Filed under Dalgın profesör

Deklare edecek bir şeyiniz var mı?

Deklare edecek bir şeyiniz var mı?

Evet, deklare edecek bir şeyim var, sayın gümrük görevlisi bey. Size daha fazla yalan söyleyemeyeceğim. Bunca zaman yok dedim, çantamda ne olduğunu bile düşünmedim. Ama şimdi düşününce, var işte deklare edecek bir şeylerim. Yok hayır, tarihi eser kaçırmadım, elektronik eşya kaçakçılığı yapmıyorum, beklediğiniz deklarasyonlardan değil bu. Ama çantamda tehlikeli bir şeyler var. Tamamen atıyorum patlayıcı … Okumaya devam et »

Sır

Sır

“Kimselere anlatmadığın bir sırrın var mı?” dedi. Gülümsedi. Nefret ettiği o gülümsemelerden biriyle gülümsedi. İçinde bin türlü duygu saklayan, bilmediğin neler var, neler diyen o gülümsemelerden. Zaten tahmin ediyordu. Ara sıra dalıp giden gözlerinden, kaybolup gittiği düşüncelerden, satır aralarındaki sözcüklerden, bir de işte zaman zaman yüzünde beliren hülyalı mı esrarengiz mi olduğu tam çözülemeyen tebessümden … Okumaya devam et »

Başıboş kelimeler

Başıboş kelimeler

Cümleler yarım kalınca, öznesinin anlamını değiştiriyor. Yarım kalmış bir cümledeki tüm kelimeler anlamını yitiriyor. O ana kadar istersen dünyanın en güzel kelimelerini kullanmış ol, sonuna gelip de o cümlenin bitmediğini gördüğünde o kelimeler anlamsızlaşıyor. Bak tamamen atıyorum, “endam” ne güzel bir kelime, 5 harfle ne çok şey anlatan bir kelime ya da “haset,” ne güzel … Okumaya devam et »

Geri dönüşümsüz

Geri dönüşümsüz

Süt kutusu. Kullandın, bitti, çöpe attın. Günlük lens. Bir gün taktın, çıkardın, ertesi gün yenisini aldın. Tuvalet kağıdı. Tuvalete girdin, kullandın, sifonu çektin. Şarap. İçtin, bitirdin, çişini yaptın. Benzin. Yollara gittin, kilometreler yaptın, egzos borusundan uçtu gitti. Kalem. Yazdın yazdın yazdın, tükendi. Cips. Yedin yedin kilo aldın, jimnastik yaptın kiloları verdin.

Atış poligonu

Atış poligonu

Yazar olarak sınırlamalarım var, kendi kendime uyguladığım bir sansür var, kıramadığım zincirlerim var. Ve bir gün olmak istediğim yazar olabilmek istiyorsam, bu “inhibition”lardan arınmam gerektiğini biliyorum. Bu yolda da bu blogu kullanıyorum. Burada kendimi geliştirmeye çalışıyorum, bir gün hiç kimselere okutmadığım hikayeler yerine insanlara ulaşacak bir şeyler ortaya koyacaksam, önce burada deniyorum kendimi. Gelişmeye çalışıyorum … Okumaya devam et »

Kara sinek

Kara sinek

Egosal dertlerim yok… diye düşünüyordum. Hatta o kadar yok ki, olması gerektiğini kendime hatırlatıyordum zaman zaman. Kamçı çünkü bir nevi, iş hayatında olsun, özel hayatta olsun. Ama böyle bir tamamen atıyorum da pipim taşşaaama modeli fazla bir umursamazlığa yol açabiliyor bazen. Egosal dertlerim yok… diye düşünüyordum. Hatta diyordum ki, fazla şişkin egolar altlarında zayıflıkları gizler. … Okumaya devam et »

Mental Blokaj

Mental Blokaj

Tamamen atıyorum da hiçbir şey yazasım yok. Yazmak isteyip de yazabileceklerimi yazmışım, söylemek isteyip de söyleyebileceklerimi de söylemişim. Söylemek/yazmak isteyip de bunu yapamayacaklarımı zaten buraya yazamam. Eee nolcak şimdi? Kitap yaz, film yaz, geyik yaz, komiklik yaz ama yaz… İyi diyosun da cümleler gelmiyor yahu. Kafamda bir takım konular, tilkiler dolanıp duruyor, onları yazasım var, … Okumaya devam et »

Tilki tilki saat kaç?

Tilki tilki saat kaç?

Kafamda bin tilki var yahu. Gerçekten bak. Hepsi de tavuk peşinde, ortada tavuk yok. Kriz var çünkü, piyasadaki tavuklar azalmış, yetişemiyolar talebe. Bu tilkilerin %30′unu işten çıkarmayı düşünüyorum bak, demedi demeyin. Hayır bi de tilkiler durup durup, tavuk bulamayınca mızmızlanıyolar kafamda. Yok efendim, bu niye boyleymis, şu niye oyleymis, bu niye boyle yapmis. Bi sittirin … Okumaya devam et »