Milimetrekare

Kocaman bir resmin önündesin, hatta tam dibindesin.

Ve o kocaman resmin dibinde durduğunda, sadece boyadaki çatlağı görüyorsun, fırça darbeleri gözüne çarpıyor. Mavilikler arasından kusursuz gökyüzünü değil de, kalınca sürülmüş garip mavi katmanları seçiyor gözün. Sanki o koca resim, sadece oradaki o detaymış gibi duruyor, o milimetrekarelik alandan ibaretmiş, ötesi yokmuş gibi.

Bir adım geriye git şimdi.

Alan genişliyor, çatlaklar yine gözüne çarpıyor belki ama o kadar batmıyor.

Bir adım daha.

O milimetrakarenin, tamamen atıyorum, resimdeki kadının elbisesinin koluna yerleştirilmiş düğme olduğunu anlıyorsun. O kadın kimdir nedir, düğme anlatmıyor, kadına ilişkin bir detay veriyor belki ama kimdir söylemiyor.

Bir adım daha.

Kadın da bir detay aslında, masada yenen bir öğle yemeğine ait bir kişi, oradaki diğerlerinden biri sadece. O yemek nedir, henüz bilmiyorsun. Çatlaklar görünmüyor ama artık.

Bir adım daha.

Bir adım daha.

Resmi görüyorsun şimdi. Kırların altında bir öğle yemeği bu. Herkes mutlu, herkesin keyfi yerinde, yüzü gülüyor. Mutlu, huzurlu, tatil gibi bir gün. Çatlak yok, fırça darbeleri kusursuz. Mutluluk var resimde.

Bunu daha önce neden göremediğine şaşırıyorsun belki ama o mutluluk
anını oluşturan çatlakları gördüğün için sevinebilirsin. Biliyorsun çünkü, her büyük resim binlerce küçük fırça darbesinden oluşuyor. Sonunda büyük resmi görebilmek için o darbelerin de tadını çıkarmak gerekiyor belki.

Gerekiyor gerekmesine de takılmayacaksın işte, o geri adımları atacaksın elbette, yavaş yavaş varacaksın tüme, hep bir sonraki adımı merak ederek, şaşırmaya hazır olarak gideceksin geriye ve göreceksin. Sonunda göreceksin. O resim, sen görmeye hazır olduğunda, orada olacak. Başını kaldırıp bakacaksın, bir zahmet. Fırça darbelerini nasıl incelediysen tek tek, o resme de öyle bakacaksın.

Ama biliyor musun? Resimden geriye sadece sende uyandırdığı o duygu kalacak. Huzursa huzur, mutluluksa mutluluk. Yıllar sonra o resmi hatırladığında kırmızı boyanın nasıl sürüldüğünü hatırlamayacaksın, sol koldaki düğmeyi de hatırlamayacaksın, hatta belki resmi bile hatırlamayacaksın. Hatırlayacağın tek şey o resme baktığında içine dolan huzur olacak.

Bu yüzden, başını kaldırıp bakacaksın şimdi. Boyanın nasıl sürüldüğünü
gördün, artık yeter, şimdi at o adımı geriye. Ve bak. Tadını çıkar. Zevkine var. Merak et. Ama gör. Resmin anlatmak istediğini gör.

Biliyorsun, o fırça darbeleri hep bahane. Her resim günün sonunda bir duygu yaratabilmeyi ister. O milimetrekarelik alanlar taşıyamaz ki resmin amacını.

O yüzden, hadi çocuğum.

Bir adım geriye.

3 thoughts on “Milimetrekare

  1. bazen bir kitap bazen bir blog yazısında şöyle hissediyorum.. tamamen atıyorum.. ben yazmış olmayı istiyorum .. duygularımı ya da düşüncelerimi böyle güzel ama baymadan.. net ve estetik.. /yazıda estetikolur mu.. olur bence/.. klavyeden süzebilmiş olmak.. dahası bazen yazanın çıktığı noktadan yola çıkıp.. aynen onun geldiği yere gelebilmiş olmayı istiyorum..

    bu yazı tam da ona örnek oluşturacak kadar.. sade ama ayrıntılı.. estetik ve keyifli olmuş…

    bayıldım =)

  2. atalet, çok hoşuma gitti bu yorum! insanın daha çok yazası geliyor böyle şeyler duyunca.
    güzel sözlerin için çok teşekkür ederim! :))

  3. Bazen bir resme bakarsın bakarsın bakarsın; göremezsin. Bazen de görmek icin ters dönmek gerekir, kimyasını bozmak olanın bitenin. Batılı ve Doğulu iki grup ogrenciye Mona Lisa’yi göstermişler ayrı odalarda. ne görüyorsunuz demişler. Batılılar, bir kadın var resimde diyerek bilinen resmi tarif etmişler. Uzak Doğulular resimde bir kır yeri gördüklerini ve bu kır manzarasının önüne bir kadının oturmuş oldugunu söylemişler. Bunu okuduğumda Mona Lisa’ya bir kere daha baktım ve ilk kez, resmin arkasında bir pastoralin varlığını görebildim. Benim hikayem de bu. yazı cok guzel. Her zamanki gibi efenim. Sizi izlemeye devam.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s