Gönderilmeyen mektuplar

Hemingway’e demişler ki bize kısacık bir hikaye yaz, o da durur mu, yapıştırmış cevabı:

For sale: Baby shoes, never worn.

Cukka. Nasıl da içe oturan bir cümle. Belki herkese başka bir hikaye çiziyor ama bir şekilde bir dünya, insanlar, mutsuzluklar, hayal kırıklığı yaratıyor. Şuncacık kelime nelere muktedir ya rab. Ya da tabii kelimeler değil de, esas olay yazanın kudreti burada.

Yazın yeteneği denen şey sadece bu değil mi aslında? Tamamen atıyorum da, süslü, ağdalı, bitmeyen cümleler kurmak değil yazarlık, güzel cümleler kurmak da değil. Ya da sadece o değil. Bunların yanında başka bir şeyler lazım işte. Bir şeyi en iyi anlatacak o imgeyi yakalayıp, çekmek. Kelimelerin en etkin kullanımını bulmak. Belki de önce biraz şair olmak lazım. Hiç şiir yazmasan da, az biraz şair olmak gerek iyi yazabilmek için. Bir kelimede fırtınalar koparabilmek, bir tamlamayla birilerinin böğrüne saplanı saplanıvermek için.

Gelin şair demişken, canım ciğerim Cemal Süreya’cığıma da bir bakalım:

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git 

Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.

Bak bu cümleyle, mutsuzum demeden, özlerim demeden nasıl anlatmış sevdiği kadının gitmesinin yarattığı hissi. Nasıl başarmış adam iki mısrayla, bir aşkın bitişinin uyandırdığı “onu bir daha göremeyeceğim” paniğini.

Yetmedi mi? Gönder dicey bir kuple daha:

Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların 

Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur 

Burada Cemal Süreya’nın sevdiği kadına duyduğu hayranlığı, aşkı, isteği, ingilizlerin “infatuation” dediği olayı böyle bir güçle anlatmayı başarmak için, millet sayfa sayfa roman yazıyor ulan.

Ah be.

Büyük adam. Büyük yazar. Büyük şair bunlar.

Öyle bir kudreti olan bir yazar olabilmeyi isterdim ben de ama ben, kısa yazamıyorum, dağılıyorum. Kimdi unuttum, “Kısa yazacak vaktim yoktu, o yüzden uzun yazdım” demişti bir yazar. Öyle tabii. iki kelimeyle anlatabileceğin şeyi üçyüz satırlık paragrafta anlatmak değil ki beceri. Kelimelerin gücünü öne çıkarmak, herbir kelimeyi tek tek sevip, öpüp yerleştirmek lazım o cümleye. Tasarruflu kullanmak, ekonomi yapmak lazım. Kelimeler güzel şeyler çünkü. Yan yana dizildiklerinde dünyalar yaratabiliyorlar, anlatılmaz şeyleri anlatabiliyorlar, bir bulmacanın parçaları gibi resimler çizebiliyorlar, iki farklı insanın elinde, iki farklı hikaye oluşturabiliyorlar.

“Gönderilmeyen mektup”

Bak, iki kelimeyle bir ufak hikaye yazıyorsun burada işte. Detayları bilmesen de, hissi anlıyorsun. Kırgınlık var belki ya da kararsızlık, bilinmezlik, söylenmemiş, söylenemeyen şeyler… “Yarım kalmış mektup” desen mesela, o hüzünlü. “Okunmayan mektup” acaba’lı. “Kokulu mektup” sıcacık.

Çok acayip şeyler bence bütün bunlar. Şaşırıyorum şahsen bazen.

Lolita, light of my life, fire of my loins. My sin, my soul. Lo-lee-ta: the tip of the tongue taking a trip of three steps down the palate to tap, at three, on the teeth. Lo. Lee. Ta.

She was Lo, plain Lo, in the morning, standing four feet ten in one sock. She was Lola in slacks. She was Dolly at school. She was Dolores on the dotted line. But in my arms she was always Lolita.

Bu da böyle bi dağınık yazı, kusura bakmayın ama canım kelimeler, tamlamalar, imgeler, metaforlar, teşbih-i beliğler, mürsel mecazlar sonuç olarak. Ne güzel şey bunlar, çıldırıcam.

3 thoughts on “Gönderilmeyen mektuplar

  1. madame de Staël demiş onu.. hem de mektubunda.. bayıldığım kadınlardan bi,ridir.. ve “Çok acayip şeyler bence bütün bunlar” bence de.. güzel ve çok keyifli şeyler bunlar

  2. tamamen tesadüfen, bugün okuduğum kitapta ‘kusura bakma zamanım az olduğundan uzun oldu mektup’ diyen Pascal’mış.

  3. Geri bildirim: Şiir gibi | Tamamen Atıyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s