Sizler bu yazıyı okuduğunuzda…

hello,world,wordpress,art,design,dots,earth-fd312a36c4d7523005f4a6afa64c050c_h

Şimdi ben düşündüm ki eğer 2 gün sonra kıyamet kopacaksa, şu blogdaki son yazım manalı bir yazı olsun. Ha diyebilirsiniz, kıyamet koptuysa kim okuyacak? O işler belli olmaz derim ben de o zaman. Belki tamamen atıyorum, kalan sağlar okuyacak, belki uzaylılar, kimbilir?

Yani sayın okuyucu, uzaylı ya da insan olman önemli değil, ama sen bu yazıyı okuduğunda bizler çok uzaklarda olabiliriz. Daha doğrusu eğer bu yazı blogdaki son yazı ise anla ki kıyamet koptu ve ben ya öldüm, ya da bir takım post-apokaliptik, ilkel koşullar altında, insan soyunu yeniden devam ettirmekle meşgulum ve daha fenası internetim de yok.

Ha son yazı bu değilse, o zaman problem yok, buralardayım, twitter’dan mention at, feysbuktan ekle canım uzaylı dostum.

Bu arada şimdi düşündüm ki, eğer ki kıyamet kopmaz da ondan bir iki hafta sonra ben es kaza ölürsem bir şekilde, gazeteciler burayı bulacak ve bu yazıyı görecek. Sonra da “Öleceğini hissetmişti!” manşetleriyle verecekler haberimi. Ben de kendilerine şunu söylemek istiyorum: Yok anacım, öleceğimi hissetmedim, kıyamet geyiğine katılasım geldi. Öte yandan bunu yazdım diye, öleceğimi hissettiğime iyice inanacaklar şimdi. “Öleceğini hissetmişti! Gazetelere direktif veriyordu!” Çok inception-vari bir açmazdayım. Ve biliyorum ki şimdi ben ne desem inanmayacaksınız sevgili gazeteciler? İyi o zaman şunu diyim ben: Atmayın o manşeti, başka bi şey yazın, reca ederim.

Neyse geyiği geçelim, insan son yazısında, uzaylılara veya yeniden üremeye çalışan post-apokaliptik bir topluma ne anlatır? Kendimi anlatsam, bunun onlara ne faydası olacak? Sanırım hiç anlamlı bir yazı bırakamayacağım benden geriye (bak tekrar söylüyorum, öleceğimi hissetmiş değilim!). Yine de galiba genel tonda, evrensel bir şeyler söylemek en iyisi olacak. Ama uzaylılara söyleyecek fazla bir şeyim de yok, sanırım onlar buraya kendi oturmuş düzenleriyle gelirler zaten. O yüzden bu yazımda insancımlara hitap edicem.

Sevgili “nasıl yapsak da tekrar eskisi gibi olsak” diye düşünen insanoğlu, sevgili Şirince’li; hayat kıyametten önce de çok iyi değildi, biliyorsun. Bu nedenle bu dünyada bir yaşama tekrar başlayacaksan, oldu ya arşivlerde kalmıştır, dindir, politikadır öyle bilgiler… Aman diyeyim onlara bulaşma. Başkaaa… Trafik diye bir şey vardı bizim zamanımızda, o da güzel değil. İstersen arabayı tekrar icat etmekle uğraşma hiç. Dünyanın ve kaynaklarının biraz içine sıçmış olabiliriz, bu arada, onun için de özür dilerim önceki insan soyu adına. Ben kendim, geri dönüşüm yapmaya çalışıyordum ama daha fazlasını yapabilirdim, yapabilirdik bence.

Öyle yani…

Başka ne diyeyim, çok götlük yapıyorduk birbirimize, sonra kıyamet koptu, hepimiz göte geldik. Yani işte, götlük neye yaradı? Onun yerine iyi insan olsaydık da en azından göte gelsek de mutlu gelirdik, daha iyi olurdu, olmadı. Belki sen becerirsin. Ego diye bir şey vardı bizde, bak onu da boşver. Diyelim bir şey icat ettiniz, tamamen atıyorum mesela tekerlek! Kendin öne atılma hemen ya, ne önemi var ki isminin böyle kıyametler koptukça, herkesle yok oldukça filan? De ki “Beraber yaptık, takım çalışması! Önümüzdeki icatlara bakıcaz! Şimdi de cep telefonu icat etcez!”

Ne olur ne olmaz, bir bu yazı kalır filan, siz de bunu böyle bir din sanarsınız, aman diyim. Sakın bu yazdıklarımı da şişirip, beni ulu kişi sanma, yolumdan gitmeye çalışma bak. Ben bildiğin ölümlü bir kişiyim, bir öğretim filan yok.

Son olarak şunu hatırlatmak isterim: Ölümlü dünya ya, hiçbir şeye değmez! Bol bol kitap oku (önce kitap yaz tabii senin durumunda, bizim kitaplar herhalde yok olmuştur, orada bir sürü güzel şey vardı bak, yazık olmuş), film seyret, müzik iyi bi şey, onu keşfet bak, nasıl mı? Ne bileyim taşları birbirine vur filan, öbürü bambu kamışları üflesin, anlayacaksın. Sonra o çıkan seslerle vücudunu salla, ayaklarını yere vur, ellerini çırp, o da güzel oluyor. Gerçi herhalde bunları biliyorsunuzdur zaten, sonuçta kıyamet öncesinde de vardınız siz, ama şimdi elinizde malzeme kalmamış olabilir diye diyorum. Bir de tabii siz bilen kuşaksınız da sizden sonrakiler ne olacak? Aktaracak çok bilgi var, öyle ya. Sonuçta küçücük Şirince, bir de Fransa’daki o köy. Hepi topu kaç kişi olabilirsiniz? Bilmemkaç kuşaklık bilgi birikimi, nasıl aktarılacak bir kuşakta? Bir de elde malzeme yok, her şey yıkılmış, gitmiş… Zor sizin de işiniz. Bu arada Tom Cruise bence biraz kolpa ya, onun dediklerini fazla dinlemeyin, scientology filan derse, aman diim, koşarak uzaklaşın. Ha bu arada size salak demiştik biz, Şirince’ye gittiniz diye, salak olan bizmişiz, pardon. Joke is on us, evet.

Bunların dışında takılmana bak, rahatına bak, fazla koşturma, ona buna karışma, seviş, eğlen, gül, ağla, güzel şeyleri atlama, hırs yapma, sevdiklerinin değerini bil, geç kalma, hayali şeyleri şişirip problem yaratma, tadını çıkar, mutlu ol.

Ha bir de internet diye bi şey var lan, süper!

Öptüm canım.

Bu yazıyı okuyan insan değil de uzaylıysa, onu da yeşil (yeşil di mi?) yanaklarından öperim.

Sevgiler, saygılar, world peace!

deniz.

Not 1: Müzik dediğim şeyi sana daha iyi anlatmak için düşünebildiğim en iyi örnek buydu sanırım:

Not 2: Öleceğimi hissetmedim!

2 thoughts on “Sizler bu yazıyı okuduğunuzda…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s