Çok duygusal biriyim ben, kolay ağlarım, kolay sinirlenirim, kolay unuturum filan… Şıpsevdiyim, bir anda severim, çok severim, sonra onu unutur, başka birini yine çok severim. Duygusal anlamda çok güvenilir biri değilim, gel gitlerim var, dengesizim. Duygularımla hareket ederim, mantığımla değil. Ha ama işte bu duygusallığımı dengelemek için olduğunu düşündüğüm bir başka huyum var: rasyonellik. Nasıl … Okumaya devam et »
Tagged with ölüm …
Karamsar ama iyimser bi yazı…
Düşünüyorum… Yani hep saçma sapan kuruyorum, düşün düşün boktur işin misali takılıyorum zaten de bu sefer, her zamankinin dışında bir şeyler düşünüyorum. Oturmuşuz kuzenle, daha öncesinde sevgili bir arkadaşla, hayat-ölüm, yaş, sorunlar, onları tartışmışız. Genç ölümleri, hastalıkları, kazaları, birilerini kaybetmeyi konuşmuşuz. Hani kaybetmek bilmediğim bir şey de değil üstelik. Daha çok gençken, öyle ya da … Okumaya devam et »
Ayışığı sonatı
Anneannem, annem, ben… Mersin, yaz ’99. Çocuktum ben bi zamanlar. O zamanlar anneanne konsept olarak bana çok büyük, çok yaşlı bi şey gibi gelirdi. “Ananem yaşlı, ya ölürse” diye düşünür, korkardım bazen. Sonra kendi kendime “ohoo nerden baksan bi 10 sene, 15 sene daha yaşar, korkma” derdim. Meğer 10 sene dediğin ne kadar az bir … Okumaya devam et »