Kız çocuklarının gazabı

Sevgili günlük, ben ayrıca çok espritüelimdir biliyor musun? Mesela dün, kafama böcek atan çocuğun annesi bana kızınca, arkadaşıma dedim ki: ‘Anasına bak, oğlunu alma!’

Hah aferin deniz sana, iyi bok yemişsin. Espriye de gel. Alla belanı vermeyesice. Utanıyorum lan bunu okurken.

Takdir edersiniz ki, bu günlük yazımın tarihi tamamen atıyorum ama 1600’lü yıllar filan, ben takribi 9 -10 yaşlarında olmalıyım, ilkokul 3, bilemedin 5.

Benden hoşlanan bi çocuk var o dönemde, kafama böcek atarak aşkını belli ediyor. Ben ise erkeklere gıcık olma safhasındayım. Ve tabii ki o yaştaki tüm kız çocukları gibi gıcıklık ve uyuzluk ana özelliğim.

Nerden aklıma geldi bu? Aslı’cığımın koyduğu şu videodan. Bir geçmişe dönüp, kendimi hatırladım ve hatırlamamla birlikte tiksindim kendimden ossaaat.

Samimi söylüyorum, 9-14 yaş arası kız çocuklarına konuşmama şartı getirilmeli. Yareppim bu nasıl bir gıcıklıktır, bakın kendimi de hiç tenzih etmeden söylüyorum.

Erkek çocukları ayı mayı ama en azından şirincene, kızlar pre-teen dönemde bir felaketler. Bir böyle ukalalık, bir uyuzluk, bir yukarıdan bakmalar, komiğim sanmalar… Ohhh bebek. Oysa ki iyice miniminicikken, komik elbiseleri içinde ne tatlı oluyorlar, oluyorduk biz kızlar… Sonra ne oluyor da, hangi devre yanıyor da böyle olunuyor?

Misal bakın, tamamen atıyorum da geçenlerde en sevgili iki arkadaşıma bi yazı yazmıştım, hatırlarsınız. Şimdi ben bu yazıda bahsi geçen iki kızı sittin senedir tanıyorum, dolayısıyla birbirimizin en iğrenç dönemlerini de biliyoruz maalesef. Bak tamamen atıyorum, mütemadiyen biriyle kavga edip, diğerine sevgi dolmuşum o zamanlarda. Bir günlük dolusu karaktersizlik ispatı var elimde bu nedenle:

Selam günlük, bugün bunu daha çok sevdiğime karar verdim.
Sevgili günlük, yok yanılmışım, öbürünü seviyormuşum.
Günlük merhaba, ben son kararımı verdim %60 bunu, %40 bunu seviyorum. (Daha sonra üstleri çizilmiş, oranlar 3 kere değiştirilmiş, nihayetinde fifti fiftide karar kılınmış).

Rezillik! Tabii ki bir tek ben değilim gıcık olan, hepimiz ama hepimiz son kertede gıcıktık o dönem. Bak tamamen atıyorum, yaş 11, okula minik bir oyuncak bebeğimi getirmişim, çok da anormal bi şey değil esasen, bir de miniminicik bir bebek, anahtarlık boyutunda, nolur yani getirdiysek? Olmaaaz, getiremezsin!

Zaten ben bir sene erken başladığımdan, sınıftaki herkesten 1 yaş küçüğüm ya, mütemadiyen bana bebek muamelesi yapılıyor o dönem… İşte o yazıda methiyeler düzdüğüm manyak kadınlardan biri geliyor yanıma: “Aaa bebek mi getirdin, ne şirin! Ben de küçükken oynardım.”

Ben eziliyorum, büzülüyorum o dakka, diyemiyorum ki: “Lan tarraaaaam, yaşın kaç başın kaç! Biz 11’sek, sen de 12’sin, ne küçükkeni?” Onun yerine, bir daha bebeğimi getirmiyorum hiçbir yere. Ah ulen ah, ben küçükken çok ezdiniz la beniii!

Ne bileyim, sonra yine tamamen atıyorum, başka bir arkadaşım var. “Tan gazetesiiii!” diye benimle dalga geçiyor, ona attığım nutuğu bugün bile unutmam. “Bak, Tan gazetesi ayıp şeyler basıyor ve yalancılık yapıyor. Sen bana ve annemle babama ayıpçı ve yalancı mı demek istiyorsun?” Bu akılcı ve rasyonel nutuğun sonunda da tabii ki küstük. Hatta kendisine verdiğim kalemlerimi geri aldım. Evet evet, resmen al kalemlerini, ver kalemlerimi yaptık. Ne var?

Böyle yani, alla insanları kız çocuklarının gazabından korusun. Neyse ki büyüyünce şahane yaratıklar oluyoruz da unutuyor insanlar bu iğrençlikleri. Ahahah.

Ve evet, bittabi ki bi gün çocuğum olursa, kızım olsun isterim. Ne olacağdı?

3 thoughts on “Kız çocuklarının gazabı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s