Mürekkep ve kardelen

Her yerinde “sakın bana dokunma” yazıyordu ama sen duramadın, değil mi?

Gördüğün en güzel adamdı çünkü o. Tertemiz, iyi, dürüst, mert. Delikanlı derler ya hani, sözlükteki karşılığı gibiydi o adamçocuk.

Onu sevmeden duramazdın, değil mi? Onu hayatına alıp, onu sevip, güya koruyup, sarıp, sarmalayıp onu öldürmeden, tertemiz bakışlarına gölge düşürmeden duramazdın değil mi?

Tamamen atıyorum da sevgi her şey edebiyatı filan yapıyorsun ya hani, madem öyleydi, senin o çok “modern” sevginin onun gibi eski zaman naifliğinde bir adama vereceği zararı neden görmek istemedin?

Aklım başımdan gitti diyorsun, düşünemedim diyorsun, benim olsun istedim diyorsun. O tertemiz bakışlar sadece bana öyle baksın, aksın, çağlasın…

Ne bencilsin.

Onu kimselerle paylaşmak istemeyecek kadar sevdin de, onu ona zarar veremeyecek kadar, kendinden bile koruyacak kadar sevemedin işte. Yeteri kadar sevdin ama o çocuğa yetmezdi yeteri kadarlar. Yetmedi diye kızdın, oysa o, ölüyordu orada.

Sevseydin, gerçekten sevseydin onu, gitmesine izin verirdin. Vermedin.

Aşk her şeyi halleder, çözer dedin, güçlü olmak filan dedin durdun tehlikeli sularda dolaştığınızı bildiğin halde. O gücü hep o tatlı çocuktan bekledin, sense seviyor olmakla yetindin sadece. Seviyor olmak dediğim de hayatını alt üst etmesine belli ölçülerde izin vererek, tamamen alt üst edebileceği kadar yakınına almayarak. Öyle sevmek işte. O inandığı her şeyi senin uğruna feda etmişken, sen sadece potansiyel olarak feda edebileceklerini düşündün, düşündükçe de bunaldın. Ve o bunalmışlığını anlamadığı için yine ona kızdın.

Düz düşünürdü o. Dümdüz. Sen bütün karmakarışık teorilerin ve senaryolarınla, güya onu ikna ettiğini sanarken, esasında kendini ikna etmeye çalışıyordun ona gitmemen, gidememen konusunda. İnanmıyordu, anlamıyordu o. “Seni seviyorum, sen neredesin?” diyordu sadece. Öyleydi çünkü o. Mertti, dürüsttü, delikanlıydı. Sense, değildin.

Ondan uzak durman gerekirdi, o herkes gibi bir adam değildi çünkü. Ama işte durmadın olduğun yerde. Duramadın. Yetmedi aldığı darbeler, daha daha dedin. Benim olsun o dedin, zaten senindi de yetmedi işte. Tam 8 yerinden bıçakladın onu bir yaz gecesi. 8. Dört duvar arasında, 8 darbe. Son nefesini verdiğini ne o, ne sen farkettiniz.

Çok garip bi şey diycem bak şimdi ama seni kardelenlere benzetiyorum, biliyor musun?

Bir erkeğe söylenecek laf mı? Değildi belki ama durduk yerde, seni bile şaşırtacak şekilde, içinden kopup gelmişti bu sözler çünkü öyleydi o. Narin, az bulunur, zor bulunur, beklenmedik bir yerde karşına çıkan, gördüğün zaman hayran olacağın, önce korumak sonra yanına almak isteyeceğin, yanına aldığında ise ölecek, kırılgan ve özgür bir ruh. Biliyordun işte, biliyordun ona vereceğin zararı ama göz yumdun çünkü onu kendine istiyordun.

Bencil!

İstediğin oldu aslında. O tertemiz bakışlar bir tek senin olabildi sadece çünkü senden sonra kirlendi o gözler, gölgelendi, ışıltısı gitti. O tertemiz adamı öldürdün sen, yerine yaralı, güvensiz bir adam bıraktın. O güzel adam artık aynı adam olmayacaktı, seni sevmiş “o” adam olmayacaktı. O adam artık yoktu, belki bir daha hiç kimse görmeyecekti o adamı, yerinde kırık dökük, acımasız, bambaşka bir adam vardı şimdi… Sana bile bir daha asla öyle bakmayacaktı o adam…

Ne bekliyordun ki? Hele ki tüm darbeleri, göğsünü açıp korkusuzca aldıktan sonra, senin hala kendi küçük hayatın uğruna onu sattığını görünce elbette ki değişecekti. Sabırla onu anlamanı bekleyip, anlamadığını gördükçe elbette ki pes edecek, vaz geçecekti beklemekten. Sormaması gereken soruları sormayı elbette akıl edecekti. Ve akıl ettiğinde, bir daha ne sen, ne de o eskisi gibi olmayacaktınız. Nesine şaşırıyorsun ki?

Sudaki bir mürekkep damlası gibi onun o berrak, tertemiz hayatına sızdın, inandığı her şeyi kirlettin, hayallerine tekme vurdun, sonra da çektin gittin. Üstelik onun kızgınlığına bile izin vermedin, yine zorladın, sana duyduğu güveni nasıl da boşa çıkardığını gözüne gözüne soktun. Cinayet mahaline dönen bir katil gibi tekrar tekrar döndün ona, gel dedin, gel de öldürdüğüm şeye sen de bir bak. Gelmek istemeyince, kızdın, zorladın.

Anlıyor musun şimdi?

Sen onun bakışlarındaki gölgesin. Kalbindeki kesiksin. Aşka ettiği küfürsün. Onun saflığını, masumiyetini 8 bıçak darbesiyle alıp gidensin.

Başkalarının izlerini taşıyan bir adamın aşk sözcüklerinde kendi yansımanı görüp, o tertemiz adama ne yapmış olduğunu anlıyor musun şimdi? Anlıyorsun da ne değişiyor? O adam eskisi gibi olur mu? Verilen zarar, verilmedi mi? O güzelim adam sen ona dokunduğun için sonsuza dek değişmedi mi?

Bugünlerde sana verilen zararları geriye bakıp, tekrar oynatıyorsun ya hani, sen de o güzel adama bir bakacaksın, sayende eskisi kadar güzel olmayan o adama. Ha sonra hatırlayacaksın, evet, herkes ektiğini biçiyor hayatta…

Şimdi, içinden tamamen atıyorum, umarım mutludur, umarım birilerini yine öyle seviyordur gibi düşünceler geçiyor ya hani… Yine bencilsin. O döngünün kırılmış olmasını sadece o sorumluluğu almamak için istiyorsun. O adamın kırgın bir adama dönüşmemiş olmasını, o adam için değil, kendin için istiyorsun. Kendi korkuların, hesapların, cesaretsizliğin yüzünden harcadığın ve tüm bunların faturasını yine de kendisine ödettiğin o adamı şimdi anlıyorsun da ne oluyor, zamanı geriye alabilecek misin?

Ne çok, ne gerçek sevmişti o adam seni. Hayatında gördüğün o en güzel adam. O en temiz adam.

Beraber yürüdüğünüz yollarda, o parkta, o bankta, için eziliyor ya hani hala, bazen filmlerdeki gibi anlık flashbackler yaşıyorsun ya hani tamamen atıyorum, o odaya dair, ettiğiniz kavgalara, söylediğiniz sözlere, saatler süren telefonlara dair ve gözlerin doluyor ya hani… Hak ettin sen tüm bunları. Katlan o kadarına da. Senin de cezan, o güzel adamı sonsuza dek kaybetmiş olduğunu bilmek ve öyle bir adamı özleyip durmak…

2 thoughts on “Mürekkep ve kardelen

  1. Geri bildirim: Tweets that mention Mürekkep ve kardelen « Tamamen Atıyorum -- Topsy.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s