Aşkın sıvı hali

love,are,me,perfect,you,,-5cc6f8e288f383e9312b5b596aad4949_h

Bir ilişki ilk başladığında, karşındakini henüz çok da tanımazken ama ondan etkilenmişken, karnında uçuşan kelebekleri aşk diye tanımlamak biraz haksızlıktır aşka. Çünkü o kelebekler yepyeni ve umut vadeden bir şeyle karşılaşmanın heyecanıdır aslında sadece. Tamamen atıyorum, gelecekte gördüklerine, olabileceklere, kurduğun hayallere, ihtimallere dair bir ışıktır. Biraz da egosu vardır o kısmın. O insanı etkilemek, senden hoşlanmasını sağlamak için uğraşırsın. O insanı kafanda yarattığın hayallere ulaşmak için bir araç olarak görürsün ve kendin için istersin aslında o işin olmasını.

Öte yandan, kelebekler kısa ömürlü olur, doğru. Bu nedenle baştaki o kelebekler kısa sürede yok olur.

Bazen, karşındakinde gördüklerinin sadece kafanda yarattığın şeyler olduğunu anlarsın ve kelebekler yerine, içinde koca bir boşluk kalır. Pozitif illüzyonların sadece birer illüzyon olduğu gerçeğiyle yüzleşmektir bu. Böyle durumlarda ilişki de fazla yaşamaz zaten.

Bazense giden kelebeklerin bıraktıkları kozalardan yeni yeni kelebekler çıkar. Ve bence cicim aylarının, yeni flörtlerin, fiziksel çekimlerin heyecanıyla gerçekten aşık olmanın farkı tam da buradadır:

Gerçek aşk o kelebekleri yenileyendir.

Aşk bir döngüdür çünkü. Yaşadığın heyecanların, her an yenilenmesi. Bazı heyecanları bırakırken, yerine yenilerini bulmak. Pozitif illüzyonları pozitif fikirlere dönüştürmek. Karşındakine baktığında, hala ve hep seni etkileyecek bir şeyler görmek. Başta kurduğun hayalleri zaman içerisinde güncellemek ve yeni hayallerle heyecanlanmak.

Yani tamamen atıyorum ama cicim aylarının aşkı, aklına gelen ve bir kenara not ettiğin, bir süre her önüne gelene anlattığın ama hiç geliştirmediğin o şahane fikirse; gerçek aşk o şahane fikri sana yazdıran şeydir, her baktığında seni gururlandıran o kitaptır.

İşin bilimsel boyutuna gelirsek… Bazı çalışmalar, aşkın kimyasının ancak 1 ila 4 sene arasında devam edebildiğini savunuyor. Bundan sonra romantik aşkın yerini hayat arkadaşlığı türünden bir sevgiye bıraktığını söylüyor ve bitmeyen aşk yalan diyor. Öte yandan, yapılan yeni çalışmalar (mesela bu, şu ya da bu) kendilerini aşk dolu bir ilişkide olarak tanımlayan, uzun süreli çiftlerin de ilişkiye yeni başlamış insanlarla aynı beyin aktivitesini gösterdiğini, beyinlerinin benzer tepkileri verdiğini söylüyor. Yani bu çalışmaya göre bitmeyen aşklar var. Görünen o ki aşk konusunda bilimin de kafası karışık…

Tabii aşk tanımını da doğru yapmak gerek burada. Ya da belki iki şeyi birbirinden ayırmak. Şu yukarıdaki bilimsel çalışmaların birbirleriyle çelişkili görünmesinin sebebi de o ayrımda gizli çünkü.

Aşk dediğimiz şey nedir? Saçmaladığın, kıskançlıktan gözünün bir şey görmediği, güvensiz, her an karşındakini düşündüğün, onunla yatıp, onunla kalktığın saplantılı bir duygulanım hali midir illa ki aşk? Evet, ilişkilerin ilk başındaki duygular daha çok bu yöndedir ve bu saplantılı aşık olma hali tabii ki geçicidir çünkü insan metabolizması kendini korumaya meyillidir ve o saplantılı duygular, insan yaşamı için sağlıklı bir şey değildir. Bu nedenle de dedik ya, aşk dönüşür diye, işte o saplantılı cicim ay duyguları da zaman içerisinde dönüşür. Dönüştüğü şey ise aşk değildir diyebilir miyiz? Bir saman alevi olan cicim ay duygularından sonra; pekala da yıllar boyu sürebilen o dönüşmüş duygular aşkın bitmişliğine mi işaret eder illa ki? Huzurun olduğu yerde tutku ya da heyecanlar var olamaz mı yani? Aşkın evrimi illa ki; birbirine dokunmaktan imtina ettiğin, bir şeylerin eksikliğini hissettiğin, başkalarıyla olmanın hayalini kurduğun, karşındakine ise sadece bir dost olarak değer verdiğin tutkusuz, heyecansız, aşksız bir ilişkiyle mi noktalanır?

Bence hayır. Ama öyle düşünenler için garson, buraya acilen bir paradigm shift, lütfen!

Aşk bence sıvı bir şeydir. Tek bir tanımı, tek bir şekli yoktur. İçine girdiği kabın şeklini alır. Her gün değişir, gelişir, yayılır, artar, dökülür belki ama bu değişen formlar, bitiş demek değildir. Evet, elbette, ilk günlerin kıskançlıkları, birbirini tanımamaktan ileri gelen sorunları, özgüven krizleri, sürekli düşünme halleri birbirini tanıdıkça, birbirine alıştıkça değişir. Çiftler zaman içerisinde bunları geride bırakır ve daha sakin, daha huzurlu sulara yelken açar genelde. Bu; aşk, tutku, heyecan bitmiş demek değildir. Bu sadece aşkın form değiştirmesidir, yeni bir bardağa konmasıdır. Sadece bu.

Zira öyle olmasa, 80 yaşında hala birbirinin gözünün içine bakan o çiftler de olmazdı hayatta.

Burada önemli olan beraber olmaktan keyif almaya devam etmek, beraber yeni şeyler keşfetmek, tazelemek, tazelenmek, giden heyecanlar yerine yenilerini koyabilmek, elindekini yıkmaya değil yaşatmaya çalışmak ve aşka hak ettiği değer vermektir. Yani tamamen atıyorum, birinci günde, “beraber tatile çıksak nasıl olur” diye heyecanlanırken, beraber tatile çıkıp, o hayali gerçekleştirdiğinde, ondan sonrasını boşvermek değil; yeni tatillerin, başka yerlerin, farklı planların hayalini kurabilmektir; başta ufacık detaylarda gördüğün güzellikleri, sonrasında da hatırlamaktır mühim olan ve de aşkı yaşatan.

İnsanlar bunu yapabildiğinde, sahip oldukları aşkın sürekli yenilediği kelebeklerin, yeni flörtlerin sunduğu uçarı kelebeklerden daha büyük ve daha kalıcı bir heyecan olduğunu da görebilir bence. Ve böylesi bir heyecan içeren bir aşk, kusura bakmayın ama, cicim aylarının sunduğundan daha gerçek bir aşk tanımıdır.

Yani “her aşk biter” sinisizmine kapılıp, umutsuzluğa sürüklenmemek gerek. Her ne kadar günlük hayatın hayhuyuna kapılıp, elimizdekileri kanıksamaya eğilimli de olsak, aşk diye bir şeye sahipsek, ne kadar şanslı olduğumuzu farketmek gerek. Aşkı korumak, değerini bilmek gerek. Bir de tabii aşka inanmak gerek çünkü aşk kendine inanılsın ister. Diğer tüm tanrılar gibi… ;)

2013’te hepimize aşk olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s