Give me joy. Flash.

“Popüler olana burun kıvırma” hastalığıyla ne kadar dalga geçsem de, popüler bir hastalık olduğundan ben de yakalanabiliyorum zaman zaman. Nitekim sittin senedir, Chuck Palahniuk’a bir ilgi ve alaka göstermemiş olmamı başka bir şey ile açıklayamıyorum. Tamamen atıyorum Nick Hornby’i mesela popüler olmazdan evvel keşfettiğimden olacak, kendisine olan hayranlığımı her fırsatta dile getirmekten hiç gocunmam da kalkıp bir Palahniuk okumamışım. Neden arkadaşım, bu neyin inadı, hasta mısın?

Give me denial.
Flash.

Neyse, nitekim günlerden bir gün, “iyi ya aman tamam, okuycam, neymiş görelim” diyerek kendime, Chuck ağabeyin (bundan sonra abimdir, kankamdır zira! laf etmeyin!) Invisible Monsters isimli kitabını aldım. Ve aldığım gibi de “amaan yeaa, sonra okurum” diyerek bir kenara attım. Böyle bir küçümseme hali içindeyim yani, bu kadar beğenilen bir adam ne kadar iyi yazıyor olabilir ki, amaaan filan diyorum. Öyle bi salak kafa.

Give me self-absorbed egocentric babble.
Flash.

Sonracıma efendime ne söyleyeyim, dün sabah, can sıkıntısı filan, okuyayım şunu dedim. Okumaz olaydım!

Give me detached existentialist ennui.
Flash.

Ulan Chuck, o ne biçim yazmaktır arkadaşım. Sİnirim bozuldu, dünden beri Palahniuk aşağı, Palahniuk yukarı, başka bir şey düşünmüyorum. Hayır bak, şahane karakterler, rengarenk bir dünya ve süper saykodelik olay örgünü geçtim… Geçmedim, sonra gelicem yani de… bunların ötesinde, yarappim o nasıl güzel bir kalem? Nasıl güzel bir dile hakimiyet? Nasıl ya? Nasıl? Nasıllllllll???

Give me a break.
Flash.

Yani her şeyin ötesinde, o uslup öldürdü beni resmen. İngilizce biliyorsanız, kesinlikle ama kesinlikle, İngilizce’sinden okumalısınız! O sert cümleler, o attitude sahibi satır araları, o muziplikler, o kara mizahlar, İngilizce’nin havalılığa teşne yapısıyla o kuul dil kullanımı. Yarappim sen aklımı koru!

Resmen orta yerimden çatlayacağım. Yani bir insan dili bu kadar mı seksi kullanır! Ahahay çift anlama gel! Töbee!

Give me adoration.
Flash.

Uslubu geçeyim diyeceğim, geçemiyorum ayrı, o kadar aşırı güzel geldi ki bana… Orgazmik! Yani herhalde ben kendim de yazmayı seven bi insan olduğumdan buna bu kadar takıldım, bi de ben o tarzı sevdiğimden böyle kafayı üşütecek hale geldim sanırım. Yani işte kısa, sert, net bir uslup ve ritim… O kadar düz, o kadar sert ve gerçek bir dil ama sanki yağ gibi, şiir gibi uleyn, akıyor da akıyor, o nasıl bi ritim, o tekrarlar, o kelime oyunları… Ay ağlıcam.

Give me emotional whining bullshit.
Flash.

Neyse, bu sefer geçtim uslubu… Geçtim de nereye geldim? Kurgu. Arkadaşım öyle bir kurgu nasıl yapılabilir? Resmen paragraf paragraf bir başa, bir sona gidiyorsun. Bölümlerle değil bak, paragraflarla. Nasıl olur, nasıl yaparsın, nasıl? Yani bunu nasıl yazarsın?

Give me wonder, baby.
Flash.

Yani bakın şimdi, iyi kitap okumak başka… Bir sürü harika, şahane kitap var. Ama bazen, bazı şeyler karşısında, bizim tamamen atıyorum, piramitler karşısında, stonehenge karşısında duyduğumuz hissi duyuyorum: “Nasıl yaaa? Nasıl yaptın bunu?” hissi.

Give me rampant intellectualism as a coping mechanism.
Flash.

Yani mevzu kitabın iyiliği, hoşluğu değil, bazı şeylerin nasıl yapılabildiğini anlamıyorum. Ahan da bu kitaptaki kurgu da öyle. Lost dizisi de öyleydi ama onu bin kişi beraber yazdıklarını öğrenince rahatladım. Ne bileyim, tamamen atıyorum Charlie Kauffman’ın senaryoları da öyle. Hayal gücüne hayranlığın ötesinde, hakikaten bir adamın paragraf paragraf zaman içinde atladığı bir kitabı teknik olarak nasıl yazdığını, nasıl planlayabildiğini bir türlü anlayamıyorum!

Give me understanding.
Flash.

Neyse… Özetle uslup güzel, kurgu da güzel, anlayacağınız. Evet, tamam sakinleştim biraz şimdi. Konuya gelirsek, konu herkese göre değil pek. Karanlık tabii Palahniuk’tan beklendiği üzere (kitaplarını okumadıysak da filmlerini seyrettik canıım siz de!), karanlık ama değil de bir yandan. Almodovar’ın eski “Sinir krizinin eşiğindeki kadınlar” dönemini hatırlattı bana. Ağır konular, sert gerçeklikler, seks, çatışma, bunalım, kaza, ölüm ama bir curcuna, bir şaşa, bir renk… Öyle acaip işte. Karanlık ama komik. Bir de öyle sert ki! Ah işte kara mizah, canımsın! Hastasınızım.

Give me brutal honesty.
Flash.

Konuyu özetlersek, güzel manken kızımızın yüzü bir kaza sonucu deforma oluyor. Cinsiyet değiştirme smeliyatını bekleyen bir travesti ve bir başka arkadaş ile bir road trip’e gidiyorlar. O sırada çeşitli dolandırıcılıklar, entrikalar, sürprizler… Konu bu dedim ama değil. Anlatılmaz yaşanır, öyle bir şey.

Give me amazement.
Flash.

Ha ben kurgu ve dilden, konuya gelemedim bile nerdeyse ama konu da güzel yani. Bazılarına biraz fazla gelebilir sürprizler, konu da ağır bulunabilir belki ama işte Almodovar gibi dedim ya. Bana herhangi bir şey fazla filan gelmedi o yüzden. Filmi çekilecekmiş diyorlar, çekilmesin isterim, çok zor o ruhu yansıtmak. En azından Holywood bulaşmasa keşke, bir Fight Club değil zira bu, bambaşka bir kafa. Almodovar olur ama, güzel de olurdu. O bu kitabın ruhunu, kara neşesini, sert mizahını yakalayabilir gibi sanki.

Give me heart.
Flash.

Netice itibariyle, bir kitap okudum, hayatım değişti. Yazdığım hiçbir şeyi beğenmez hale geldim bir günden bir güne. Peeh alacağın olsun Palahniuk reyiz!

Give me a complete late-stage revision of my adult life.
Flash.

Saygılar, hörmetler, ellerinden öperim, sana soruşturma açan ellerse kırılsın uleyn. Bütün kitaplarını iki hafta içinde okuyup, bitiricem, bunca zaman beklediğim için affını dilerim. Saygılar abim.

Give me another chance.
Flash.

Not: Grafik roman seviyorsanız, burada Invisible Monsters’ın graphic novel versiyonu, tık tık.

One thought on “Give me joy. Flash.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s