kendimi kandırılmış hissederim. Ama okurum, kötü kitapları da okurum, iyi örnek kadar kötüyü de görmek gerek diye. Zor beğenirim beğenmesine ama beğenince de çok sevinirim, yazanını anında severim, güzel cümleler kuranı bağrıma basarım bir anda. Öyle bir aşk dolu, öyle bir duygusal ilişkim var kitaplar ve yazarlarıyla, … Okumaya devam et »