Sinema bu deyil!

Şimdilerde anlıyorum ki, sinema bir değişim geçiriyor ve ben geri kafalı kaldım bu değişim karşısında. Tamamen atıyorum CG teknologisinin gelişmesiyle mesela, insanlar daha çok “görsel şölen” derdine düşmüş. Görüntü güzel olsun, efektler şahane olsun da gerisi hikaye.

Geliniz bakınız, son günlerin olay yaratan filmi Avatar’a. Princess Mononoke‘nin insan-doğa ilişkisi, Kurtlarla Dans ve Pocahontas‘ın Kızılderili-Beyaz adam ilişkisi ve Matrix‘teki sanal gerçekliği alıp bir filmde harmanlayan bu filmimiz herkesi kendinden geçirdi de, bende bir kıl kıpırdatamadı nedense.

Neymiş efendim, o ne güzel bir dünyaymış. Arkadaşlarıma da dediğim üzere, botanik anlamda, evet, şahane. “Acadamy Award for Best Botanics” varsa alsın mesela o ödülü, hak eder. Yani ormandı, bitkiydi, börtüydü, böcekti harika olmuş, evet. Bi lafım yok, bak.

Ama tamamen atıyorum da, iş hayvanata gelince mesela, karakter tasarımları çuvallıyor bence, zira bitki örtüsündeki doğal duruş, hayvanların hiçbirinde yok. Hepsinin ultra çirkin olmalarını geçtim, baya bağırıyorlar: “Melaaaabaaa! ben computer grafikim” diye. Doğal değil. Hiç değil. Bu anlamda Yüzüklerin Efendisi’nin dünyasını tercih ederim, çok afedersiniz. Ayriyeten, motion capture ile şeydilen mavi şirinlerimize gelince, onların da hareketleri tutuk. Akıcı değil. İnsan gibi değil. Yine bir Gollum, bu anlamda daha başarılı bana sorarsanız.

Ama neymiş, o nasıl güzel bir dünyaymış. Yok ye. Ulen 300 filminin hepsi CG, gayet de güzel üstelik, hiç kimsenin “şahane film” dediğini duymadık. Neden? E öncelikle, baya baya boktan bi film çünkü. Ama ne var bi de biliyo musunuz? Oradaki CG fantastik bir dünya değil, gerçek bir dünya yaratmak için kullanılmış. O yüzden de kimse “görsel şölen” geyiklerine girmedi bence. Bu filmde fantastiko madrid bi durum var ya, herkes öldü bitti.

Hem her şeyi geçtim ben de, bir filmden tek beklentiniz güzel resimlere bakmak mı? Yani bu filmin konusu baya baya klişe lan. James Cameron yine görsel efektlerin ihtişamı altında,tabiri caiz ise cheesy lafların ve kof hikayelerin tuzağına düşmüş. Yani bu konu, yapıldı lan daha önce bin kere. Nesinden etkilendiniz bu kadar? Dünya üzerindeki tüm o tarz kabileler zaten doğayla iç içe yaşar, yeni bi şey mi bu? Bunu vurgulamak için mi tüm bu şaşa? Hadi canım. Kandırıkçı bir film resmen bu.

Bak sinirleniyorum, görsel efektlerin gelip de sinemanın sinemalığını almasına, insanların gözünü boyayarak hikayenin gücünü, içe dokunurluğunu ikinci plana atmasına, fosforlu, parlak renklerin iyi bir oyuncunun sahnede yarattığı büyüyü yok saydırmasına gıcık oluyorum.

CG de CG… Eskiden CG mi vardı beeeeeeee? Ama eskiden de güzel filmler vardı, şimdi dayayalım grafiği, konuyu siktir edelim. Çok gıcık.

Hele o 3D saçmalığı yok mu… Bak ona girmek bile istemiyorum. Ulan insan film seyretmeye gidiyo, midesi bulanıp, gözleri acıyarak çıkıyo. Resmen dünyası şaşıyo 3 saatin sonunda, insanlar da bunu “vayyy filme bak, balyoz etkisi” yaptı olarak alıyor. Hayır efendim, o filmin etkisi değil,kendinizi çamaşır makinesine atsanız, yine aynı etkiyi elde edersiniz bak size söyliim. Anahtar sözcük: Santrifüj.

Yani evet, sonuç olarak, klişe bir hikaye, vasat oyunculuklar, bence başarısız karakter tasarımları ama harikulade arka planlar ve enfes bir dünya. Hah işte avatar bence budur. Görsel dünya olarak çok bayılmış olabilirsiniz de, rica edicem bir sinema başyapıtı muamelesi yapmayın yahu. Tamamen atıyorum bak, Guguk Kuşu’nda Jack Nicholson’un yürek burkan oyunculuğu veya ne bileyim, Humprey Bogart’ın Casablanca‘daki sigarası ya da Matrix’teki kafa kırdıran hikaye örgüsü… Ahan da sinema budur.

Yanlış anlamayın, CG’ye karşı değilim ama sadece CG de değil olay, rica edicem. Bu filmin efektsiz hali hiç de bu kadar olay olmazdı, ki nitekim kaçınız Kurtlarla Dans’ı “gelmiş geçmiş en iyi film” olarak nitelendiriyorsunuz? Değil çünkü, değil. Bu film de öyle. Gelmiş geçmiş en iyi grafik dünya? Belki ama en iyi film? Hayır değil işte, değil.

Ayrıca basbaya çirkinler işte, o dev şirinler.

Sonuç olarak, 10 üzerinden 5.5’tan 6 verdim, o da sizin güzel hatrınız için.

7 thoughts on “Sinema bu deyil!

  1. ben de eleştirilmeyi göze alıp bir kaç kişiye aynı yorumu yapmıştım. ve eleştirildim de. avatar eski teknikle çekilmiş filmlerin kötü bi kolajı gibi. star wars 3’te ormanda geçen savaş sahnelerini, gırla filmde bulunan seçilmiş adam figürünü, biraz jurassic park, biraz alien, final fantasy devrimini falan da eklemek lazım yukardaki listeye. yıllardır yaptığım inadı bi kenara bırakıp cnbce’de yeni jenerasyon star warsları izliyorum iki pazardır. uğradığım hayal kırıklığını anlatamam. sanki star wars diil de, star tv’de 16:30da başlayan dandik bilimkurgu çizgi filmler gibi. biz eski kafalar oturup bi 77 model analog star wars dan aldığımız hazzı bu animasyonlardan alamayacağız anlaşılan. anca çocuklar tav olur böyle bilgisayar oyunu tadında görsellere. 3 boyut desen, 3 saat boyunca topu topu adamın ayağına takılıp üstümüze sıçrayan bi taş dışında bi numara da göremedik. arzın merkezine seyahat bile daha başarılıydı o konuda.
    plastik oldu herşey plastik.

  2. Evet ben de öyle düşünüyorum ama azınlığız sanırım :) Çok dayak yiyorum çevremden avatarı sevemedim diye ehehehe.

  3. birisi sonunda “gerçeği” söyledi:) sonuna kadar katılıyorum. inşallah sinemada böyle yeni bi akım yaratmaz bu film.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s