Yanlış sipariş!

Şimdi bak, ben bu ara karma mevzusuna taktım kafayı tamam mı şekerfarelerim? Hani diyorum ki, geçmişte çok leş var, bir ah aldık, başımıza ne geliyorsa bugün ondan geliyor. Tabii esas mevzu kırılma noktasını (veya noktalarını) bulmak, o ahın orijinine ulaşmak… İşte bu yüzden tam da “My name is earl” kafasında takılıyorum bu aralar.

my_name_is_earl_DVD1

Tamamen atıyorum, mesela geçmişimden karşılaştığım herkese “Merhaba, size bi götlük yaptıysam, beni affedin” yalakalığında bir yaklaşım ile yaklaşıp, sürekli sevimli bi tavır ile gülümsüyorum. Hani zamanında bile pek haz etmediğim insanlara karşı kibarlıktan kırılıcam. iyi olmak ne zor şekerim yaaa.

Netice itibariyle bu saçma takıntımın özü şuydu ki, kanalizasyon tıkandı, bu boruları bi açmak lazım demiştim ben kendi kendime. Ama sonuç itibariyle, galiba yanlış boruya döktük tuz ruhunu, garip garip bir sürü olay oluyor. Hani demem odur ki, eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı ama hayatım denen saçma nane, bunun farkında değil olacak ki, sanki hakikaten bi bit pazarına nur yağıyor buralarda.

Hayır, secret yapalım dedik, yaptık da bi nevi ama o sırada kafam başka bi yerde miydi neydi, secret’ım yandan yemiş şekilde bana döndü. Hey allam, neydi günahım dicem, tamam biliyorum, var bi sürü bokluk, onu da diyemiyorum. Diyebilsek zaten may neym iz örl olmazdık heralde. Of ya.

Hee bi de ne oluyor biliyo musunuz, karma temizleyeyim diye bu saçma uğraş içindeyken ben, saçma sapan işler de yapıyorum tabii. Tamamen atıyorum bu sefer de içten olmadığım, esasında kafayı sadece karma ile bozmuş olduğum için başka bi şekilde götlük yapmış oluyorum ister istemez insanlara zira tabii zorla güzellik olmuyor. E bu böyle, yeni yeni kötü karma puanlarıyla beslenen bir döngü halinde sürüp gidiyor.

Ulen, gerçek isimli yazar olmak da ne zor, bi şey dicem, diyemiyorum birileri okursa alınmasın diye, evirip çevirip ima yapıyorum, e sonuçta hiçbi bok demeyen saçma cümleler kuruyorum. Hayır bi bok diyebilse cümlelerim, yani benim hakkımda bi şey bilmeyen okuyucuların anlayabileceği hale gelirse, kast ettiğim olayların kahramanları pekala anlıcaktır. E o zaman da bu kadar dolambaçlı lafa ne gerek var. Ooooof. Ne kadar da çok laf edip, hepsinin kıyısından dönen bi yazı oldu. Suya sabuna şiddetle dokunmak isterken, dokunulmazlığı olan su ve sabuna çattık. Lanet olasıca. Of yarappim, bu paranoyalarla yazar olmam çok zor benim!

Neyse yani, bi trafik sıkıştı, onu dicem ben. Bi salak muhabbetler. Bi böyle saçma sapan işler. Bi sıkıntılılık. Bi saçmalık. Bi kafa karışıklığı. Anladınız mı? Anlamadınız. Neyse, ben içimi dökmüş olayım bari üstü kapalı şekilde.

Neydi o laf? Gökten ne yağsa, bize ne düşerdi? Ha tamam hatırladım, lolipop yağsa, bize elma şekeri düşer. Ahahahah, çok terbiyesizsiniz lan, siz ne sanmıştınız?

Neyse uzun lafın kısası, okuyup da anlayan varsa, ilgili kişilere seslenmek isterim burdan: çekin la ahınızı benden. ben kendim bela buluyom zaten, siz zahmet etmeyin hani o açıdan didim. Kibarım ben, şirinim, evet, hepinizi öpüyorum, canlarım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s