Filed under Sanat eleştirmeni

Give me joy. Flash.

Give me joy. Flash.

“Popüler olana burun kıvırma” hastalığıyla ne kadar dalga geçsem de, popüler bir hastalık olduğundan ben de yakalanabiliyorum zaman zaman. Nitekim sittin senedir, Chuck Palahniuk’a bir ilgi ve alaka göstermemiş olmamı başka bir şey ile açıklayamıyorum. Tamamen atıyorum Nick Hornby’i mesela popüler olmazdan evvel keşfettiğimden olacak, kendisine olan hayranlığımı her fırsatta dile getirmekten hiç gocunmam da … Okumaya devam et »

Medikal mahkeme dramasına son veriyorum!

Medikal mahkeme dramasına son veriyorum!

Bazı şeyleri neden inatla yaptığımı bilemiyorum. Misal tamamen atıyorum, buna bir örnek de Jodi Picoult‘un kitapları. Okuyorum, her defasında neden okudum lan ben bunu diyorum ama kendime engel olamıyorum. Bu kadının 3-5 kitabını bu kafayla okumuşluğum var. İşin en enteresan yanı ise, hastalık temalı şeylerden hiç hoşlanmamam. Yani ben ki “english patient” filmini bugüne dek … Okumaya devam et »

Sinema bu deyil!

Sinema bu deyil!

Şimdilerde anlıyorum ki, sinema bir değişim geçiriyor ve ben geri kafalı kaldım bu değişim karşısında. Tamamen atıyorum CG teknologisinin gelişmesiyle mesela, insanlar daha çok “görsel şölen” derdine düşmüş. Görüntü güzel olsun, efektler şahane olsun da gerisi hikaye. Geliniz bakınız, son günlerin olay yaratan filmi Avatar’a. Princess Mononoke‘nin insan-doğa ilişkisi, Kurtlarla Dans ve Pocahontas‘ın Kızılderili-Beyaz adam … Okumaya devam et »

Ha… hayır, yapma bana bunu!

Ha… hayır, yapma bana bunu!

Bendeniz bir gün tam teşekküllü bir yazar olarak piyasaya atlama hedefinde olduğumdan kelli, bugünlerde piyasa araştırması mahiyetinde, genç Türk yazarları çok okuyorum. Ama böyle rafine bir seçmece usulüyle değil, tamamen araştırmacı gazetecilik ruhuyla, kim ne yazmış güdüsüyle okuyorum. Tamamen atıyorum mesela Migros’ta ya da bakkalda ya da seçkin kitapevlerinde satılması filan hiç fark etmiyor. Alıyorum, … Okumaya devam et »

Bastırılmış kıroluk ve Shakira uzerine…

Bastırılmış kıroluk ve Shakira uzerine…

Shakira’yi seviyorum. Hos kiz, iyi kiz. Ayrica da ben bi meshur seveceksem, sadece sahnedeki personasiyla degil, gercek hayattaki hal ve tavirlariyla da seviyorum. ve bu kiz, bak buraya yazıyorum, cok seker bi kiza benziyi. Misal madonna’yi ben sahsen o kadar sevmem. tamam tabi basarili bi insan ama sex mex diye kitaplar, kabalalar, şunlar bunlar… sanki … Okumaya devam et »

Yerli dizilerden hoşlanmama sebepleri

Yerli dizilerden hoşlanmama sebepleri

Simdi bugun eve geldim, napsam napsam, hadi tv’yi acayim dedim. actim, bi bok yok cok afedersin. komedi mak bile sacmalamakta, ki kendisi zaten sacma komik dizileriyle meshur bi beldemiz. onda bile bi seycik yok. e naptim, kazayla şov tivisine bastim, aneee yerli dizi. haydi dedim, zamanidir, yerli dizi kulturumu gelistireyim, tamamen atiyorum ileride dizi senaristligi … Okumaya devam et »

İçimi kıydın ıssız adam…

İçimi kıydın ıssız adam…

Peşin peşin uyarayım, spoyler var. sonra bozuşmayalım. okuyacaksanız kendi rızanızla okuyun yani, kağıt imzalatcam sorumluluk kabul etmem diye. neyse başlıyoruz: Gittik gördük ıssız adamı. pek de ıssız değildi gerçi, hınca hınç kalabalık bir salonda izledik. E peki nedir? Film işte. 6 bucuk veririm 10 uzerinden (ki bol not verdim bence). Ne bayildim, öldüm bittim, ne … Okumaya devam et »