Türk kadınının cinsellikle imtihanı…

Şimdi efendim… Dünyayı fikfik döndürüyor. O nedenle biz de dönüp dolaşıp, geliyoruz bu dananın zort dediği yere. Laf böyle miydi? Zort diyen dana mıydı, sanki başka bir şeydi? Her neyse… anladınız siz. İşte şimdi yine bu minvalde bir yazımızla huzurlarınızdayız.

Dünyayı fikfik döndürüyor dedik de, bakın bu bana çok enteresan geliyor esasen. Neden derseniz profesörünün de, kapıcısının da, gencinin de, yaşlısının da, güzelinin de çirkinin de, zayıfının da şişmanının da herkesin evinde yaptığı, yemek yemek kadar sıradan bir şey neden bu kadar mevzudur anlamadım gitti. He belki de tamamen budur zaten olay. Yani tamamen atıyorum da herkesin (genelde) bedava olarak yapabildiği, zenginin fakire bi üstünlüğünün olmadığı tek şey. Eşitliğin temeli. Sosyalizmin özü: Seks. Bu yüzdendir belki de dünyanın bir git, bir gel’le dönmesi, bakanların bu uğurda devrilmesi, medeniyetlerin yıkılması, ürünlerin satılması, pornonun internette en çok aranan sözcük olması ve daha bir sürü şey. Yani tüm dünya insanlarının ortak noktası olması mıdır sebebi acaba? Varlığı da yokluğu da, düzü de tersi de, her şekil bi gideri var ya hani fikfik olayının.

bug-sex

Neyse lafı dağıtmayayım, tüm dünya insanlarının ortak noktası dedik ama sevgili namus abidesi, Türk kadınları bu noktada sizi tenzih ederim! Elbette ki sizler seks yapmaz, öyle pis işlere bulaşmaz, tertemiz, pespembe peri kızları, peri analarısınız! Sizler ancak üremek niyetiyle bu olaya girersiniz. Zira pis bi iş ama birilerinin yapması gerek. Yoksa zevk almak, fantağzi kurmak nenize gerek.

Demiyorum tabii ben. Tamamen atıyorum zira, ironi yapıyorum. Hani anlamayan çıkarsa diye de ironi olduğunu böyle öküzce belirtiyorum. İroni yapıyorum da neden yapıyorum? E çünkü toplumumuzun böyle bir algısı olduğu muhakkak. Hani tamamen atıyorum, kadın mümkünse sevişmesin, bi tek kocasıyla sevişsin. Hadi tut ki önceden başkalarıyla sevişti, mümkünse bari, kötünün iyisi, çok sevişmemiş olsun. Az ellenmiş olsun mesela. Hani portakal gibin kadın da, çok ellersen yumuşar ya. Az ellenmiş, az mıncıklanmış olsun. Yani illa ki seviştiyse, mesela ön sevişmeden bihaber biriyle sevişmiş olsun da, memesi poposu temiz kalsın, hani kukuyu kaybettik bari oralarını ellemeyin lan, oralar bizim olsun…

Gibi bir düşünce sezinliyorum genelgeçer Törkiş men arasında, yoksa şüphen mi var?

Yani bu bir nevi DNA’mıza kazınmış bir bok. Eğitimle, öğretimle, görgüyle, terbiyeyle geçmiyor. İstediğin kadar yont, adamın içindeki kütük kütük kalıyor. Türk kanı her tür eğitime başkaldırıyor. İşbu nedenle en eğitimli abiler bile, çok sevişmiş kadına kaşar diyor, motor diyor. Ne bileyim, hani konuya direkman, dangul dungul girmeyi kendilerine yediremeseler de, durumdan pek de hoşnut olmuyor. Hele ki kadın kendilerine nazaran daha görmüş geçirmiş ise aman diyim. Aman. Gözlemim bu.

Bak mesela tamamen atıyorum da var öyle adamlar, hem de çok. okumuş etmiş, “ne kadar da wunderbach, şahane, fevkaladenin fevkinde, modern bir adamım yarappi ben” çizgisinde. Gel gör ki, kız arkadaşı askılı bluz giyince delleniyor. Ben buna “hoşt” demek istemekle birlikte, bu tip adamları kendim tercih etmediğimden ve bunlar genelde başkalarının erkek arkadaşları olduklarından susmakla yetiniyorum. Ama içimden “yavvaaaaş gel lan ayı, sağa ne kızın bluzundan” diyorum, demem mi? Bunca yıllık, eşitlikçi, humanist filan takılan bi organizmayız sonuçta, ayıp ettin. Lakin tabii benim içimden saydırmalarımın bu adamlar üzerinde bir etkisi olamıyor. Adam takmış bluza, zannediyor ki kızın açık omuzlarını gören herkes kendisi ile sevişmek isteyecek. Eh bu da “az ellenmiş”lik ütopyasına aykırı bi yerde. Gözle de ellemesinler öyle ya. Bilemiyorum bu manyaklığın temelinde hangi kompleksimiz yatıyor milletçe? Şimdi buradan Türk deliganlıları açısından cinayet sebebi teşkil edecek ithamlar yapmamak adına, bu konuyu es geçeyim, daha iyi olacak.

Neyse efendicaamıza ne söyleyeyim, hal böyleyken, bir takım kızlar uslu durmayı, uslu duramayanlar geçmişlerini saklamayı, bir takım benim gibi salaklar da “sağa ne lan tarram” yaklaşımını tercih ediyor ve tabii nihayetinde evde kalıyor. Zira kadın dediğin benim gibi olacaksa, olmaz olsun layn! Pembe çiçek, kelebek, kuş kalp, hello kitidir kadın. Ne biçim konuşuyon sen, şrrak!

Şimdi benim yaklaşımımı seçen kadınlar da kendi içlerinde ikiye ayrılıyor. Bunlardan birinci grup, hard core sananeciler. Bunlar, yani tamamen atıyorum ben mesela, seni hiç ilgilendirmez konseptiyle, hiçbir şeyin hesabını kimseye vermek zorunda olmadıkları gibi, kimseye kendilerini ispatlamak durumunda olmadıklarına da inanan bir takım umrumda mı dünya insanlarıdır. Ve de bunlar ziyadesiyle tehlikeli bir gruptur esasen, zira aralarından ne çıkacağı heeeç belli olmaz. Bakire de çıkabilir, uzman seksolog da çıkabilir, taş düşebiliğ, ayı çıkabiliğ. Zira olay; yaptığın sekste değil, prensipte senin yaşadıklarının hiiiç kimseyi alakadar etmemesiyle ve kimsenin seni geçmişinle yargılama hakkı olmamasıyla ilgilidir.

Ha yeri gelirse belirtirler, muhabbeti olursa anlatırlar da mütemadiyen, çok büyük bi işmiş gibi, seks yaptıkları gerçeğini milletin gözüne sokmaya da gerek duymazlar. Zira dedim ya, atla deve de değil hani, orada bir çoban var ya uzakta mesela, bak o da akşam evine gidip, sevişiyor, iş görüşmesine gittiğin kalantor iş adamı da, sosyete gülü kadınlar da, hatta hangi görüşten ve cinsiyetten olurlarsa olsun politikacılar da (bkz. No, i did not have sex with that woman)… Hepsi bu işi yapıyor abicim, hatta genç nufusumuzu göz önüne alırsak, memleket olarak baya tavşanız sanki? Eh o zaman, what’s the big deal demezler mi adama? Ben derim. Diyorum da.

Alemin-Keyfi-Yerinde-Arzu-Okay-Aydemir-Akbas

Ama tabii herkes demiyor. Bazıları için olay “big deal” oluyor. İşte sanane’cilerin ikinci grubu olan radikal sanane’ciler de böyle ayrılıyor. Yani bu radikal grubumuz sanane diyip, umursamaz bir havaya bürünmektense, karşı atağa geçmeyi tercih ediyor. Esasen bunlar da özünde sanane’ci olsalar da, provoke etmek amacıyla o kadar çok anlatıyorlar ki, olayın sanane’si pek kalmıyor, hatta karşı taraf için “banane lan bana ne anlatıyon” durumu doğururyor. Ha belki de amaç da budur, bilemeyeceğim.

Şimdi “ben kadınım ve sevişmek doğal o yüzden de mütemadiyen çılgınca sevişirim ve bunu belirtirim, ayrıca yaz-kış lateks iç çamaşırı giyerim, mesajı aldın mı tarraaaaaam” ekolü diyeceğim bu gruptan ben, daha önceki yazılarımdan birinde de bahsetmiştim. Açıkçası, ben şahsen bu ekolü biraz salak buluyorum afedersiniz. Zira eşyanın doğasına aykırı, madem doğal, kadın-erkek herkes yapıyor filan, bu megafonla ortaya atılıp “duyduk duymadık demeyin ben her akşam sevişiyorum ve de çok çılgınım ve de kamçım var, başka fantağzilerim de var, sus ve otur pis adam!” tavrı ne?

Sevişmeyi bir marjinallik, bir çılgınlık göstergesi olarak konumladığınız noktada, esasında işin kadın-erkek, herkesin yaptığı son derece doğal bir olay olmadığını, sevişen kadının ancak ve ancak; çılgın, asi, sıradışı veya uçlarda yaşayan bir kadın olması gerektiğini vurguluyor olmuyor musunuz? Eh bu noktada da kadının cinsel anlamda özgürleştirilmesi amacına ters düşmüş olmuyor musunuz? Yani şöyle diyeyim yemek yemek çok enteresan bi aktiviteymiş gibi nasıl anlatılamazsa bu da aslında o kadar saçma duruyor. Çünkü parayla imanın kimde olduğu belli olmaz hesabı, kimin ne fantazileri olduğu, neler yaptığı, nasıl seviştiği de hiç belli olmaz ve herkesin ama herkesin bu konuda gizli derinlikleri var. Ve bu gizli derinlikler de eylemin kendisi kadar doğal, bunlara sahip olmak neden bir çılgınlık, bir başkaldırış belirtisi oluyor ki madem seks dediğimiz şey, son derece içgüdüsel, hayvani bi şey?

Misal tamamen atıyorum bak, bizim üniversitede bir hatun vardı, tam şeker kız Candy, baya baya da eblek üstelik. Kızı görünce değil sevişiyordur demeyi, yanında seks konuşmaya utanırsınız hani çocukları koruma babında, kendinizi sansürlersiniz filan zira zeka yaşı 11, bilemedin 12 civarı. Ama işte bu kızımız bir gün derste sunum yapıyor, kalkmış sınıfın önünde bir şeyler anlatıyordu ki bir bacak bacak üstüne attı ve o şeker kız candy’nin içindeki dantelli, seksi jartiyeri ve iç çamaşırını bütün sınıf şok içerisinde gördü. Ve zannederim ki o an, o sınıf, kimlerin yatakta çok çılgın olduğuna, kimlerin sevişip, kimlerin sevişmediğine, kimlerin seks konusunda daha kural tanımaz olduğuna dair tüm önyargıları üzerinden atıp, görünümün bi bok demek olmadığını anlayıp, daha açık fikirli, vizyon sahibi bir sınıf olarak mezun oldu o okuldan. Keza benzer bir başka anektod, okuduğum istatistiklerde çok vamp, çok seksi giyinen kadınların, daha mütevazi olanlara oranla yatakta daha tutuk, daha çekingen oldukları bulgusunu görmem ile olmuştu. Bir diğeri de Dennis Rodman’ın Madonna için “yatakta pek iyi değildi” demesi idi. Yani demem odur ki, bu işler hiiiiç belli olmaz.

il_430xN_64894096

Dolayısıyla, sekse bu abartılı vurgu yapan, bunu bir hava aracı, bir farklılaşma metodu olarak kullanan kadınları anlayamıyorum ben pek. Sonuçta senelerdir cinselliği “elinin kiri” olarak, doya doya yaşayan, özgür erkeklerimiz bile bunu bu kadar belirtme gereği duymuyor. Yani o yüzden, erkekleşmiş kadınlar bile diyemeyeceğim bunlara, bana sorarsanız baya abaza erkekleşmiş bi tavır bu. Ha yine de kadının cinsel özgürleştirilmesine fayda sağlayacaksa, amenna, her yol mubah tabii de… dediğim gibi hem amaca bi ters düşme var gibi, hem de sanki böyle fazlaca bir ispat çabası sezinliyorum ben. Yani biz senelerce ezik kaldık, sustuk, o yüzden şimdi car car bağırırım gibi bi şey.. Biraz sonradan görme. Şimdi parayı buldum kristal avizemi de asarım, altın varaklı mobilyaları evime de dizerim, yeşil başlı gövel ördek tablom da nah tam da salonumun baş köşesinde gibi… O nedenle bu tavır bana biraz evet, biraz sahte, biraz doymamış geliyor lan. Yani sevişiyorum de geç ama her lafı, her cümleyi kasa kasa buraya bağlamak da ne?

Örnek veriyorum, oynatalım fıratcım:

– Bugün iş görüşmesine gittim.
– Ben de gidicektim ama evde threesome yaptık, o yüzden kalkamadım sabah, gidemedim. Sikerler öyle işi zaten, doya doya seks yapamıceksem!

Hö?

HEL231984

Abla ya, ben anlamadım, o kadar fikfik, o kadar fantağzi… Bu asabiyet ney o zaman? Memlekette her şeyde olduğu gibi bunda da dengeyi sağlayamadık bana sorarsan. Yine de her zaman için Seda Sayan’ı Gülben Ergen’e tercih ederim. Yani ne diyorum? Diyorum ki aşırıya kaçsa da dobra ve sert bi duruş, hanım hanımcık ahlakçılıktan, herkesi yargılayıp, herkese bok atıp, sonrasında her boku yemekten bin kere, onbin kere yeğdir. Dedim ya sonuçta salak erkeklerin kafasındaki “pembe kadın” imajı yıkılacaksa, her yol mubah. Ama erkeklerin kafasındaki doğru kadını oynamaktan vazgeçmek gerek, o kesin. Ha diyeceksin ki bundan vazgeçenler mutlu mu oluyor? Yoo olmuyor. Hatta adamın istediği kadını oynayanlar, adamı parmağında oynatırken öbürleri güçlü kadın, güçlü birey oluyor, erkekler de ardına bakmadan kaçıyor. Bana sorarsanız, kaçan kaçsın derim. Olmadığım bir şeyi oynayacağıma, siktirsinler, “evelenilecek kadın”larına ve deriiiiiin yanılgılarına kaçsınlar derim. Ama dedim ya pek de soran yok tabii bana.

Bu arada lafı gelmişken, şunu da anlatmadan geçemeyeceğim, zira yeri geldi ve yeri gelince, söylemek istediğim bir şey var ise, söylememek bende kaşıntı yapıyor. Bi tane arkadaşım vardı, küfürbazın önde gideniydi. İçkisi de vardı, her tür yaramazlığı da. Sonra kıtıpyöz bi herif buldu. Bulunca ne oldu, geçmise bi sünger… O süngerle birlikte bana da bi siktir. Sonra efendim, böyle Pamuk Prenses tavırlar, küfür etmemeler, “ben içki bile içmem ki” edaları filan… Alla belanı versin dicem de verdi zaten o dallamayı vererek o da ayrı konu. Neyse bunlar evlendi, mutlular mı bilmem, zira bakınız bir üst cümlede bana siktir dendiğini izah da etmiştim, üstüme varmaya gerek yok, şu anki halet-i ruhiyelerini bilmiyorum. Dallamaya prensescilik oynıcam diye bin yıllık arkadaş satıldı saniyesinde sonuç itibariyle. Her neyse, belki de mutlulardır ama ben kendi fantazi dünyamda öyle mutluluk olmayacağına, bir nevi sanal gerçeklik içinde yaşadıklarına inanıyorum. Yediğim kazığı vazelinliyor sanırım bu düşünce ama bence böyle. Takdir sizin tabii. Belki de doğrusu bu arkadaşımın yaptığıdır zaten…

Her neyse… Sözlerimi bana bu memleketten, yo hayır bu milletten, koca çıkmaz diyerek ve blogumu okuyup, bi bok anlamayan yabancı bekar yakışıklılara selam ederek bitiyorum.

To all the handsome single guys around the world, i kiss you. Bisous! Besos!

13 thoughts on “Türk kadınının cinsellikle imtihanı…

  1. Yalnız ben o askılı buzlu açık omuzlu ablay görünce, biraz sevişmek istiyorum,.. Yani o modernist herife de az hak vermek lazım,.. Benim kadar hıyarlar da az değil,.. Belki de hak vermemek lazım,.. Bilemedim,.. Askılı bluz seviyorum ben denhur, bunu söylemek istedim sadece,..

  2. ahahahahahahaha aycan beeee! taam anacım sevişmek istiyosan iste, bu demek mi ki sevişceksiniz? istemekle olsaydı ohooooo. hem askılı bluz olmasa, bilmemneli bluzu seksi bulan çıkar.

  3. Seksi özgür yaşamayı marjinallik olarak konumlandıran kızlara yaptığın çıkış şahane bir zeka ürünü. Yine de diğer taraftan bu marjinallik olduğu için şu anda bu sesi çıkaranlar mecburi marjinal değiller mi? Bir önceki kuşakta bakire olmamanın radikal bir şey olduğunu biliyoruz. Benden 4-5 yaş büyüklerde bakire olmamak marjinallikti, onların marjinalliği sayesinde benim kuşağımda bakirelik dert olmaktan çıktı. Bu süreçler biraz da mecburi.

    Diğer taraftan erkeği tarafından ezilmekten hoşlanan kızlara pek laf etmeye gerek yok. Herkes kendi tercihini yaşar. Önemli olan ikiyüzlü olunmaması. Yani ezik annenin kızını yırtık yetiştirmeye çalışarak kasmaması. Gerçi bu da bir şekilde özgürleşmeye yol açtığı için kabul edilebilir.

    Tek bir önemli gerçek var; herkes kendini tanımalı ve istediği şeyi yapabilmeli.

  4. “Yediğim kazığı vazelinliyor sanırım bu düşünce”
    güzel cümle olmuş.
    çoğu kadının bazı şeyleri göze soka soka anlatması içten gelen bişey değil gibi hayır anlat istedigini tamamda yıllarca ve hala ezildikleri için erkekler yaparsa bende yaparım bende anlatırım edasıyla bi rahatlık ahh yeni seviştim demeler birini de eve attım ehehe demeler ne ki yani bu.yanlış anlaşılmasın erkeklerin bunu demesi doğru demiyorum kimsenin böyle şeyleri böbürlenerek yada “abiğğğ ben choq rahatım yaaa” anlatırım ne var çok doğal demesine karşıyım mahremiyet delisi yada tutucu değilim ama bana sürekli bu tarz konuşmalar yapanlar şoven geliyor ve gerçekten lüzumunu da anlamış değilim yeri geldiğinde herşey anlatılır sorun değil ama şovenlik,ben deliyim ya ben böyleyim rahatım edaları komik geliyor.son zamanlarda bu sananeci ve rahat oldugunu sanan kadınlarda artış var her iki cinsinde gereksiz şovenlik yapmaması gerekirken kadınlarda katıldı erkeklerin malca konuşmalarına saçmalıklarına bari kadınlar uzak durabilselerdi gereksiz egolarını doyuracak laflardan.

  5. alakasız biri, o cümleyi farketmene sevindim bunca laf kalabalığı arasında. ben de yazdıktan sonra “lan ne güzel cümle yazdım” dedim kendi kendime :PPP
    teşekkürler :)

  6. gündüz yorum yazmaya vaktim yoktu..ben de o cümleyi vurgulayacaktım bak :)
    genel olarak katıldığım bir yazı olmuş..sananeci hatunlar hakkında yaptığın tespitler çok yerinde..bir de kimse göründüğü gibi değildir kesinlikle..benim de hiç beklemediğim bir arkadaşım çok içtiğimiz bir gece I’ve never done oynarken tüm kirli çamaşırlarını dökmüş ve hepimize küçük dilimizi yutturmuştu :) bu arada rss adresinizi bulamadım ben..benim körlüğüm mü acaba?

  7. çok hoş tespitler olmuş…
    tamamen atıyorum; deniztan görmüş geçirmiş biri.. :D
    ayrıca; katılmak isterim,
    “anam nasıl seksiyim bi gören on kere daha bakıyo sabah gören akşama, akşam gören sabaha kadar erekse geziyor” modunda, -çoook aşırı-, sizin tabirinizle wamp giyen kadınların yataktaki tutukluluğu ve “ummayan taş, baş yarar” durumları çok yerinde tespitler… :)

  8. türk erkekleri güvenlerini anneleri üzerinden gerçekleştirdikleri için, yani dış kaynaklı olduğu için, yani bir anneye göre oğlu herkeşlerden daha 1. olduğu için, özgüven değil güven sahibi oldukları için; erkek çok görmüş, çok geçirmiş bir kadında ömür boyu bir mukayeseye içine gireceğini düşünür, (nitekim girer de, girmez mi açık konuşun) ve böyle huzursuz bir ortamda kalamaz, o yüzden mümkünse az ellenmiş, az mıncıklanmış birini ister ki, kafası rahat olsun. Mesela çok görmüş geçirmiş kadın hiç mukayese etmesin, bunu zerre hissettirmesin, erkeğin aşkıyla sevgisiyle erisin bitsin, adam bu sefer kuruntu yapar, ulan bu hatun numaramı çekio lan bana,boy ortada süre ortada diye, tabi düşün düşün süre iyice yerlerde :D:D:D:D bütün bu kıskançlıklar, tripler, temiz aile kızı aramalar, etek boyu bluz askısı mevzuları özgüven eksikliğinden kaynaklanır, kendi yaradılışlarından gelen bir güven değildir bu, dışardan temin edilen bir güvendir, kaynağın varlığıyla var olur, kaynağın yokluğu ile yok olur.

  9. Geri bildirim: Meme, popo ve fikfik.gif « Tamamen Atıyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s