<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Tamamen Atıyorum</title>
	<atom:link href="http://tamamenatiyorum.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamamenatiyorum.com</link>
	<description>Hatta sesli düşünüyorum...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 04:47:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='tamamenatiyorum.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/ecf5e4ca23516fd84c54942ae2f6c46c?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>Tamamen Atıyorum</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://tamamenatiyorum.com/osd.xml" title="Tamamen Atıyorum" />
	<atom:link rel='hub' href='http://tamamenatiyorum.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Kahpe felek</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2012/01/23/kahpe-felek/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2012/01/23/kahpe-felek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 18:27:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazar namzeti]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[felek]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[parfüm]]></category>
		<category><![CDATA[ruh ikizi]]></category>
		<category><![CDATA[tesadüf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1574</guid>
		<description><![CDATA[Otobüste yanıma oturduğunda, elinde benim en sevdiğim kitap vardı. Benim. Başkasının değil, benim. Dedim ki, bu bi işaret. Gülümsedim. Gözleri güzeldi. Sakallarının arasında, tek tük kızıl teller vardı. Neden sevdiğimi bilmediğim garip şeylerden biriydi. Hoşuma gitti. Yine gülümsedim. Tişörtü solmuş bir siyahtı, o kadar solmuş ki fümeye kaçıyordu. En sevdiğim tişört rengi. Bir de omuzları &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2012/01/23/kahpe-felek/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1574&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mymodernmet.com/profiles/blogs/romeo-and-juliet-by-annie"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/4j8g7d.jpg?w=580" alt="" title="4j8g7d"   class="aligncenter size-full wp-image-1589" /></a></p>
<span style='text-align:left;display:block;'><p><object type='application/x-shockwave-flash' data='http://s0.wp.com/wp-content/plugins/audio-player/player.swf' width='290' height='24' id='audioplayer1'><param name='movie' value='http://s0.wp.com/wp-content/plugins/audio-player/player.swf' /><param name='FlashVars' value='&amp;bg=0xf8f8f8&amp;leftbg=0xeeeeee&amp;lefticon=0x666666&amp;rightbg=0xcccccc&amp;rightbghover=0x999999&amp;righticon=0x666666&amp;righticonhover=0xffffff&amp;text=0x666666&amp;slider=0x666666&amp;track=0xFFFFFF&amp;border=0x666666&amp;loader=0x9FFFB8&amp;soundFile=http%3A%2F%2Ftamamenatiyorum.files.wordpress.com%2F2012%2F01%2Fb3841f0bcaa8ce35a6b266b8e2be1d925c347d18.mp3' /><param name='quality' value='high' /><param name='menu' value='false' /><param name='bgcolor' value='#FFFFFF' /><param name='wmode' value='opaque' /></object></p></span>
<p>Otobüste yanıma oturduğunda, elinde benim en sevdiğim kitap vardı. Benim. Başkasının değil, benim. Dedim ki, bu bi işaret. Gülümsedim.</p>
<p>Gözleri güzeldi. Sakallarının arasında, tek tük kızıl teller vardı. Neden sevdiğimi bilmediğim garip şeylerden biriydi. Hoşuma gitti. Yine gülümsedim.</p>
<p>Tişörtü solmuş bir siyahtı, o kadar solmuş ki fümeye kaçıyordu. En sevdiğim tişört rengi. Bir de omuzları genişti galiba, yakası hafiften geriyordu&#8230;</p>
<p>Dedim ki, bu çocuk ne hoş ama ben iki durak sonra ineceğim. Daha fazla gülümsemesem de olur, tamam, en sevdiğim kitabı okuyor ve tamam, gözleri hoşuma gitti ve yine tamam, arada parlayan kızıl teller ve hatta solmuş siyah tişört ama sonuçta iki durak. Evet her şeyi tam sevdiğim gibi ama sonuçta, hepi topu iki durak. Başımı cama doğru çevirdim.</p>
<p>Gülümsemeyeceğim artık, yok. Camdan bakacağım ben, bak <strong>tamamen atıyorum</strong> arabalar filan var, onları seyredeyim, iyi böyle. Parfümü de ne güzelmiş, başımı çevirince onu da duymasaydım iyiydi, çünkü sonuçta iki durak, ama yok, parfüm inatçı, ben camdan dışarı baksam da burnuma burnuma geliyor. Arabalar, taksiler, yayalar… iyi böyle, iyi.</p>
<p>Arabalartaksileryayalarışıklartrafikplakalararabalartaksiler. Parfüm.</p>
<p>İki durak dediğin, trafiksiz ortamda, 10 dakikada geçip gidiyor. Ve işte geldik, burada ineceğim ben, parfümün ne güzel çocuk senin ama burada ineceğim ben.</p>
<p>&#8220;Pardon&#8221; diyorum, tıkış tıkış koltukların arasından, neredeyse kucağına otururcasına geçmeye yeltenirken. &#8220;Yok sorun değil, ben de burada ineceğim zaten,&#8221; diyor.<br />
<span id="more-1574"></span><br />
Aaa ama yok artık! Bu bir işaret değilse ne? Daha ne olacak, okla mı gösterecekler adamı? Gülümsedim tabii bunun üzerine ben de. Ne yapacaktım?</p>
<p>İndim otobüsten. İndik. Beraber indik. Hayır bi de indiğimiz yer, bi Taksim değil ki herkes insin, bi biz indik. Baya ev semti yani burası. O da burada oturuyor olmalı. Ah canım, ne tatlı.</p>
<p>Ben yürüyorum, o yürüyor, arkamdan tıntın ediyor. Aynı sokakta oturuyorsak da, şaşırmam artık. Hızlanıyor, hizamda yürüyor. Arada bakışıyoruz hatta. Sanki tanışıyor gibiyiz artık, iki duraklık otobüs maceramız var ne de olsa, hem sonra koku önemli şey hayatta.</p>
<p>Bu sefer o gülümsüyor: &#8220;Tesadüfe bakın&#8221; diyor. &#8220;Galiba aynı sokakta oturuyormuşuz.&#8221;</p>
<p>Tesadüf değil o bebeğim, işaret! Daha ne olacak? Bugün bu noktada tanışmamız gerekiyormuş işte bizim. Senelerdir aynı sokakta otursak da zaman bugünmüş. Senin bu parfümü sürüp, o kitabı okumaya karar verdiğin, dolabından eski solmuş siyah tişörtünü seçtiğin ve o otobüse, o saatte bindiğin gün. Gün bugün bebeğim!</p>
<p>Laf lafı açıyor sonra. Yaşasın laf. Oradan oraya geliyor, yol boyu konuşa konuşa gidiyoruz. Ne güzel anlaşıyoruz bir de utanmadan!</p>
<p>Sonra yol bitiyor, evime geliyoruz. O diyor ki, benim evim biraz daha ileride, 3- 5 apartman ötede, ne kadar da yakın oturuyomuşuz meğerse. Hıhı diyorum, hıhı evet, çok yakınmış gerçekten… Öyle ne yapacağımızı bilmez bilmez duruyoruz birbirimize baka baka… Salak salak gülümsemeler filan. Yani tamam, evet, bu adam bana işaret edildi resmen de, daha tanışalı 15 dakika oldu sonuçta. Daha adını sormamışım, telefon isteyecek halim yok ya? İçimde fırtınalar koparken bunun telefonu çalıyor, belli acil bir şeyler, ah diyor, benim kaçmam gerek. Paldır küldür de evlere dağılıyoruz, ad, soyad, telefon numarası, email, TC kimlik numarası, facebook, twitter yok tabii elde. Bu çekingenliğin gözü kör olsun üleyn!</p>
<p>&#8220;Olacağı varsa olur&#8221; diyorlar bana, bu kadar da tesadüf olamaz, yine karşılaşırsınız sonuçta. Evet diyorum, elbet karşılaşırız, en sevdiğim kitabı okuyan bi adam sonuçta bu, karşılaşmayacağız da ne olacak.</p>
<p>Günler geçiyor, aynı sokakta, 3 apartman mesafede, yok, karşılaşmıyoruz. Elbet karşılaşacaksınız bir gün, diyorlar. Evet tabii, karşılaşırız canım, diyorum, bir gün mutlaka.</p>
<p>Aylar geçiyor, yok. Karşılaşmıyoruz. Hayat bu belli mi olur, belki birkaç sene sonra karşılacaksınız diyorlar. Olabilir diyorum, umarım diyorum, o bir gün acaba hangi gün sorusunu sormamaya çalışıyorum.</p>
<p>İnsanlar geçiyor, yok. Karşılaşmıyoruz. Karşılaşıp karşılaşmayacağınızı bile bilmediğin bir adam uğruna, diğer şansları elinin tersiyle itmeyeceksin herhalde diyorlar. Haklısınız diyorum, o gün hiç gelmeyecek belli ki, ne diyeyim?</p>
<p>Karşılaşmıyoruz işte. Hayat filmlere benzemez, diyorlar. Doğru, diyorum, benzemez. Hayat işareti verir, ışığı yakar, geçtin geçtin, geçmezsen tekrar kırmızıya döner, sonsuza dek yeşilde kalmaz sonuçta. Kader sen yerinde oturdukça sana olan bir şey değil, senin atmayı seçtiğin adımlarla oluşan bir yol.</p>
<p>Yani nedir? Yani şudur: Hayat sana limon verirse limonata yapılır. Hayat o adamı karşına getirdiğinde, o telefon alınır. İşte o kadardır! Yok dersen ki, bir kere karşılaştık, yine olur, işaretler var hem, tesadüflerin gizli yasası diye bi şey var filan… Hayat da sana der ki, hadi ordan, ben elimden geleni yaptım, almayan sensin, yürü git, beni oyalama. Yani o kadar da güvenmeyeceksin hayata, sonsuza dek sana arka çıkmasını beklemeyeceksin, çünkü hep söylendiği gibi, biraz kahpe bi yanı yok değil hayatın. Ve ayrıca, hayat bir film de değil.</p>
<p>Hem zaten işaret dediğin o şeyler neye işaret ki? Bu adam dediğin adam, belki o adam evet. Hani o beraber çok mutlu olacağın, aşktan gözünün önünü göremeyeceğin, aklını başından alacak adam. Bir zaman sonra, <strong>tamamen atıyorum</strong>, klozet kapağını kaldırmadı diye kavga edeceğin, sana bağıracak, kapıyı çarpıp gidecek o adam… Belki o adam, büyük aşk yaşayacağın, sonra o aşkı tüketeceğin, beraber vakit geçirmek dahi istemeyeceğin adam. Parfümün ne güzel&#8217;den, biraz fazla mı sürdün parfümü&#8217;ye geçeceğin, her şeyi ne şirin&#8217;den her şeyi ne sinir&#8217;e yol alacağın adam. Bu adam, o adam belki, evet. Şuradaki adam da o adam olabilir. Buradaki de. Bak, oradaki de. Hepsi o adam ve hiçbiri o adam değil.</p>
<p>Çünkü hayat bir film değil.</p>
<p>Bir film olsaydı hayat ve bizler de bu filmin baş oyuncuları olsaydık eğer, bir romantik komedi yani, ruh ikiziyiz biz diyebilirdik bir noktada birileri için ve zaman içinde hiç solmaz, hep öyle kalırdık. Faturalar, alışveriş listeleri, almayı unuttuğun limonlar ve klozet kapakları aşka müdahale etmezdi. İşaretlerse sonsuza dek yanardı, sen sinyali almasan da sen alana kadar hayat -yok, hayat değil, senaryo, 3 perde- sizi sike sike bir araya getirirdi.</p>
<p>Ama değil, hayat bir film değil. Ve senaryolardaki gibi; formülü, gireceği yer belli plot point&#8217;lere benzemez hayatın cilvesi dediğimiz şey, daha beklenmedik, daha öngörülemez ya da tam tersine, daha öngörülebilir, daha gerçek, daha kuru, daha sürprizsiz bi şeydir o. Ve işte tam da o yüzden, 3 apartman mesafedeki, aynı sokaktaki adamla, bir daha hiç karşılaşmayabilirsin. Seneler geçer. İnsanlar geçer. Hayat geçer. Gün o gündür, o gün geçer. Ve sen, o telefonu alsaydın ne olurdu, klozet kapağına, kirliye atılmamış çoraplara, hırçın pms&#8217;lere rağmen beraber mutlu olabilir miydiniz, hiç öğrenmeyebilirsin. Çünkü evet, gün o gündür, bugün değil. Çünkü eğer hayat kahpe ise, zaman ondan da kahpe; bir kere gitti mi, geri gelmiyor ve çok kolay, çok hızlı &#8220;çok geç&#8221; oluyor.</p>
<p>Kahpe felek ya, evet. </p>
<p>Tüm bunların sorumlusu gerçekten felek midir, hayatımızın sorumluluğu bize mi aittir, feleğe mi, orasını kurcalamamak daha iyi belki. Suçu feleğe atıp, mekanizmaları sürünüp, kendimizi savunmak en güzeli herhalde. Ancak böyle, sıradan insanların küçük hikayeleri yerine, filmvari hikayeler ediniriz çünkü; dramalarımız, hayatımı yazsam roman olur&#8217;larımız olur bizim de, boktan ve sıkıcı başarısızlık anektodları yerine. Kaybettiklerimizle farklılaşırız, korkularımızla sıradanlıktan kaçarız, mutluluk hikayeleri anlatmak yerine, mutsuzluk hikayelerimizi, kaçırdığımız fırsatları süsler püsleriz. Yakaladığımız piyango değil, bir rakamla kaçırdığımız büyük ikramiyedir önemli olan hep. <strong>Tamamen atıyorum</strong> ama dersine çalışmadığın için kalmazsın sınıfta, hoca takmıştır sana mesela. Adaletin bu mudur, kahpe felektir, batsın bu dünyadır, ne şanssızlıktır ve asla senin yapabileceğin bir şey yoktur çünkü bizden bağımsız, bir dış faktör, bir antagonist, bir kötü, bir hayatın sillesi hep bulunur bir şekilde, silleyi biz kendi kendimize atıyor olsak bile. O kötüyü bulamadığımız durumlarda bile olan bitenin sorumlusu kaderdir, olacağı yokmuş demek ki deriz yine, öyle ya. </p>
<p>Hani sormayayım diyorum ama soracağım, <strong>tamamen atıyorum</strong>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ferhat_ile_Şirin">Ferhat ile Şirin</a>&#8216;in büyük aşk hikayesinde mesela, dağların delinmesi talebini ve çeşitli dedikoduları sorgulamak yerine, gaza gelip, bir vidanjör edasıyla dağları delmeyi seçen, sonunda da bok yoluna ölüp giden Ferhat değil de; kader midir o aşkın hüsranla sonuçlanmasının sebebi? Ya da ne bileyim, bi dur <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Romeo_ve_Juliet">Romeo</a>, bi git bi çay koy, sonra bi bak bakalım kız gerçekten ölmüş mü, bi etrafa sor. Hani susayım diyorum da, duramıyorum, tamam kahpe felek, tamam batsın bu dünya filan ama hırsızın hiç mi suçu yok? </p>
<p>Neyse boşverelim bunları&#8230; Buyrun, almadığımız sorumluluklar, atmadığımız adımlar, kaçırdığımız fırsatlar ve kaybettiğimiz şanslar şerefine haydi, hep beraber: Kahpe feeleeek, oh çıkıçıkçık, yaptıııı kelek, çıkıçıkçıııık!</p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/yazar-namzeti/'>Yazar namzeti</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/ask/'>aşk</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/felek/'>felek</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/isaret/'>işaret</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kader/'>kader</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/otobus/'>otobüs</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/parfum/'>parfüm</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/ruh-ikizi/'>ruh ikizi</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/tesaduf/'>tesadüf</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1574/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1574&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2012/01/23/kahpe-felek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
<enclosure url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/b3841f0bcaa8ce35a6b266b8e2be1d925c347d18.mp3" length="5959735" type="audio/mpeg" />
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/4j8g7d.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/4j8g7d.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">4j8g7d</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/4j8g7d.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">4j8g7d</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/b3841f0bcaa8ce35a6b266b8e2be1d925c347d18.mp3" medium="audio">
			<media:player url="http://tamamenatiyorum.com/wp-content/plugins/audio-player/player.swf?soundFile=http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2012/01/b3841f0bcaa8ce35a6b266b8e2be1d925c347d18.mp3" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Merkezi filtre neden sansürdür?</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/12/07/merkezi-filtre-neden-sansurdur/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/12/07/merkezi-filtre-neden-sansurdur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2011 22:55:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ciddi vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[aile paketi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk paketi]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli web]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi filtre]]></category>
		<category><![CDATA[otosansür]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[senin yüzünden]]></category>
		<category><![CDATA[seninyuzunden.org]]></category>
		<category><![CDATA[standart paket]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1547</guid>
		<description><![CDATA[Filtreye hayır dedik dedik, &#8220;nesi var canım filtrenin, çocukları korumak amacımız&#8221; cevabıyla karşılaştık. Aynı dezenformasyon şimdi de devam ediyor, çeşitli gazetecilerden &#8220;hani nerede sansür&#8221; safsafataları yağıyor. Bir kere şunu netleştirelim: Sansür nedir, ne demektir? Bakınız sevgili tdk buna ne diyor: 1 .     Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim: &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/12/07/merkezi-filtre-neden-sansurdur/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1547&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/govt-censorship1.jpg"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/govt-censorship1.jpg?w=300&#038;h=207" alt="" title="govt-censorship1" width="300" height="207" class="aligncenter size-medium wp-image-1552" /></a></p>
<p>Filtreye hayır dedik dedik, &#8220;nesi var canım filtrenin, çocukları korumak amacımız&#8221; cevabıyla karşılaştık. Aynı dezenformasyon şimdi de devam ediyor, çeşitli gazetecilerden &#8220;hani nerede sansür&#8221; safsafataları yağıyor.</p>
<p>Bir kere şunu netleştirelim: Sansür nedir, ne demektir? Bakınız sevgili tdk buna ne diyor:</p>
<blockquote><p>1 .     Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim:<br />
       &#8221;Basın, sözde özgürlüğe kavuşmuş, sansür kaldırılmıştı.&#8221;- H. Topuz.<br />
2 .     Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim.</p></blockquote>
<p>Yetmedi mi? Vikipedi&#8217;den şuna da bir bakalım:</p>
<blockquote><p>&#8220;Sansür, çeşitli kavramların çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. Genelde hükûmet tarafından uygulanır. En somut amacı toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir. Genellikle toplumu etkileyen durumlarda/eylemlerde uygulanır ve ifâde özgürlüğünü bastırma amacı güdebilir. Ayrıca, sansür, toplu iletişimden kimi düşünceleri ve konseptleri çıkarma yoluyla algıyı kontrol etme eylemi olarak da nitelendirilebilir. Sansüre uğrayan şeyler tek bir kelimeden başlı başına bir kavrama kadar değişebilir ve değer sisteminden, ahlâkî yargılardan etkilenebilir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Yani nedir sansür? Devlet kontrolüdür, denetimdir. Ne değildir? Çocuk istismarı gibi evrensel bir suçu engellemek, sansür değildir. Net miyiz buraya kadar? Tamam, ilerleyelim o zaman.<br />
<span id="more-1547"></span><br />
Çocuk istismarı evrensel bir suçtur. Bununla savaşa kimsenin itirazı olamaz. Bu argümanı geçelim zira engelli sitelerin çok çok azı çocuk istismarı yüzünden engellidir. Geri kalanın büyük çoğunluğu ise müstehcenlik nedenli engellemelerdir.</p>
<p>Müstehcenlik ise suç olmadığı gibi, net bir tanıma bile sahip değildir. Kaldı ki müstehcenliği suç olarak görmeye başladığınız noktada, yazarların kitaplarındaki cümleler, filmlerdeki sahneler, sokaktaki kadının mini eteği, plajdakinin bikinisi diyerek sonu gelmez bir döngüye girilebileceği de ortadadır. Zaten de halihazırda girmekteyiz. Türk aile yapısına uymadığı için toplatılan kitaplardan yasaklanan filmlere uzanan bir çizgide gidiyoruz. <a href="http://sansuresansur.blogspot.com/2008/10/orhan-pamukun-kaleminden-80lerdeki.html">Daha önce de gittiğimiz bir yol</a>, iyi biliriz oraları.</p>
<p>Şimdi… Buraya kadarı net ise filtre konusuna geçeceğim. Ben, <strong>tamamen atıyorum</strong>, bir ebeveyn olsam, çocuğumun bir tıkla porno sitelere ulaşmasını istemeyebilirim. Buna eyvallah. Peki o zaman ne yaparım? Alırım <a href="http://internet-filter-review.toptenreviews.com/">bedava dağıtılan filtre programlarından birini</a>, kurarım bilgisayarıma ve çocuğumun neyi görüp neyi göremeyeceğinin kararını, ben, bireysel olarak veririm. Bunu devletten beklemem.</p>
<p>Devletin yapması gereken de bu tip filtre programlarının kullanımını öğretmek, internet konusunda insanları bilinçlendirmek, belki eğitimler vermektir. Merkezi bir filtre sistemi kurmak değil.</p>
<p>Neden değil? Zira merkezi filtre ile oluşturulan bir çocuk paketi, çok tehlikeli bir varsayıma dayanır: Bu ülkedeki çocukların ve ailelerin hepsinin aynı olduğu varsayımı. Peki ama bu &#8216;aynı&#8217; aile kimin ailesidir? Devletin sizin olmanız gerektiğini düşündüğü aile olmak zorunda mısınız? Bunu istiyor musunuz bakalım?</p>
<p>Pek çok insan, evet diyebilir. Genelgeçer aile standartlarına uyduğu için, çan eğrisinin orta bölümünde yer aldığı için filtrenin zararsız olduğunu düşünebilir. Ama işte bu, çok sakat bir zihniyettir.</p>
<p>Empati kurmayı bilmeyen bir milletiz, evet. O yüzden &#8220;halkın çoğunluğu müslüman&#8221; bir ülkede kendinizi bir Hristiyan&#8217;ın yerine koyun demeyeceğim. Diyeceğim ki, siz gene Müslüman kalın ama yönetim değişsin, başımıza ateist bir yönetim gelsin ve size desin ki, &#8220;aile ve çocukların dini içeriklere erişmesi sakıncalıdır. Bu nedenle ben filtre koyacağım ve neye erişeceğinizi belirleyeceğim.&#8221;</p>
<p>Noldu? Pınar noldu? Filtre iyi diyecek misin hala, sansür değil, diyebilecek misin? Cevabın hayır ise, şu durumda da dememen gerekiyor.</p>
<p>Zira neye göre belirlendiği belli olmayan kriterlerle belirlenmiş çocuk paketini bugün incelediğimizde ne görüyoruz? Ateistforum çocuklara yasak, hristiyan.gen.tr yasak ama müslüman siteler değil. Evrim nedir yasak, evrim aldatmacası değil. Aziz Nesin yasak, Fethullah Gülen değil.</p>
<p>Buna mı peki? Bu mu sansür değil? Bu ideolojik bir dayatma değil mi? Bütün çocukların aynı şekilde yetiştirilmesi gerekiyor demek değil mi? </p>
<p>Ha diyeceksin ki, istemeyen almaz kardeşim filtreyi.</p>
<p>Doğru. Ama herkes internet konusunda o kadar bilgili değil, olmak zorunda da değil. Sen devlet olarak insanlara gidip de, &#8220;internet güvenli değil, gel ben senin çocuğunu koruyacağım&#8221; dersen, güvenli internet gibi isimlerle, &#8220;seçmek özgürlüktür&#8221; gibi aldatıcı mesajlarla, internetten çok da anlamayan bir anne-babayı can evinden vurursun ve o insanlar, gidip çocuk paketini alabilir. Ve 14 yaşında, din konusunda düşünmeye başlamış çocuklarını evrim teorisini öğrenmekten, başka dinleri incelemekten, ateist düşünceyi anlamaktan alıkoyarsın. </p>
<p><a href="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/agehbq2caaac9bz.png"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/agehbq2caaac9bz.png?w=580" alt="" title="AgEhBq2CAAAc9bZ"   class="aligncenter size-full wp-image-1549" /></a></p>
<p>&#8220;Ne demek efendim, öğrenmesin ateizmi, benim gibi müslüman olsun&#8221; diyorsan, hah işte sansürcü zihniyete hoş geldin derim ben de o zaman. Buysa düşünce, zaten hiç bahsetmeyelim ifade özgürlüğünden, düşünce özgürlüğünden, hür iradeden, ondan bundan… Sen çocuğunun bilinçli tercihler yapabilen, araştıran, sorgulayan ve kendi kararlarını kendisi verebilen bir birey, evet ya birey, olmasını istemiyorsan inatla, o zaman da alırsın kendi bireysel filtre paketini, kendi çocuğunu istediğin gibi engellersin ama başkasının çocuğuna aynı dayatmaları yapmazsın.</p>
<p>Herkesin çocuğu kendine zira.</p>
<p><a href="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/ageib8ycqaalch8-large.png"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/ageib8ycqaalch8-large.png?w=580" alt="" title="AgEiB8YCQAAlch8.png-large"   class="aligncenter size-full wp-image-1550" /></a></p>
<p>Ben mesela, <strong>tamamen atıyorum</strong>, çocuğumun Fethullah Gülen&#8217;in sitesine girmesini, Richard Dawkins&#8217;in sitesine girmesinden daha tehlikeli buluyorum. Ama merkezi filtre öyle demiyor, e peki ne olacak?</p>
<p>Hadi din konusunu geçelim… Ben çocuğumun farklılıklara saygılı bir birey olmasını istiyorum. Eşcinsellik diye bir şeyin var olduğunu bilsin, eşcinsellere ve farklı cinsel kimliklere saygılı yaşasın istiyorum. Bu minvalda Lambda gibi bir eşcinsel derneğinin sitesine girebiliyor olmasını sağlıksız veya sakıncalı bulmuyorum. Bilakis, bunlara gözünü kapamadığı, farklı kimliklerin yok sayılmadığı, bunların sakıncalı veya ahlaksız addedilmediği bir dünyada yaşayabilsin istiyorum. </p>
<p>Sırf küfür var diye mizah dergilerinden, fıkra sitelerinden mahrum kalmasın istiyorum ya da mesela. Küfüre rağmen, okusun, öğrensin. Sonra ben ona, küfür etmenin çok da iyi bir şey olmadığını öğreteyim gerekirse. Ama o okusun, kendini geliştirsin.</p>
<p>Mesela… <strong>Tamamen atıyorum</strong> ama böyle. Ve diyelim ki ben bu zihniyette biri olmama rağmen, internetten çok da anlamıyorum, bireysel filtre paketi diye bir şeyden haberdar bile değilim, devlet de bana demiş ki, al sana güvenli paket, iyi demişim ben de. İyi mi oldu peki?</p>
<p><a href="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/ageuxhrciaemf0x-jpg-large.jpeg"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/ageuxhrciaemf0x-jpg-large.jpeg?w=580" alt="" title="AgEuXhrCIAEmf0x.jpg-large"   class="aligncenter size-full wp-image-1551" /></a></p>
<p>Merkezi filtrenin tek tipleştirme, çoğunluğun dışındakini yok sayma ve uzun vadede farklılığı değil, tek tip olmayı özendirme dışında başka ne sakıncası var derseniz, otosansür derim. Pek çok sitenin, özellikle internetten kazanç sağlayan sitenin, hedef kitleden kaybetmemek ve aile veya çocuk filtresine takılmamak üzere kendi kendilerine sansür uygulamaya başlayacakları aşikar. &#8220;Aman dur, o fotoğrafı koyma, aman dur o içeriği koyma.&#8221; Amaçlanan bu değil mi?</p>
<p>Bugün ülkemizde, 13 yaşındaki bir kız çocuğu bilmemkaç adamla kendi rızası ile birlikte olmuş deniyorken, Türk aile yapısına uymuyor diye kapatılan sitelerin, <a href="http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/_Olum_Pornosu__kitabi_sansurle_tanisiyor.htm?ArticleID=75115&amp;Date=14.09.2011">yasaklanan kitapların</a> hala çocukları korumak için olduğuna inanıyor olamazsınız.</p>
<p>Sansür ortada. Yapılan doğrudan, müstehcenlikle savaş, birilerinin ahlak dayatmalarını herkese yedirmek. Amaç ideolojik. Bugün başımızda bu ideoloji var, yarın başka bir ideoloji olur, yapılan farklı olur ama amaç yine kontrol olur, denetim olur, iktidar olur. Sansür, biz he dedikçe, hep var olur. Buyrun, hatta <a href="http://www.seninyuzunden.org">seninyuzunden.org</a> adresine.</p>
<p>Merkezi filtre sansürdür arkadaşlar, hatta <a href="http://yenimedya.wordpress.com/2011/12/02/reporters-without-borders-sinir-tanimayan-gazeteciler-orgutu-reporters-sans-frontieres/">daha etkin bir sansür mekanizmasına giden otobandır.</a> Bugün çocuk paketi, yarın bilmem ne paketi, öbür gün bir bakmışsınız, eriştiğiniz tek bilgi, birilerinin size uygun gördüğü bilgi…</p>
<p>Çocukları korumak, kutsal değerler, aile… Bunlar kılıftır sadece. Toplumumuzun hassas damarlarını bulup, oraya oynamaktır. Herkes kendi çocuğundan, kendi kutsalından, kendi ailesinden sorumlu olsa; başkalarının dedikleri veya yaptıkları kimseyi ilgilendirmese keşke.</p>
<p>Keşke özgürlük konusunda &#8220;sadece bana&#8221; olmamayı başarabilsek.</p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/ciddi-vatandas/'>Ciddi vatandaş</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/aile-paketi/'>aile paketi</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/cocuk-paketi/'>çocuk paketi</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/guvenli-web/'>güvenli web</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/merkezi-filtre/'>merkezi filtre</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/otosansur/'>otosansür</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/sansur/'>sansür</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/senin-yuzunden/'>senin yüzünden</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/seninyuzunden-org/'>seninyuzunden.org</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/standart-paket/'>standart paket</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1547/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1547&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/12/07/merkezi-filtre-neden-sansurdur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/resim196614_2.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/resim196614_2.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">resim196614_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/govt-censorship1.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">govt-censorship1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/agehbq2caaac9bz.png" medium="image">
			<media:title type="html">AgEhBq2CAAAc9bZ</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/ageib8ycqaalch8-large.png" medium="image">
			<media:title type="html">AgEiB8YCQAAlch8.png-large</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/12/ageuxhrciaemf0x-jpg-large.jpeg" medium="image">
			<media:title type="html">AgEuXhrCIAEmf0x.jpg-large</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sır</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/11/26/sir/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/11/26/sir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 01:58:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dalgın profesör]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç altı]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1541</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Kimselere anlatmadığın bir sırrın var mı?&#8221; dedi. Gülümsedi. Nefret ettiği o gülümsemelerden biriyle gülümsedi. İçinde bin türlü duygu saklayan, bilmediğin neler var, neler diyen o gülümsemelerden. Zaten tahmin ediyordu. Ara sıra dalıp giden gözlerinden, kaybolup gittiği düşüncelerden, satır aralarındaki sözcüklerden, bir de işte zaman zaman yüzünde beliren hülyalı mı esrarengiz mi olduğu tam çözülemeyen tebessümden &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/11/26/sir/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1541&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://postsecretarchive.com/"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/11/secrets2.jpg?w=580" alt="" title="secrets2"   class="aligncenter size-full wp-image-1542" /></a></p>
<p>&#8220;Kimselere anlatmadığın bir sırrın var mı?&#8221; dedi.</p>
<p>Gülümsedi.</p>
<p>Nefret ettiği o gülümsemelerden biriyle gülümsedi. İçinde bin türlü duygu saklayan, bilmediğin neler var, neler diyen o gülümsemelerden.</p>
<p>Zaten tahmin ediyordu. Ara sıra dalıp giden gözlerinden, kaybolup gittiği düşüncelerden, satır aralarındaki sözcüklerden, bir de işte zaman zaman yüzünde beliren hülyalı mı esrarengiz mi olduğu tam çözülemeyen tebessümden anlıyordu.</p>
<p>Kendi dünyasında kaybolup gittiğini, kimseyi tam olarak içeri alamadığını, o dünyada tek başına olduğunu, tek başınalığın hafif melankolik, hafif küf kokan havasını soluduğunu biliyordu. Ama işte, yine de dayanamamış, sormuştu:</p>
<p>&#8220;Kimselere anlatmadığın bir sırrın var mı?&#8221;<br />
<span id="more-1541"></span><br />
Biliyordu oysa, kimselere anlatılmayan sırların kendisine de anlatılamayacağını. Anlatılabiliyor olsa sır olmayacağını. Hüznünü inceden hissettiren o sırra ortak olmak istemişti belki de. Ya da o sırrın kapladığı dünyayı ele geçirmek. Daha fazla gölgede yaşamamak…</p>
<p>Ama tabii, gölgede kalmaya devam edecekti. Bir gülümsemeyle üstü kapanan bir dünyanın, o gülümseme altındaki gölgesinde yaşamaya devam edecekti. Daha fazlasını alamayacaktı. Alamazdı.</p>
<p>Böylesi daha iyiydi. Herkes için daha iyi.</p>
<p>Bazı şeylerin söze dökülmemesi gerekiyordu hayatta. <strong>Tamamen atıyorum</strong>, bilincin derinliklerinde bir halının altına süpürülmesi gerekiyordu. Yüzeye çıkarılmamaları, derinlerde boğulmaları gerekiyordu.</p>
<p>Böylesi daha iyiydi.</p>
<p>Bazı şeylerin sadece ve sadece anlık öfkelerde, dalgın gözlerde, uçarı gülümsemelerde, bir küçük an için sızlayan kalplerde kalması gerekiyordu. Masaya konmaması, adlandırılmaması gerekiyordu. Vücudunda, grip öncesi beliren o tam nerende olduğunu bilemediğin ağrı gibi, betimlenemez, tarif edilemez bir şey olması gerekiyordu; baş ağrısı, diş ağrısı gibi ilacını aldın mı geçecek türden değil, tarifsiz bir kırıklık yani… Öyle olmalıydı, öyle kalmalıydı.</p>
<p>Bazı şeyler derinlere aitti. Karanlığa aitti. Gün yüzü görmemeliydi.</p>
<p>Böylesi, kesinlikle, daha iyiydi.</p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/dalgin-profesor/'>Dalgın profesör</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/bilinc-alti/'>bilinç altı</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/derin/'>derin</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/gizem/'>gizem</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/huzun/'>hüzün</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/sir/'>sır</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1541/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1541&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/11/26/sir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/11/secrets2.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/11/secrets2.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">secrets2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/11/secrets2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">secrets2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Give me joy. Flash.</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/10/20/give-me-joy-flash/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/10/20/give-me-joy-flash/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2011 00:59:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat eleştirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[chuck palahniuk]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[flash]]></category>
		<category><![CDATA[invisible monsters]]></category>
		<category><![CDATA[minimalism]]></category>
		<category><![CDATA[nick hornby]]></category>
		<category><![CDATA[pedro almodovar]]></category>
		<category><![CDATA[post modernism]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1530</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Popüler olana burun kıvırma&#8221; hastalığıyla ne kadar dalga geçsem de, popüler bir hastalık olduğundan ben de yakalanabiliyorum zaman zaman. Nitekim sittin senedir, Chuck Palahniuk&#8217;a bir ilgi ve alaka göstermemiş olmamı başka bir şey ile açıklayamıyorum. Tamamen atıyorum Nick Hornby&#8217;i mesela popüler olmazdan evvel keşfettiğimden olacak, kendisine olan hayranlığımı her fırsatta dile getirmekten hiç gocunmam da &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/10/20/give-me-joy-flash/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1530&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://chuckpalahniuk.net/features/comics/invisible-monsters"><img class="aligncenter size-full wp-image-1532" title="invisible_003" src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/10/invisible_003.jpg?w=580" alt=""   /></a></p>
<p>&#8220;Popüler olana burun kıvırma&#8221; hastalığıyla ne kadar dalga geçsem de, popüler bir hastalık olduğundan ben de yakalanabiliyorum zaman zaman. Nitekim sittin senedir, Chuck Palahniuk&#8217;a bir ilgi ve alaka göstermemiş olmamı başka bir şey ile açıklayamıyorum. <strong>Tamamen atıyorum</strong> Nick Hornby&#8217;i mesela popüler olmazdan evvel keşfettiğimden olacak, kendisine olan hayranlığımı her fırsatta dile getirmekten hiç gocunmam da kalkıp bir Palahniuk okumamışım. Neden arkadaşım, bu neyin inadı, hasta mısın?</p>
<p><em>Give me denial.<br />
Flash.</em></p>
<p>Neyse, nitekim günlerden bir gün, &#8220;iyi ya aman tamam, okuycam, neymiş görelim&#8221; diyerek kendime, Chuck ağabeyin (bundan sonra abimdir, kankamdır zira! laf etmeyin!) <a href="http://chuckpalahniuk.net/books/invisible-monsters">Invisible Monsters</a> isimli kitabını aldım. Ve aldığım gibi de &#8220;amaan yeaa, sonra okurum&#8221; diyerek bir kenara attım. Böyle bir küçümseme hali içindeyim yani, bu kadar beğenilen bir adam ne kadar iyi yazıyor olabilir ki, amaaan filan diyorum. Öyle bi salak kafa.</p>
<p><em>Give me self-absorbed egocentric babble.<br />
Flash.</em></p>
<p>Sonracıma efendime ne söyleyeyim, dün sabah, can sıkıntısı filan, okuyayım şunu dedim. Okumaz olaydım!</p>
<p><em>Give me detached existentialist ennui.<br />
Flash.</em></p>
<p>Ulan Chuck, o ne biçim yazmaktır arkadaşım. Sİnirim bozuldu, dünden beri Palahniuk aşağı, Palahniuk yukarı, başka bir şey düşünmüyorum. Hayır bak, şahane karakterler, rengarenk bir dünya ve süper saykodelik olay örgünü geçtim… Geçmedim, sonra gelicem yani de… bunların ötesinde, yarappim o nasıl güzel bir kalem? Nasıl güzel bir dile hakimiyet? Nasıl ya? Nasıl? Nasıllllllll???</p>
<p><em>Give me a break.<br />
Flash.</em><br />
<span id="more-1530"></span></p>
<p>Yani her şeyin ötesinde, o uslup öldürdü beni resmen. İngilizce biliyorsanız, kesinlikle ama kesinlikle, İngilizce&#8217;sinden okumalısınız! O sert cümleler, o attitude sahibi satır araları, o muziplikler, o kara mizahlar, İngilizce&#8217;nin havalılığa teşne yapısıyla o kuul dil kullanımı. Yarappim sen aklımı koru!</p>
<p>Resmen orta yerimden çatlayacağım. Yani bir insan dili bu kadar mı seksi kullanır! Ahahay çift anlama gel! Töbee!</p>
<p><em>Give me adoration.<br />
Flash.</em></p>
<p>Uslubu geçeyim diyeceğim, geçemiyorum ayrı, o kadar aşırı güzel geldi ki bana… Orgazmik! Yani herhalde ben kendim de yazmayı seven bi insan olduğumdan buna bu kadar takıldım, bi de ben o tarzı sevdiğimden böyle kafayı üşütecek hale geldim sanırım. Yani işte kısa, sert, net bir uslup ve ritim&#8230; O kadar düz, o kadar sert ve gerçek bir dil ama sanki yağ gibi, şiir gibi uleyn, akıyor da akıyor, o nasıl bi ritim, o tekrarlar, o kelime oyunları&#8230; Ay ağlıcam.</p>
<p><em>Give me emotional whining bullshit.<br />
Flash.</em></p>
<p>Neyse, bu sefer geçtim uslubu… Geçtim de nereye geldim? Kurgu. Arkadaşım öyle bir kurgu nasıl yapılabilir? Resmen paragraf paragraf bir başa, bir sona gidiyorsun. Bölümlerle değil bak, paragraflarla. Nasıl olur, nasıl yaparsın, nasıl? Yani bunu nasıl yazarsın?</p>
<p><em>Give me wonder, baby.<br />
Flash.</em></p>
<p>Yani bakın şimdi, iyi kitap okumak başka… Bir sürü harika, şahane kitap var. Ama bazen, bazı şeyler karşısında, bizim <strong>tamamen atıyorum</strong>, piramitler karşısında, stonehenge karşısında duyduğumuz hissi duyuyorum: &#8220;Nasıl yaaa? Nasıl yaptın bunu?&#8221; hissi.</p>
<p><em>Give me rampant intellectualism as a coping mechanism.<br />
Flash.</em></p>
<p>Yani mevzu kitabın iyiliği, hoşluğu değil, bazı şeylerin nasıl yapılabildiğini anlamıyorum. Ahan da bu kitaptaki kurgu da öyle. Lost dizisi de öyleydi ama onu bin kişi beraber yazdıklarını öğrenince rahatladım. Ne bileyim, <strong>tamamen atıyorum</strong> Charlie Kauffman&#8217;ın senaryoları da öyle. Hayal gücüne hayranlığın ötesinde, hakikaten bir adamın paragraf paragraf zaman içinde atladığı bir kitabı teknik olarak nasıl yazdığını, nasıl planlayabildiğini bir türlü anlayamıyorum!</p>
<p><em>Give me understanding.<br />
Flash.</em></p>
<p>Neyse… Özetle uslup güzel, kurgu da güzel, anlayacağınız. Evet, tamam sakinleştim biraz şimdi. Konuya gelirsek, konu herkese göre değil pek. Karanlık tabii Palahniuk&#8217;tan beklendiği üzere (kitaplarını okumadıysak da filmlerini seyrettik canıım siz de!), karanlık ama değil de bir yandan. Almodovar&#8217;ın eski &#8220;<a href="http://www.imdb.com/title/tt0095675/">Sinir krizinin eşiğindeki kadınlar</a>&#8221; dönemini hatırlattı bana. Ağır konular, sert gerçeklikler, seks, çatışma, bunalım, kaza, ölüm ama bir curcuna, bir şaşa, bir renk… Öyle acaip işte. Karanlık ama komik. Bir de öyle sert ki! Ah işte kara mizah, canımsın! Hastasınızım.</p>
<p><em>Give me brutal honesty.<br />
Flash.</em></p>
<p>Konuyu özetlersek, güzel manken kızımızın yüzü bir kaza sonucu deforma oluyor. Cinsiyet değiştirme smeliyatını bekleyen bir travesti ve bir başka arkadaş ile bir road trip&#8217;e gidiyorlar. O sırada çeşitli dolandırıcılıklar, entrikalar, sürprizler… Konu bu dedim ama değil. Anlatılmaz yaşanır, öyle bir şey.</p>
<p><em>Give me amazement.<br />
Flash.</em></p>
<p>Ha ben kurgu ve dilden, konuya gelemedim bile nerdeyse ama konu da güzel yani. Bazılarına biraz fazla gelebilir sürprizler, konu da ağır bulunabilir belki ama işte Almodovar gibi dedim ya. Bana herhangi bir şey fazla filan gelmedi o yüzden. Filmi çekilecekmiş diyorlar, çekilmesin isterim, çok zor o ruhu yansıtmak. En azından Holywood bulaşmasa keşke, bir Fight Club değil zira bu, bambaşka bir kafa. Almodovar olur ama, güzel de olurdu. O bu kitabın ruhunu, kara neşesini, sert mizahını yakalayabilir gibi sanki.</p>
<p><em>Give me heart.<br />
Flash.</em></p>
<p>Netice itibariyle, bir kitap okudum, hayatım değişti. Yazdığım hiçbir şeyi beğenmez hale geldim bir günden bir güne. Peeh alacağın olsun Palahniuk reyiz!</p>
<p><em>Give me a complete late-stage revision of my adult life.<br />
Flash.</em></p>
<p>Saygılar, hörmetler, ellerinden öperim, sana <a href="http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/18868554.asp">soruşturma açan</a> ellerse kırılsın uleyn. Bütün kitaplarını iki hafta içinde okuyup, bitiricem, bunca zaman beklediğim için affını dilerim. Saygılar abim.</p>
<p><em>Give me another chance.<br />
Flash.</em></p>
<p><span style="color:#00ccff;"><em>Not: Grafik roman seviyorsanız, burada Invisible Monsters&#8217;ın graphic novel versiyonu, <span style="text-decoration:underline;"><a href="http://chuckpalahniuk.net/features/comics/invisible-monsters"><span style="color:#00ccff;text-decoration:underline;">tık tık</span></a></span>.</em></span></p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/sanat-elestirmeni/'>Sanat eleştirmeni</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/chuck-palahniuk/'>chuck palahniuk</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/edebiyat/'>edebiyat</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/flash/'>flash</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/invisible-monsters/'>invisible monsters</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/minimalism/'>minimalism</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/nick-hornby/'>nick hornby</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/pedro-almodovar/'>pedro almodovar</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/post-modernism/'>post modernism</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/roman/'>roman</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/yazar/'>yazar</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1530/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1530&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/10/20/give-me-joy-flash/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/10/invisible-monsters.jpg?w=99" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/10/invisible-monsters.jpg?w=99" medium="image">
			<media:title type="html">invisible-monsters</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/10/invisible_003.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">invisible_003</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Başıboş kelimeler</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/09/24/basibos-kelimeler/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/09/24/basibos-kelimeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Sep 2011 15:12:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dalgın profesör]]></category>
		<category><![CDATA[cümle]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama]]></category>
		<category><![CDATA[sözcük]]></category>
		<category><![CDATA[yarım]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1358</guid>
		<description><![CDATA[Cümleler yarım kalınca, öznesinin anlamını değiştiriyor. Yarım kalmış bir cümledeki tüm kelimeler anlamını yitiriyor. O ana kadar istersen dünyanın en güzel kelimelerini kullanmış ol, sonuna gelip de o cümlenin bitmediğini gördüğünde o kelimeler anlamsızlaşıyor. Bak tamamen atıyorum, &#8220;endam&#8221; ne güzel bir kelime, 5 harfle ne çok şey anlatan bir kelime ya da &#8220;haset,&#8221; ne güzel &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/09/24/basibos-kelimeler/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1358&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dehats.com/drupal/?q=node/71"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/meaningwords-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h.jpg?w=580" alt="" title="meaning,words-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h"   class="aligncenter size-full wp-image-1523" /></a></p>
<p>Cümleler yarım kalınca, öznesinin anlamını değiştiriyor. Yarım kalmış bir cümledeki tüm kelimeler anlamını yitiriyor. O ana kadar istersen dünyanın en güzel kelimelerini kullanmış ol, sonuna gelip de o cümlenin bitmediğini gördüğünde o kelimeler anlamsızlaşıyor. Bak <strong>tamamen atıyorum</strong>, &#8220;endam&#8221; ne güzel bir kelime, 5 harfle ne çok şey anlatan bir kelime ya da &#8220;haset,&#8221; ne güzel sözcükler bunlar… Küçücük kelimeler ama bir dolu anlam, peki de o endamın endamı mı kalır, içinde bulunduğu cümle bir yere varmıyorsa? araparaparaparaparapara gibi, fazla tekrarlanınca anlamını yitiren şeylere dönüşmezler mi? Amaçsız, cümle olamayan bir cümlede kelimelerin yeri ne?</p>
<p>Endam çilek aşk haset statüko… Bak ne güzel kelimeleri sıraladım yan yana ama ne yani? Hiç. Koca bir hiç. Hiç de değil eksi hiç, o güzelim kelimeleri değersizleştirdim şimdi ben. Oysa bir anlam kazandırmak için varlar onlar. Her şey senin yüklediğin anlamlarla var hayatta zira. Amaçsız, başıboş insanlar gibi, amaçsız başıboş kelimeler… Yok yok, yazık kelimelere. Kötü de olsa, iyi de olsa anlam, anlamdır. Anlamsızlık en kötü şey.<br />
<span id="more-1358"></span><br />
Cümleler yarım kalınca sanki orada toplanmalarının amacı bambaşka bir şeymiş gibi oluyor. Sanki bir şey anlatmak için değil de, öylesine oraya iliştirilmişler gibi oluyor. Yanlış anlaşmalar oluyor, anlatılmak istenen değil, başka şeyler geçiriyor karşıya. Kelimelere haksızlık oluyor sonra, cümleler yarım kalınca. Kelimeler değersizleşiyor, yitip gidiyor. Ayıplı mal oluyor kelimeler, &#8220;ben bunu kullanırken istediğim etkiyi yaratamadım, bana vaad edilen sonucu vermedi&#8221; diyip geri vermek istiyorsunuz, tüketici hakları derneğine şikayet mektupları yazasınız geliyor. Cümleler yarım kalınca, olmuyor. Haksızlık oluyor cümleye de, kelimeye de, cümleyi kurana da, cümleyi duyana da. Olmuyor işte, yarım kalınca, olmuyor. </p>
<p><strong>Tamamen atıyorum</strong> ama kesin bir nokta koy, emin değilim, tam bilemiyorum de, üç nokta koy, bağır çağır, ünlem koy, hatta olmadı mı, bana sor, soru işareti koy ama koy o noktayı bir şekilde. Havada bırakma cümlelerini, sahip çık onlara, kelimelerinin hakkını ver. Yazık etme işte o güzelim sözcüklere, koy noktanı, yürü git ama koy işte.</p>
<p>Kimin ne hakkı var ki sözcüklere haksızlık etmeye? Cümleler yarım kalmasın, kelimeler avare, biçare, boynu bükük kalmasın. Amaç verin kelimelere, destinasyon verin. Amaçsız kelimeler, havada kalmış, yanlış anlaşılan, anlaşılamayan cümleler bitsin artık. Kelimeler daha fazla mağdur edilmesin, cümlesinden şaşmasın.</p>
<p>Çilek.</p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/dalgin-profesor/'>Dalgın profesör</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/cumle/'>cümle</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kelime/'>kelime</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/nokta/'>nokta</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/noktalama/'>noktalama</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/sozcuk/'>sözcük</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/yarim/'>yarım</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/yazi/'>yazı</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1358/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1358&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/09/24/basibos-kelimeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/meaningwords-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h.jpg?w=112" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/meaningwords-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">meaning,words-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/meaningwords-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">meaning,words-12d9374b9e2da3ac264b5c274bb0cdf0_h</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ters-Murphy kafa ayarı ile kişisel gelişimde son nokta!</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/09/10/ters-murphy-kafa-ayari-ile-kisisel-gelisimde-son-nokta/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/09/10/ters-murphy-kafa-ayari-ile-kisisel-gelisimde-son-nokta/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Sep 2011 00:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geyik baba]]></category>
		<category><![CDATA[ironi]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[murphy]]></category>
		<category><![CDATA[secret]]></category>
		<category><![CDATA[self help]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1514</guid>
		<description><![CDATA[Şu adına Murphy derler insan, çok manyak bir insanmış. Kalkmış kurallar koymuş, o olursa bu olmaz, böyleyse şöyle olur gibi ve demiş ki: &#8220;Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir.&#8221; Dünya da manyak olmalı ki, tamam demiş Murphy&#8217;e, senin kurallarınla &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/09/10/ters-murphy-kafa-ayari-ile-kisisel-gelisimde-son-nokta/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1514&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-large-jpg-png.jpeg"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-large-jpg-png.jpeg?w=819&#038;h=578" alt="" title="murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-Large.jpg.png" width="819" height="578" class="aligncenter size-large wp-image-1516" /></a></p>
<p>Şu adına <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Murphy_Kanunları">Murphy</a> derler insan, çok manyak bir insanmış. Kalkmış kurallar koymuş, o olursa bu olmaz, böyleyse şöyle olur gibi ve demiş ki:</p>
<blockquote><p>&#8220;Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Dünya da manyak olmalı ki, tamam demiş Murphy&#8217;e, senin kurallarınla oynarız, ayıbettin. Bir deli kuyuya taş atmış hesabı, sittin senedir Murphy&#8217;nin yarattığı ironi içinde, kafası kesilmiş kurbanlık koyunlar gibi sağa sola koşturup duruyoruz. Tavuk muydu yoksa o? Neyse…</p>
<p>Murphy biraz pesimist biriymiş sanırım, bardağı hep boş… Baksanıza… Yağmur hep hafta sonu yağar; 45 dakikadır beklediğin ve gelmeyen otobüs tam taksiye bindiğin anda, restoranda bir türlü gelmeyen o yemek tam sigaranı yaktığında gelir.  Günlerce ihtiyaç duymadığın telefonun şarjı tam arabanın lastiği patladığında biter. Ne bileyim, sen senenin en kötü saçlı gününü yaşarken eski sevgilinle mutlaka karşılaşırsın falan filan. Ah be Murphy, ok hayatın zormuş da, senin için zordu diye bize de bu kuralları dayatmak zorunda mıydın? Baksana, şimdi biz de yaşıyoruz bunları.</p>
<p><strong>Tamamen atıyorum</strong> da sen birinden bir telefon bekliyorsan gelmeyecektir. Murphy&#8217;i şaşırtmak için yaptığın o küçük numaralar var ya hani, yok telefonu evde bırakıp gideyim, döndüğümde aranmış olurum gibisinden. I-ıh, yemezler. O telefon sen bekledikçe gelmeyecek. Sen ne zaman ki beklemeyi bırakırsın, ama gerçekten bırakırsın, işte o zaman çalar. Ha o zaman da artık senin için bir önemi olmaz.<br />
<span id="more-1514"></span><br />
Ne bileyim, <strong>tamamen atıyorum</strong>, çok hoşlandığın bir çocuk vardır, senelerce koşturursun, bi bok olmaz. Sen başka bir adam bulursun, aşık oldum dersin ve o adam gelir. Hatta sadece o adam değil, başka bir sürü adam gelir. Sen yalnızken değil, sen biriyleyken gelirler ama. It&#8217;s raining men, hallelujah!</p>
<p>Aynı şey iş için de geçerli. Aylarca iş ararsın, bir görüşmeye bile gitmezsin. Sonra bir yere ok dersin, ertesi gün 3 yer daha çağırır. Tevekkeli atalarımız biliyormuş da demişler &#8220;iş işte, koca kocada bulunur&#8221; diye. Lan… Murphy bizim atamız mı yoksa, Murphy de mi Türk&#8217;tü?</p>
<p>Bence aslında Murphy&#8217;nin suçu değil tüm bu olanlar, bu bir doğa kanunu. Murphy belki de sadece adını koymuştu…. Neyse ne ama sonuçta gerçek şudur: İşler senin istediğin ya da beklediğin ya da umduğun şekilde gelişmez, sen bunları istemeye, beklemeye ya da ummaya devam ettiğin müddetçe. Dolayısıyla bir şeyi istiyorsan, yapman gereken en önemli şey istememektir. İstemek başarmanın yarısı değil, istememek başarmanın yarısıdır. Ancak; istemediğin yani gerçekten istemediğin (zira Murphy sahte istemiyorum&#8217;culukları yemez) zaman, o şeyin gerçekleşmesi durumunda istemediğin bir şeyi başarmış olacağından, ona da başarı diyemeyiz. Dolayısıyla, aslında hayatta gerçek başarı yoktur diyebilir miyiz?</p>
<p>Belki. Ama bence yine de Murphy olayını kandırmanın yolları var, yok değil. Kendinize belli kafa ayarları çekmeniz kaydıyla. Pozitif enerji, secret filan hikaye… Adına ters-Murphy kafa ayarı dediğim bu tavsiyelerle yeni bir akım başlatacağım!</p>
<p>Buyrun, gelin iş bulmak isteyen birini ele alalım. Kendisi işi aramış aramış ve bulamamıştır. Bu kişi işi bulmak için ne yapmalıdır, hangi kafaya gelmelidir?</p>
<p>A. İş bulmak istemiyorum. <strong>YANLIŞ.</strong></p>
<p>Bu ayarda vurgu istememektedir ve eğer istediğimiz şeyin gerçekleşmeyeceğini varsayarsak, isteğimiz istememek üzerine kurulu olduğundan, istememenin tersi gerçekleşecektir yani istemek ve iş bulacaksınızdır  Ancak, şu kafaya geldiğinizde artık iş istemiyor olduğunuzu göz önüne alırsak, yine isteğiniz gerçekleşmemiş olacaktır ve kendinizi çalışırken bulacaksınızdır. İstemediğiniz bir şeyi yaptığınız için de mutsuz olacaksınızdır.</p>
<p>B. İş bulmayı istiyor değilim, umrumda değil. <strong>BELİRSİZ. </strong></p>
<p>Bu kafa ayarında, neyi isteyip, neyi istemediğinizi bilemediğinden<br />
Murphy saçmalayacaktır, kafası karışacaktır. Dolayısıyla eğer gerçekten umursamıyorsanız, hayat o işi karşınıza getirebilir de, getirmeyebilir de.  Risksevenler için en doğru yaklaşımdır, siz de zaten umursamadığınız için, farketmeyecektir.</p>
<p>C. İş bulmamak istiyorum. <strong>DOĞRU.</strong> </p>
<p>Bu ayar en doğru ayardır. Eğer kendinizi bu noktaya getirebilirseniz. Yani eğer içinizde bir yerlerde, işi bulmamayı istediğiniz konusunda kendinizi inandırabilirseniz, Murphy sizin için bir güzellik yapacaktır. Zira isteğimiz bulmamak üzerine kurulu olduğundan, bulmamanın tersi gerçekleşektir, yani siz bulmadan, iş sizi bulacaktır. Böylece siz işi istemiyor değil, sadece bulmamayı istemiyor olduğunuzdan hem isteğiniz gerçekleşmiş olacak, hem de A durumundaki gibi çalışmayı istemiyor olmanın ama çalışmanın getirdiği mutsuzluk hissini yaşamayacaksınızdır.</p>
<p>Biraz karışık mı geldi? Mühim değil, kendi kendinize yaptığınız alıştırmalarla, zamanla Murphy&#8217;i yola getirmeyi öğreneceksiniz. Hayatta isteklerini başaran insanlar, iyi şeyleri çağıranlar filan değil, sadece isteklerini doğru formulize etmeyi kendiliğinden bilen, bunu başarabilen insanlardır. Bu bazılarında doğuştan gelir, doğuştan gelmeyenler için ise bu tekniklerin büyük yardımı olacaktır.</p>
<p>Maybe you&#8217;re born with it, maybe it&#8217;s Maybelline!</p>
<p>Evet, şimdi size birkaç ödev verip, bunlar üzerinde çalışmanızı önereceğim:</p>
<p><em>1. Zeynep kendisine bir yüzük almıştır ve yüzüğü çok sevmiştir. Murphy&#8217;e göre, çok sevilen bir obje, her zaman bir şekilde kaybolacaktır. Zeynep&#8217;in yüzüğü kaybetmemesini sağlayacak kafa ayarı nedir?</p>
<p>2. Ahmet Ayşe&#8217;yi sevmektedir ve fakat bir sebepten ayrılmışlardır. Murphy&#8217;e göre, Ayşe, Ahmet hala onun aramasını istediği müddetçe kendisini aramayacaktır.  Ahmet bir başkasına aşık olmadan ya da Ayşe&#8217;yi tamamen unutmadan, Ayşe&#8217;nin onu aramasını sağlamak için en doğru ters-Murphy kafa ayarını formülü ile yazınız.</p>
<p>3. Aceleniz olduğunda aradığınız taksinin asla bulunamaması konusuna ters-Murphy kafa ayarı ile çözüm bulunuz.</em></p>
<p>Bugünlük bu kadar, siz bunları düşünedurun, benim yapmam gereken bir takım ayarlar var.</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/09/10/ters-murphy-kafa-ayari-ile-kisisel-gelisimde-son-nokta/"><img src="http://img.youtube.com/vi/8v9yUVgrmPY/2.jpg" alt="" /></a></span>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/geyik-baba/'>Geyik baba</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/ironi/'>ironi</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kisisel-gelisim/'>kişisel gelişim</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/murphy/'>murphy</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/secret/'>secret</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/self-help/'>self help</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1514/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1514&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/09/10/ters-murphy-kafa-ayari-ile-kisisel-gelisimde-son-nokta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-large-jpg-png.jpeg?w=150" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-large-jpg-png.jpeg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-Large.jpg.png</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/09/murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-large-jpg-png.jpeg?w=1024" medium="image">
			<media:title type="html">murphy-s-law-if-anything-can-go-wrong-it-will-mind-map-Large.jpg.png</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ya koyunlar?</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/18/ya-koyunlar/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/18/ya-koyunlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2011 00:06:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazar namzeti]]></category>
		<category><![CDATA[insomnia]]></category>
		<category><![CDATA[koyun]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[yastık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1496</guid>
		<description><![CDATA[Uykusuzluk hastalığından muzdarip bir küçük çocukla tanışmıştım zamanında. Uyuyamadığı gecelerin her birinde oturup teker teker koyunları sayardı, çitten atlayan koyunlar bir süre sonra sıkıcı olur, çitten atlatmak yerine koyunlarına başka başka hareketler yaptırırdı. Kimisi, tamamen atıyorum, bale adımlarıyla çitin üzerinden zarifçe atlarken, kimisi ise limbo yaparak çitin altından kayardı öbür tarafa doğru. Çocuksa sabah ezanıyla &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/08/18/ya-koyunlar/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1496&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://eu.art.com/products/p10124945-sa-i944766/rob-scotton-insomniac-sheep.htm?sorig=cat&amp;sorigid=0&amp;dimvals=5011092&amp;ui=9da787c2cce74c46b86a2c85ceab30fd"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/abstractorfictionalcharactersanimal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h.jpg?w=580" alt="" title="abstract,or,fictional,characters,animal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h"   class="aligncenter size-full wp-image-1501" /></a></p>
<span style='text-align:left;display:block;'><p><object type='application/x-shockwave-flash' data='http://s0.wp.com/wp-content/plugins/audio-player/player.swf' width='290' height='24' id='audioplayer1'><param name='movie' value='http://s0.wp.com/wp-content/plugins/audio-player/player.swf' /><param name='FlashVars' value='&amp;bg=0xf8f8f8&amp;leftbg=0xeeeeee&amp;lefticon=0x666666&amp;rightbg=0xcccccc&amp;rightbghover=0x999999&amp;righticon=0x666666&amp;righticonhover=0xffffff&amp;text=0x666666&amp;slider=0x666666&amp;track=0xFFFFFF&amp;border=0x666666&amp;loader=0x9FFFB8&amp;soundFile=http%3A%2F%2Ftamamenatiyorum.files.wordpress.com%2F2011%2F08%2Fasleep.mp3' /><param name='quality' value='high' /><param name='menu' value='false' /><param name='bgcolor' value='#FFFFFF' /><param name='wmode' value='opaque' /></object></p></span>
<p>Uykusuzluk hastalığından muzdarip bir küçük çocukla tanışmıştım zamanında. Uyuyamadığı gecelerin her birinde oturup teker teker koyunları sayardı, çitten atlayan koyunlar bir süre sonra sıkıcı olur, çitten atlatmak yerine koyunlarına başka başka hareketler yaptırırdı. Kimisi, <strong>tamamen atıyorum</strong>, bale adımlarıyla çitin üzerinden zarifçe atlarken, kimisi ise limbo yaparak çitin altından kayardı öbür tarafa doğru. </p>
<p>Çocuksa sabah ezanıyla birlikte bilmem kaç bininci koyuna geldiğinde, uyumaktan çoktan vazgeçmiş olur, günün ağarmasıyla kalkıp, uykusuzluktan acıyan gözlerini ovuşturur ve kendine bir kahve koyardı. Her sabah ve her gece bunu yapmayı alışkanlık haline getirmişti, daha doğrusu onun yaşam biçimi olmuştu bu, ya da o böyle olduğu için böyle kabul etmişti yaşamı. Bir gece deliksiz bir uyku çekmek onun için tuhaf olacaktı artık, olmazdı zaten, koyunlarını da başıboş bırakamazdı sonra.</p>
<p>Tabii hiç uyumuyor değildi. Gün içinde, işinde gücündeyken, arada bir başı düşer, 15 dakikalığına, yarım saatliğine ya da en fazla bir saatliğine kendinden geçerdi. Ama bu atıştırmalık uykular, elbette ki şöyle 8 saatlik, dolu dizgin bir gece uykusunun yerini tutmuyordu. Tutmuyordu tutmasına da, o bunu bilmiyordu, öyle bir uyku onun ritminde hiç olmamıştı ki…<br />
<span id="more-1496"></span><br />
Nasıl ki, bir çocuğu doğduğundan itibaren bir odaya kapatsanız, hiç dışarıyı göstermeseniz, bir gün dışarı çıktığında gözleri güneşten acır, herkesin olacağından daha rahatsız olur güneşten, öyle bir şeydi işte onun durumu. Fazla uyku gözlerine batar sanıyordu herhalde,  o ilk anlık göz kamaşmasından korkusundan uyuyamadıkça daha da uyuyamıyordu işte. Uyumak, rahatlamak, dinlenmek, gevşemek, bırakmak… Yoo yooo olmaz. Koyunlar, ya koyunlar? Durmak yoktu onun için, yola devamdı.</p>
<p>Ben bu çocukla tanıştığım sıralarda, nedendir hatırlamıyorum, yorgundum biraz. Onun tam tersine, bende sürekli bir dinlenme isteği, bir stresten arınma, bir yorgunluk atma… Köpüklü banyolar olsun, rahat yataklar olsun, güzel kokulu yağlarla yapılan masajlar olsun… Bırakayım kendimi, bir huzur bulayım, bir nefes alayım.  Koyunları salmıştım çayıra yani anlayacağınız, o orada koyunlarına içtima aldırırken.</p>
<p>Bir şekilde bu uyuşmayan tempolar arasında tanışmıştık biz. Farklı döngülerimize rağmen ahbap olmuştuk hatta. Onun standart, benimse can sıkıntılı gecelerimde dışarı çıkar, kafaları çeker, eğlenirdik. Sonra ben kuş tüyü yorganlarıma, o ise koyunlarına dönerdi. Öyle bir garip arkadaşlıktı bizimki, dışarıdan bakınca uyumsuz, içeridense eğlenceli.</p>
<p>Bir gün, artık göz altındaki morlukların daha da mor hale gelemeyeceğini düşündüğüm bir gün yani, ona dedim ki, bak, bu yastık benim, çok iyidir, yumuşacıktır, hep çok iyi uyutmuştur, bir dene istersen. Dinlenmek o kadar kötü bir şey de sayılmaz hani. </p>
<p>İyi dedi, yastığı aldı, evine gitti. Ertesi gün, büyük bir heyecanla yanıma geldi ve 1 buçuk saat uyumuş olduğunu söyledi. Kendini iyi hissediyordu, iyi gelmişti o fazladan yarım saat bile. Yastık bir süre bende kalabilir mi dedi, al senin olsun dedim. İyi dedi, yastığı aldı, evine gitti yine.</p>
<p>Her gün yeni uyku raporlarıyla geldi. Bugün 1 saat 42 dakika, bugün 2 saat 38 dakika, bugün 2 saat 54 dakika… Her geçen gün kendine daha da geliyor gibi görünüyordu üstelik. Belli, iyi geliyordu yastık ve yastığın ona getirdiği uyku. Gözlerindeki yorgun bakış gitmiş, suratına daha bir sakin ifade yerleşmişti, daha çok gülüyor, daha çok yaşıyor gibiydi.</p>
<p>Günler geçti. Artık 6 saat uykuya yaklaşıyordu, hani az uyuyan bir insanın normal uyku düzenine geçecek gibiydi yani. Daha çok dinlendikçe, kendini daha da iyi hissettikçe garip bir endişe başlamıştı ama onda. Sürekli olarak, yastığın kaybolması ihtimalinde ne olacağını düşünüyordu. Yastık kaybolursa, o alıştığı uyku düzeni biterse, bu kendini iyi hissetme hali elinden giderse… En azından eskiden, uyku hayatında yokken, hiç olmamış, hiç tanımadığı bir şeyi özlemiyordu ama varken yok olan bir şeyi özlerdiniz.  Alışmak kötüydü. Alışmaması lazımdı. Hem koyunlar, ya koyunlar? Onları gündüz de sayabilirdi belki ama zavallıcıklar gece vardiyasına alışmıştı, değiştirmek olmazdı şimdi.</p>
<p>Göz altları yine çökmeye başlamıştı. İstikrarlı bir şekilde artan uyku sürelerine rağmen, yine o eski huzursuzluk vurmaya başlamıştı. Sürekli söyleniyordu: Bu yastık o kadar da rahat değil aslında, daha yumuşak yastıklar gördüm ben, hem şurası da yırtılıyor gibi, burası da batıyor zaten… Ayrıca, koyunları saymayı da ihmal ediyordu ne zamandır. Bu uyku işini beceremeyecekti belki de, belki de uyku herkese göre bir şey değildi canım, bazıları uyumamalıydı.</p>
<p>Bu huzursuzluklarla yatağına yatıyor, ama yastığa başını koyar koymaz da uyuyakalıyordu yine de. Normalde insanı yatakta dört döndüren huzursuzluk, ona işlemiyordu artık. Sinirleniyordu içten içe. Noluyor diyordu, bu ben değilim diyordu, diyordu demesine ama uyumaya da devam ediyordu.</p>
<p>Bir gün, sabah ezanıyla gözlerini açtığında, tüm gece deliksiz uyumuş olduğunu anladı. Standart insanlar gibi, 8 standart saat. Başını yastıktan kaldırdı, evet, kendini iyi hissediyordu, dinlenmiş, rahatlamış hissediyordu ama bir yandan da iyi hissetmiyordu çünkü dinlenmiş ve rahatlamıştı ve bu, o olamazdı.</p>
<p>Bir hışımla yastığı aldı, bir çekmeceye tıkıştırdı. Bir hışımla geçirdi o günü. Onu görenlerinin &#8220;vaay ne kadar iyi görünüyosun&#8221; demelerine iyice sinir oldu. Gece olduğunda, çekmeceye baktı, hayır dedi kendi kendine, yastıksız da yaşarım, ona ihtiyacım yok, uykuya ihtiyacım yok, defolsun gitsin. Hatta yetmedi çekmecede durması, o orada oldukça gıcık oluyordu çünkü. Kalktı, ertesi gün, bana  geri getirdi yastığı, al, dedi, al yastığın senin olsun.</p>
<p>Öylece de eski uyku (suzluk) düzenine ve koyunlarına geri döndü. &#8220;Yorgunum, keşke ben de herkes gibi dinlebilsem&#8221; diye düşündüğü tüm o anları bir yana koydu; o içten içe özlediği gevşemeyi, kafa boşaltan uykuyu ona getirenin bir minik yastık olmasına takıldı. Kendisini dinlendiren ama kendi parçası olmayan, her an kaybolabilecek, parçalanabilecek, çalınabilecek bir şeyi değil; kendine ait, hep de kendisine ait kalacak, sağlam ve güvenilir yorgunluğu seçti.</p>
<p>Çünkü bilinmeyen, huzur dolu görünen o yolların ardında ne saklıyor olduğunu bilemezsin. Oysa ki bildiğin yollar, o yorgun yollar, her dönemecin ardında ne sakladığını, her patikasında ne gizlediğini öğretmiştir artık insana. </p>
<p>Öyle bir şeydi işte belki de&#8230;</p>
<p>Sonra ne mi oldu?</p>
<p>Hiç&#8230; Birinci koyun çitten atladı, ikinci koyun çitten atladı, üçüncü koyun&#8230;</p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/yazar-namzeti/'>Yazar namzeti</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/insomnia/'>insomnia</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/koyun/'>koyun</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/uyku/'>uyku</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/uykusuzluk/'>uykusuzluk</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/yastik/'>yastık</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1496/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1496&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/18/ya-koyunlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/asleep.mp3" length="3987040" type="audio/mpeg" />
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/abstractorfictionalcharactersanimal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/abstractorfictionalcharactersanimal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">abstract,or,fictional,characters,animal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/abstractorfictionalcharactersanimal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">abstract,or,fictional,characters,animal-7bd0471fa628d07e8f6654ac4129f3b9_h</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/asleep.mp3" medium="audio">
			<media:player url="http://tamamenatiyorum.com/wp-content/plugins/audio-player/player.swf?soundFile=http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/asleep.mp3" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Geri dönüşümsüz</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/11/geri-donusumsuz/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/11/geri-donusumsuz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 20:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dalgın profesör]]></category>
		<category><![CDATA[çöp]]></category>
		<category><![CDATA[fast food]]></category>
		<category><![CDATA[geri dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kumsal]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1486</guid>
		<description><![CDATA[Süt kutusu. Kullandın, bitti, çöpe attın. Günlük lens. Bir gün taktın, çıkardın, ertesi gün yenisini aldın. Tuvalet kağıdı. Tuvalete girdin, kullandın, sifonu çektin. Şarap. İçtin, bitirdin, çişini yaptın. Benzin. Yollara gittin, kilometreler yaptın, egzos borusundan uçtu gitti. Kalem. Yazdın yazdın yazdın, tükendi. Cips. Yedin yedin kilo aldın, jimnastik yaptın kiloları verdin. Yedin. İçtin. Kullandın. Hayatını &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/08/11/geri-donusumsuz/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1486&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/garbageplastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h.jpg"><img src="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/garbageplastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h.jpg?w=580" alt="" title="garbage,plastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h"   class="aligncenter size-full wp-image-1487" /></a></a></p>
<p>Süt kutusu. Kullandın, bitti, çöpe attın.<br />
Günlük lens. Bir gün taktın, çıkardın, ertesi gün yenisini aldın.<br />
Tuvalet kağıdı. Tuvalete girdin, kullandın, sifonu çektin.<br />
Şarap. İçtin, bitirdin, çişini yaptın.<br />
Benzin. Yollara gittin, kilometreler yaptın, egzos borusundan uçtu gitti.<br />
Kalem. Yazdın yazdın yazdın, tükendi.<br />
Cips. Yedin yedin kilo aldın, jimnastik yaptın kiloları verdin.<br />
<span id="more-1486"></span><br />
Yedin. İçtin. Kullandın. Hayatını kolaylaştırdın. Hayatını güzelleştirdin. Güldün. Eğlendin. Zevk aldın. Muhabbet ettin. Oynadın. Takıldın. Güzel zaman geçirdin. Kazandın. Kaybettin. Yaptın. Yıktın. Aldın. Verdin. Ben seni yendin. </p>
<p>Sonra çöpe attın. Çünkü her şeyin gideceği yer orası: Çöp. Çünkü bu hayatta her şey tükenmek üzere, her şey bitmek üzere, her şey geçmek üzere, her şey bir gün o koskoca çöp dağının parçası olmak üzere, her şey tüketilmek üzere, her şey bitirilmek üzere, her şey atılır, her şey harcanır, her şey disposable. Dünyada her şey çöp. Her şey birinin çöpü, herkes birinin çöpü, kimse kimsenin hazinesi değil. Ve hiçbir şeyin çöp olmamaya dair bir şansı yok.</p>
<p>Öyle işte. Bak, <strong>tamamen atıyorum</strong> bu yazı da bitti. Bu yazı da çöp. Okuduğuna değmez. Öyle çöp. Öyle geçici. Okudun bitti. O an geçti gitti. Çok kuantum, çok there is no spoon vaziyetler… </p>
<p>Çok geri dönüşümsüz hayatlar. Çok tüketim toplumu. Çok fast food. Çok hızlı. Çok pis. Çok değerbilmez. Çok fazla. Çok çöp.</p>
<p>Her yer koskocaman çöp dağları, çöpten buram buram kokmuş her yanımız ama hala çöp, hala çöp… Geri dönüşüm koca bir yalan. </p>
<p>&#8220;Kumsalda ayak izinizden başka bir şey bırakmayınız&#8221; ne güzel laf işte tam da  o yüzden.</p>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/dalgin-profesor/'>Dalgın profesör</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/cop/'>çöp</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/fast-food/'>fast food</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/geri-donusum/'>geri dönüşüm</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/hiz/'>hız</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kumsal/'>kumsal</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/tuketim/'>tüketim</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1486/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1486&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/11/geri-donusumsuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/garbageplastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h.jpg?w=105" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/garbageplastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h.jpg?w=105" medium="image">
			<media:title type="html">garbage,plastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/garbageplastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">garbage,plastic-ee976bbb4c8d22056029d569d513f030_h</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Died a hundred times</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/01/died-a-hundred-times/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/01/died-a-hundred-times/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2011 00:28:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam koçu]]></category>
		<category><![CDATA[amy winehouse]]></category>
		<category><![CDATA[back to black]]></category>
		<category><![CDATA[şarkıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1476</guid>
		<description><![CDATA[Tamamen atıyorum ama bazı insanlar vardır, bakar bakmaz anlarsın, gidecek bu, dayanamayacak, ölecek diye. Amy Winehouse, herkeste bu imajı uyandırıyordu sanırım. Hayır, su testisi anlamında değil, kadının 7 sene içinde başladığı noktadan vardığı noktayı gözlemlediğinde, yavaş yavaş zaten ölüyor olduğunu farkediyordun. 20 yaşındayken verdiği röportajı izledim. Biraz pin-up, biraz vintage ama gencecik bir kız yine &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/08/01/died-a-hundred-times/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1476&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/08/01/died-a-hundred-times/"><img src="http://img.youtube.com/vi/xdi_yuSgQw8/2.jpg" alt="" /></a></span>
<p><strong>Tamamen atıyorum</strong> ama bazı insanlar vardır, bakar bakmaz anlarsın, gidecek bu, dayanamayacak, ölecek diye. Amy Winehouse, herkeste bu imajı uyandırıyordu sanırım. Hayır, su testisi anlamında değil, kadının 7 sene içinde başladığı noktadan vardığı noktayı gözlemlediğinde, yavaş yavaş zaten ölüyor olduğunu farkediyordun.</p>
<p>20 yaşındayken verdiği röportajı izledim. Biraz pin-up, biraz vintage ama gencecik bir kız yine de. Güzel bir kere, hoş bir kadın, uzun bacaklı, güler yüzlü… Bugün taşak malzemesi haline getirilmiş &#8216;çirkin&#8217;liğinden eser yok. Espriler yapıyor filan, adam en çok kendine olan güveninden etkilendim diyor. O sağlıksız sıskalığı yok, saçları fönlü, sıradan makyajının altında gözleri ışıl ışıl. Caz söylemek istiyorum diyor, sadece caz. Müziğe duyduğu aşk belli. Mutlu bir kız görüyorsun o zaman.</p>
<p>Bugününe baktığında ise o kız yok. Sırbistan&#8217;daki konserini izlemeye yürek dayanmıyor. Hayır sarhoş ya da kafası iyi diye değil, ne de olsa çok gördük kafası iyi sahneye çıkanları… Ama <a href="http://www.youtube.com/watch?v=H8puKtroKOo&amp;">gözlerinde bir bakış var</a> o konserde. Mutsuz duruyor, orada olmak istemiyor gibi duruyor, üşüyor gibi, küçük bir kız çocuğu gibi… Çok acı görünüyor. En sevdiği, en iyi yaptığı şeyi bile yapmak istemiyor, yapamıyor.<br />
<span id="more-1476"></span><br />
27 kulübü bana geyik geliyor. Evet, müzik dünyasının belki böyle bir laneti var ama &#8220;ah işte bir tane daha katıldı&#8221; dramasından öte bir şeyler var sanki bu kadında. </p>
<p>Bliyorum ben de dedim pek çokları gibi, İstanbul&#8217;a geldiğinde, gitsem konsere diye, ölecek bu kadın, bir daha göremeyiz belki diye. Çünkü hissediyordun, bir şekilde &#8220;fazla yaşamaz&#8221; dedirtiyordu insana o yavaş çöküşüyle.</p>
<p>Uyuşturucu değil ama bunu dedirten. O dünyada uyuşturucu yeni bir şey değil ama sanki uyuşturucu olmasa da, alkol olmasa da ölecekti o. Sanki zaten ölümü istediği için vardı onca uyuşturucu, onca alkol. İlk çıktığındaki ışıl ışıl gözlerden bugüne geldiğinde, mutsuzluğu da yüzünde yazar hale gelmişti sanki. </p>
<p>Ben severdim Amy Winehouse&#8217;u. Efsane midir değil midir bilmem ama güzel müzik yapardı, güzel sesi vardı. Bir de en önemlisi hissederek, ta içinden gelerek söylerdi şarkılarını. Sevseniz de sevmeseniz de şarkı söylerken, hissettiğini, samimiyetini anlardınız. Belki de fazla hissettiğinden fazla yaşamıştı her şeyi, kimbilir.</p>
<p>Fazla bir aşk, fazla hüzün, fazla his, fazla yetenek… Belki de o yüzdendi tüm o yokuş aşağı gidiş. Onca hisse dayanamıyordu belki başka türlü. Belki de öyle ya da böyle, hassas ruhlara göre değil bu dünya&#8230;</p>
<p>Beni üzdü ölümü. Şaşırtmadı belki ama üzdü. Ünlülerin dünyasından alıştığımız bir aşırı doz haberi daha gibi bakamadım bu kızın ölümüne, intihar gibi baktım. Hem de gözümüzün önünde, yavaş yavaş, her gün biraz daha kendini öldürerek ettiği bir intihar&#8230; En çok da ona üzüldüm; belirtileri verdiği halde, göz göre göre nereye gittiği belliyken, çevresindekilerin dur dememesine, onun kendini kaybedişleri üzerinden para kazanmak uğruna kızı paçavraya çevirmelerine, müziğiyle yeterince şov yapabiliyorken, tüm bu skandalları şova dönüştürmelerine yani. Gözleri dolu dolu, kafası bir dünya o konsere çıkarılmışlığına, en sevdiği şeyi yapamıyor hale gelişine izin verilmesine üzüldüm. Aşık olduğu bir adamın, bu kızdaki büyük potansiyeli değil de, en büyük acıları, derin mutsuzlukları ortaya çıkarmışlığına üzüldüm. En çok da bunca ün, şan, şöhret içindeki bir başınalığına üzüldüm. Yetenekli, genç bir insanın ölümüne üzülmenin dışında, gaddarlığımıza, &#8220;uyuşturucu kullanıyordu, ölsün pislik&#8221; kafasına üzüldüm. Kimsenin neden bu kadar kendini yok etme arzusu lan Amy dememişliğine üzüldüm. Gencecik, yetenekli bir insanın bu kadar mutsuz ve yalnız olabilmiş olmasına üzüldüm.</p>
<p>Bunca zamandır, herkes bu kızın kendini öldürüyor olduğunu bilirken, herkes bunu beklerken kimsenin bir şey yapmamış olması ve sadece olacak olanı beklemiş olması şaşırtıcı. Oysa başka türlü olabilirdi sanki, çok değil, 7 sene önce orada neşeli, kendisiyle barışık bir kız var çünkü. Bir şekilde küskün bir insana dönüşüyorken, kimsenin onu barıştırmaya yeltenmemiş olması acı. BBG evini ya da bir snuff filmi izliyormuşuz gibi bu kadının müziğinin değil de, &#8220;bakın bakın nasıl ölecek&#8221; paketinin dünyaya sunulmuş olması ve başkalarının çöküşünden duyulan o garip röntgenci tatmin ise bilmiyorum, ne.</p>
<p>Kendini öldürecek insanlar bazen sinyal vermez, pat diye yapar. Bazıları ise verir. Etrafına söyler, yardım ister, belli eder. Bu kız tüm sinyalleri vermişti. Ve görmezden gelindi.</p>
<p>&#8220;Başka genç ölenler var, her gün birileri ölüyor, buna mı üzüldünüz&#8221; laflarını edenlere ise, bir insanın müziğiyle dünyanın bir sürü yerindeki insanların hayatına girebilmesinin, onlara bir deneyim yaşatabilmesinin kudretini anlatmayacağım bile. Back to Black ile tanımadığım bir kadının, hayatımın bir döneminde nasıl beni en anlayan insana dönüşebildiğinden bahsetmeyeceğim. Önemli de değil zaten. Sonuçta öyle ya da böyle, ünlü birinin ölümü hep üzer sevenlerini. Ama işte her defasında dünyanın kokuşmuşluğunu bu kadar gözümüze sokmaz be. Amy Winehouse ise giderken, boktan dünyanızın içine sıçayım dedi, gitti sanki.</p>
<p>Ne bileyim.</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/08/01/died-a-hundred-times/"><img src="http://img.youtube.com/vi/OAZ9Q4ltfw0/2.jpg" alt="" /></a></span>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/yasam-kocu/'>Yaşam koçu</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/amy-winehouse/'>amy winehouse</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/back-to-black/'>back to black</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/sarkici/'>şarkıcı</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1476/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1476&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/08/01/died-a-hundred-times/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/amy_winehouse1.jpg?w=101" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/08/amy_winehouse1.jpg?w=101" medium="image">
			<media:title type="html">Amy Winehouse</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>And if only one thing had happened differently&#8230;</title>
		<link>http://tamamenatiyorum.com/2011/06/28/and-if-only-one-thing-had-happened-differently/</link>
		<comments>http://tamamenatiyorum.com/2011/06/28/and-if-only-one-thing-had-happened-differently/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 18:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam koçu]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tamamenatiyorum.com/?p=1461</guid>
		<description><![CDATA[Belki 8 senedir görüşmemiş, farklı farklı ülkelerden arkadaşlar, bir başka arkadaşımızın Fransa&#8217;daki düğünü vesilesiyle birbirimizi görecektik, heyecanlıydık. Düğün, buluşma, 4 günlük bir macera… Çok eğlenecektik, çok. İlk gelen ekip olarak havaalanında buluştuk. Dördümüz. Hiç kimsenin uçağı rötar yapmadı. Tam beklenen saatte buluştuk. Araba kiralama yerine gittik, arabamızı aldık. Fazla zaman harcamadık ama bir 10 dakika &#8230; <span class="more-link"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/06/28/and-if-only-one-thing-had-happened-differently/">Okumaya devam et &#187;</a></span><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1461&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belki 8 senedir görüşmemiş, farklı farklı ülkelerden arkadaşlar, bir başka arkadaşımızın Fransa&#8217;daki düğünü vesilesiyle birbirimizi görecektik, heyecanlıydık. Düğün, buluşma, 4 günlük bir macera… Çok eğlenecektik, çok.</p>
<p>İlk gelen ekip olarak havaalanında buluştuk. Dördümüz. Hiç kimsenin uçağı rötar yapmadı. Tam beklenen saatte buluştuk.</p>
<p>Araba kiralama yerine gittik, arabamızı aldık. Fazla zaman harcamadık ama bir 10 dakika boyunca, sigorta yaptırsak mı yaptırmasak mı konusunu tartıştık. Son anda beni de ekstra sürücü olarak ekletmeye ve sigortayı yaptırmaya karar verdik.</p>
<p>Yola çıktık. Hız limitinin biraz üstünde gittik bir süre.<br />
<span id="more-1461"></span><br />
Sonra kaybolduk. Bir süre dolandık.</p>
<p>Yemek yiyelim bari, dedik. Bir quiche yedik. Tatlı yemedik. Kahve içmedik.</p>
<p>Kalktık. Para çekmem lazım dedim. Sabahtan beri diyordum zaten. O sırada kaybolmaya devam ettik, kendimizi bir şehirde bulduk. Biraz da orada dolandık.</p>
<p>Bir ATM gördüm, &#8220;aaa Atm!&#8221; dedim. Bir park yerine çektik.</p>
<p>Gittim, karşıya geçtim, para çektim.</p>
<p>Dönerken arkadaşım bana doğru geliyordu, &#8220;çekebildin mi&#8221; dedi, evet, dedim. &#8220;Ben de çekeyim o zaman&#8221; dedi, peki, dedim. O atm&#8217;ye doğru, ben diğer tarafta beni bekleyen arkadaşlarıma doğru gittik.</p>
<p>Ben arkadaşlarımın yanına vardım, o atm&#8217;ye varamadı.</p>
<p>Çünkü yoldan geçen, saatte 50-60 arası bir hızla gelen bir araba kendisine çarptı.</p>
<p>Kafatasında kırıklar, beyin kanaması, koma. Hastane, polis, gözyaşı.</p>
<p>Bir saniyelik bir esneme payı bile yokmuş hayatın.</p>
<p><strong>Tamamen atıyorum</strong> uçaklarımız 5 dakika rötar yapmış olsa, bavullar kaybolmuş olsa, birimiz duty free&#8217;ye uğramış ya da uğramamış olsak, sigortayı tartışmamış olsak, hız limitinin biraz daha üstüne çıkmış ya da altında kalmş olsak, quiche yedikten sonra bir de kahve içmiş olsak, kaybolmamış olsak, ya da daha fazla kaybolmuş olsak, durup birine adres sormuş olsak, ben paramı havaalanında çekmiş olsam ya da önceki günden yanıma euro alıp gelmiş olsam, atm&#8217;ye beraber gitmiş olsak, o olsa, bu olsa… o araba oradan geçmiş gitmiş olabilir miydi ya da henüz geçmemiş?</p>
<p>Acaba bir tek şey farklı yapılsa bu böyle olmaz mıydı? Yoksa sonuç yine aynı mı olurdu? Daha vahim? Daha az vahim?</p>
<p>Arkadaşımız şimdi daha iyi. İyi olacak, atlatacak.</p>
<p>Ama hayat garip.</p>
<p>Düğün gibi sevinçli bir okazyona gidiyorken böyle bir trajedi yaşamak mı, onca senedir görüşmemiş insanların buluştuktan bir saat sonra bunu yaşaması mı, o dörtlü içindeki başka bir arkadaşımızın bundan 6 sene önce kendisine aynı şekilde bir araba çarpması nedeniyle, benzer hasarlar ile 4 ay komada kalmış olması mı, kazayı geçiren arkadaşımızın 2 kardeşini bunun gibi &#8220;freak accident&#8221; tabir edilecek kazalar nedeniyle kaybetmiş olması mı, o sigortayı yaptırıp yaptırmamayı, beni de sürücü olarak yazdırıp yazdırmamayı kırk saat düşünmüş olmamız mı, hastaneye kaldırdığımız arkadaşımızın yolun başında &#8220;kaybolmamız da maceranın bir parçası&#8221; diyip de gülmüş olması mı, ben o atm&#8217;den döndükten bir dakika sonra arkadaşıma o arabanın çarpmış olması mı, düğün yerine hastaneye gitmemiş olsa o düğünde yapacağı konuşmada bahsedeceği yolculuk anıları mı&#8230;</p>
<p>Hayat çok manyak bi kafa gerçekten. Çok ince ipler, çok hassas dengeler, çok acaip işler.</p>
<p>Hiçbir şeye değmez diyeceğim, klişe olacak ama ne diyeyim başka?</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://tamamenatiyorum.com/2011/06/28/and-if-only-one-thing-had-happened-differently/"><img src="http://img.youtube.com/vi/vvrzATr4gaQ/2.jpg" alt="" /></a></span>
<br />Filed under: <a href='http://tamamenatiyorum.com/category/yasam-kocu/'>Yaşam koçu</a> Tagged: <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/hayat/'>hayat</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kader/'>kader</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kaos/'>kaos</a>, <a href='http://tamamenatiyorum.com/tag/kaza/'>kaza</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tamamenatiyorum.wordpress.com/1461/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tamamenatiyorum.com&amp;blog=8731684&amp;post=1461&amp;subd=tamamenatiyorum&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tamamenatiyorum.com/2011/06/28/and-if-only-one-thing-had-happened-differently/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/06/screen-shot-2012-01-24-at-4-55-52-pm.png?w=150" />
		<media:content url="http://tamamenatiyorum.files.wordpress.com/2011/06/screen-shot-2012-01-24-at-4-55-52-pm.png?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Screen shot 2012-01-24 at 4.55.52 PM</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/76b4a073ca8f778b6133c5e17e64d133?s=96&#38;d=retro&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tinca</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
