Aşık olunası şehirlerim…

Gezmeyi, yeni yerler görmeyi severim. Her gittiğim yerde de sevecek bir şey bulurum genelde. Tamamen atıyorum birinin yemesini-içmesini, birinin şirinliğini, birinin kültürünü, birinin güzelliğini, birinin insanını… Gidip de sevmediğim yer çok azdır bakın. Bir şehre adım attığımda, o şehri sevmek üzere yürürüm ben sokaklarında. Bu minvalde ne yaptıysam ısınamadığım tek yer herkesin sevgilisi, Barselona oldu sanırım, neden bilmem… Dediğim gibi, her şehre şans veririm vermesine de körkütük aşık olduğum şehirler yine de bir elin parmağını geçmez. Aşk bambaşka bir şey çünkü.

Hani çok iyi, çok şeker çocuk diyip de beraber olmadığımız adamlar vardır. Aynı frekansta değiliz dediklerimiz… Ya da ne bileyim, tamamen atıyorum,her şey harika da elektrik yok dediklerimiz. Bir de ağzına sıçanlar vardır ya hani. Gördüğünde içini titreten. Gözlerinde derinlikler saklayan. Karanlık bir yanı olan ama içini eriten.

Aynı şey işte şehirlerde de.

Bak tamamen atıyorum, İstanbul öyle şehirlerden biri. Ağzına sıçar sıçar, sonra bir Boğaz’ıyla her şeyi unutturur ama içinde yaşayınca yorgun bir aşka dönüyor o iş, artık Boğaz da kesmiyor bir süre sonra, tek istediğin bu seni mahveden şehirden kaçıp gitmek oluyor. Yine de dışardan, başkaları için konuşursak, İstanbul aşık olunası bir şehir kesinlikle.

Benim diğer şehirlerime gelince… Sanırım 3 şehir, aklımı başımdan alabildi bugüne kadar. Adımımı attığım an salağa döndüğüm San Juan (Puerto Rico), daha görmeden, sadece hakkında duyduklarımla meraktan beni öldüren, görür görmez kendine aşık eden Berlin ve sanırım kan çektiği için, hüznüyle, ortak geçmişimizle Sarajevo.

Güzeller güzeli Prag (ki kalbimde ve hayatımda yeri ayrıdır ama çok iyi bir dost gibi daha çok), romantik ve karanlık Paris, fazlasıyla şişirilmiş Roma yok mesela listemde… Benim aşık olduklarım, daha çok güzelliğinin yanında çirkinlik barındıran şehirler , gecekondu mahalleriyle, çirkin yapılarıyla. çöpleriyle, yıkık dönük binalarıyla da var olan şehirler. Hüzün mü bende aşk etkisi yaratıyor bilemiyorum ama evet, bir şehrin hüzünlü, karanlık bir yanı varsa bana da bir haller oluyor. Aşk hayatımda da mı böyle bir incelemeliyim.

“Sevgilim” şehirleri ayrı ayrı yazılarda anlatacağım sanırım, burada kısa kısa geçmek istemem. Bu da ona giriş yazısı olsun… Hayatımın aşkı Berlin’e beni götürmediniz ya socialtrippin, sizin de alacağınız olsun! :P

2 thoughts on “Aşık olunası şehirlerim…

  1. merabalar,
    5posta okurken sagdaki blog onerilerinden birine tiklayim dedim en sonuncu oldugu icin de buna tikladim ve acilir acilmaz da gozlerimin onune daha iki hafta once gordugum, fotografini cektigim manzara geldi. Berlin ve Sarajevoya gitmedim ama kendi tecrubelerime dayanarak San Juan’in benim en sevdigimi birakin sevdigim sehirler arasina girmesi bile zor maalesef. 4 gun kaldigim San Juan’i cok begenmedim acikcasi ancak 4 gun de bir sehiri hakkiyla tanimanin da mumkun olmadigini biliyorum. Isla Verde ve Condado’da kaldim, Old San Juan’i gezdik, araba kiralayip cevresini, tropik ormanini falan gezdik ama nedense cok tat vermedi bana San Juan. Ben de kendi sehirlerimi soylerek noktalayim bu postu: Istanbul, Paris ve New Orleans.

  2. Selam serkan…
    Tabii her şehir kişiden kişiye farklı etki yapabiliyor. San Juan’ı gördüğüm an kanım ısınmıştı neden bilmem. Sadece San Juan da değil aslında, tüm portoriko… Belki o zamanki modumla da ilgilidir kimbilir :)
    New Orleans’ı görmedim, Amerika’da en çok görmek istediğim şehirdi. Göremeden döndüm. Severdim diye tahmin ediyorum orayı da.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s