Özünü yemişim, bize bi şey olmasın

Düşünüyorum da, hayatta en kıl olduğum laflardan biri “özünde iyi” lafı olsa gerek. Kıl olmak demeyeyim de en manasız, en boş ama nasıl boş, bulduğum kalıp bu. Özünde iyi. Bi sigtir git layn.

En nihayetinde, etrafta tamamen atıyorum da”Hırsss hırsss, dünyayı ele geçiricem ve ele geçirip ne bok yicem bilmiyorum ama geçircem ve herkesi öldürecemmphh” diye dolaşan tipler yok. Onlar çizgi roman hilesi arkadaşım ve buna paralel olarak, adı üstünde 2 boyutlu. 3. boyuta geçtiğinizde karakterlerde az biraz motivasyon, bi alt yapı, bi birikim, bi karakter arkı, bi bi şey gerekiyor. Kötü olmak için kötü olunmuyor. Eh oradan da öze çok inersen elbette ki kimse gerçek kötü olmuyor…

Yani tabii ki her kötünün arkasında, onları kötülüğe iten bir takım sebepler mutlaka var. Kimisi için çocukluk, kimisi için aşk, kimisi için kompleks ama var. Kasarsan görmesi, bulması da zor değil, anlaması da kolay ama sırf bu sebepler var diye “özünde iyi argadaşım” diyerek, kötü davranışları kabul etmek… İşte o, mümkün değil.

Hayatta sonuçta herkesin problemleri, travmaları var ama bazıları bazı şeyleri yapmıyor, bazılarıysa yapıyor. Ben ise ahlaklı olmak ve ahlaksız olmak, iyi olmak ve kötü olmak arasındaki çizgileri işte burada çok net bir şekilde çekiyorum. Hata yapmaktan elbette ki bahsetmiyorum, herkes hata yapabilir, zaaflarına yenilebilir ama işte amaçsızca, sırf içinde bir yerlerde kıpraşan bir takım komplekslerin, zaafların var diye insanların hayatına müdahale etmek ya da ne bileyim tamamen atıyorum kimi ne duruma düşürdüğüne dönüp bakmamak… Yooo yooo, almayayım mersi.

Bence hayatta “iyi” kalabiliyorsan iyisindir, kendine, kafandaki şeytanlara yenilip çevrendekileri, sırf o çıkarlar ve zaaflar uğruna üzüyorsan da, kimse kusura bakmasın ama sokmuşum öyle öze, bana ne özdeki iyilikten eğer hiç dışarı çıkmayacaksa?

Mesela tamamen atıyorum, adam geliyor bir şekilde ağzına sıçıyor. Neymiş çok seviyormuş, ondan hınçlanmış, şundanmış bundanmış. Aslında özünde iyiymiş. Hadi be. Biz sevmedik mi? Sevdik de biz niye yapmadık? Bi duruş, bi prensip, bi humanistlik olur yahu bünyede, özümde iyiyim ama kışkırtılınca coşuyorum diye bi şey mi olur? Geç sen o özü bir kalemde, neticeye bakalım.

Bunlardan mütevellit, özünde iyi şeyinin “ay düşünemediiiim” türünden yahut ne bileyim “sorun sende değil bende” minvalinden ya da haliç’in altında yatan altınlar konseptinden bir safsata, bir ne bileyim, palavra, bir kılıf, bir idiotloji (idiot – idiot – idiotloji!) olduğunu düşünmekteyim ben şahsen. Şehir efsanesi yani. Zira özünde iyiysen, sözünde de iyisindir. Onu şeydiim, bunu dürtiim, buna bilmem ne yapiim diip diip de sonra kimse bana özlükle gelmesin. Yerler.

Yani ona bakarsan seri katillerin hepsinin çocukluğu, istismar ile, şiddet ile, taciz ile filan dolu. Ne diyelim yani? Şunu mu:

“Tamam milletin kafasında çivileri çakıyor zevk için, böbreklerini kızartıp yiyor, kulaklarını zarfa koyup polise gönderiyor ama özünde, valla bak, çok iyi insan, bi tanısan, sen de çok seversin!”

Hadi lennnnnn!

Not: Foto için Barb‘a, PuCCa’nın kitabı çıktığı dönemde anlamsızca çirkin, ucuz, haset dolu ve belden aşağı saldırılarda bulunanlara da bu yazıya ilham verdikleri için teşekkürler.

One thought on “Özünü yemişim, bize bi şey olmasın

  1. Ben de hep şunu derim her insanın içinde biraz kötülük vardır…Önemli olan iyiliği baskın çıkarmak- kendi kendine öğrenilebilir, zor değil. Ama kötü diye nitelendirilebilecek insanlar, iyi olmak istemiyor. Bu kadar net. Sonra da dediğin gibi özü iyiymiş safsataları, why should I care?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s