Broca… Bir sevgi hikayesi!

tabela

Bu sefer vallahi tamamen atmıyorum, yüzde yüz gerçekleri anlatacağım sizlere!

Şimdi benim çok sevdiğim bir adam var, tamam mı? Çok sevdiğim adamın da çok sevdiği ve benim de çok sevdiğim bir kızı var. Sonra benim çocukken çok sevdiğim bir takım hikayeler var. Yalnız hikayeler çok sevdiğim Türkçe yerine çok sevdiğim Fransızca dilinde yazılmış ve biraz sevdiğim İngilizce’ye dahi çevrilmemiş. Peki ama bu durumda benim bu çok sevdiğim hikayeleri çok sevdiğim adam çok sevdiğim kızına nasıl okuyacaktı, nasıl anlatacaktı? Bu çok ciddi bir sorundu ve ben bu sorunu pek sevmemiştim.

Bu hikayeler neydi derseniz… Hemen ona da değineyim. İlk okuduğum Fransızca kitaplardan olan ve okuduğumdan beri çok güldüğüm Pierre Gripari klasiği, “Les Contes de la Rue Broca” isimli bir kitap bahsettiğim. İçinde musluktan çıkan periler, birbirine aşık ayakkabılar, konuşan patatesler, domates sosunda küçük kız yemek isteyen cadılar, kırmızı çoraplı devler ve daha bin türlü saçma ve şahane şey olan, mesaj kaygısız bir absürdlük yumağı bir kitap! Tam da çocukların bayılacağı türde bir şey yani! Ve Türkçe’ye çevrilmemeyi geçtim, İngilizce’ye bile çevrilmemiş yayınlandığı 1966’dan beri! Rusça, Çekce, İspanyolca vs. var ama İngilizce yok! Hayret ki ne hayret!

Neyse işte bu kitabın ortaklaşa anlayacağımız bir dilde çevirisini bulamayınca, çözümü çeviriyi kendim yapmakta buldum. Ne de olsa serde yazarlığımız da var yani hafiften. Eh ben de oturdum, bütün hikayeleri gizli gizli çevirdim, sonra kitaptaki çizimleri taradım, yerlerine yerleştirdim, A4 çıkış aldım, ciltlettim. En sonunda da geçtiğimiz senenin haziran ayında, Babalar Günü’nde Babalar Günü hediyesi olarak kendisine sürpriz bir kargoyla yolladım. Sadece ve sadece çok sevdiğim adam çok sevdiğim kızına çok sevdiğim hikayeleri okusun diye.

Böyle de romantik, böyle de tatlı bir insanım.

Ve fakat benim bu romantik atağıma eşdeğerde bir karşı atak geldi ve adam dedi ki: “Sen oturup bunları çevirir misin, ben de bunları basarım hulaaaaynnn!”

Şimdi bu atağın önemini anlamanız için bir not düşmek isterim: Kendim hep yazan ama yarım bırakan ve asla tamamlayamayan bir insan olduğumdan bir kitap yazıp üstünde adımı görmem, o kitabın raflarda yer alması benim için şu anda bir hayal. Karşımdaki adamsa kalkmış benim bu hayalimi gerçekleştirmek için uğraşıyor. Yazar sıfatıyla değilse de çevirmen sıfatıyla ismimi görmem ve bunun bana gaz vermesi için çalışıyor.

İşte bunlar hep sevgi arkadaşım!

Neyseee, adam bu yola baş koyuyor, Fransa’yla yazışmaya başlıyoruz, oradaki yayınevi diyor ki, “tamam, telif şu kadar, koşullar şöyle.” Bir anda iş gerçeğe dönüşmeye başlıyor.

Belli ki Pierre Gripari ve Broca Sokağı da bizi çok sevmiş çünkü her adımda, bir güzellik daha katıyor bize. Mesela çok sevdiğim adamın da bir hayalini gerçekleştiriyor: Adam, bir gün kitap yayınlamak hayaliyle yola çıkmış ama yolda bu hayalini hayatın gümbürtüsüne kurban vermiş online çocuk kitapçısı Kipitap için yayın evi sertifikası alıyor, böylece çok sevdiği kitapları çok sevdiği çocuk milletine ulaştırma hayaline bir adım daha yaklaşmış oluyor.

Çeviri tamam, telif tamam, yayın evi tamam… Sıra geliyor çizimlere. İstiyoruz ki, madem bu kadar canımızın içi bir projeye dönüştü bu, çok sevdiğimiz bir çizer tekrar resimlesin kitabı, iyice özelleşsin bu iş. Peki kim o çizer? Evet ya, Sadi! Tabii ki Sadi!

Sevgi çemberi genişliyor böylece… Sadi de okuyor hikayeleri, o da çok seviyor. Z. zaten artık ezberlemiş, o kadar seviyor Broca’yı. Böyle toplu bir sevgi yumağı oluşturuyor adetağ Broca, bildiğiniz gibi değil.

Sadi çiziyor, çizdikçe biz bayılıyoruz, resimler çok cici, sevmemek mümkün değil. Herkes birbirini çok seviyor, allam, ne mutluyuz. Üstelik Sadi de hep çocuk kitabı çizmek istemiş, al sana gerçekleşen bir hayal daha. Lamba cini gibi bir kitap bu Broca.

Tüm bu süreçte birbirimize çok sevgi dolu revizyonlar verip duruyoruz. Bazen sevgi dolu şekilde bunalıyoruz, geriliyoruz. Sevgi dolu imla hatalarını redakte ediyoruz, çizimlere sevgi dolu gölgeler ekliyoruz, dizgicimize kırmızı kalemle işaretlenmiş sevgi dolu düzeltmeler yolluyoruz.

Ama işte ne yapıyorsak sevgimizden!

Uzun lafın kısası, Broca Sokağı’na doğru bir Babalar Günü’nde başladığımız yolculuğumuz diğer bir Babalar Günü yaklaşırken tamamlanıyor. Broca Sokağı’mız çok çok yakında iki cilt olarak piyasaya çıkıyor! Kapakla ilgili birkaç revizyondan sonra resmen de baskıda! Oleleley! Şu ana kadar farkına varmadıysanız, söyleyeyim: Biz çok heyecanlıyız. Benim hayatımda ilk kitap çevirim, Sadi’nin çizdiği ilk çocuk kitabı, Özgür’ün yayınladığı ilk kitap ve ilk okuyucumuz da Zeynep… Hep beraber öğrendik, hep beraber bulduk yolumuzu düşe kalka. Nasıl heyecanlanmayalım ki?

Broca’yı okuyan yetişkin ya da çocuk herkesin hikayeleri bizim kadar seveceğini düşünüyoruz çünkü dedim ya, Broca lamba cini gibi, hayalleri gerçekleştiriyor. Hani tamamen atıyorum ama o zincir emaillerde yazar ya, bu mesajı okursan hayatın güzelliklerle dolacak filan diye, işte Broca da öyle bir saadet zinciri, böyle yumuş yumuş, sevgi dolu bir şey.

Dilerseniz Kipitap üzerinden şimdiden siparişinizi vererek, önsipariş dönemine özel “kitap henüz çıkmamış da olsa ben de sizler kadar heyecanlandım, çıkar çıkmaz okumak istiyoruuuaaaam!” indirimini yakalayabilirsiniz. Hatta önsiparişçi heyecanlı kitleye ekstra güzellik bile yaparız. Belki yazarımız artık yaşamıyor, çizerimiz de artık Türkiye’de yaşamıyor ama olsun, çevirmenle yayıncı burada! Kitabınızı biz imzalar, sevgi dolu kalpler koyarız! “Tamam ikna oldum, yeter, sus artık” diyenlere birinci kitap için buraya, ikincisi için şuraya tık s’il vous plait.

Yolu Broca’dan geçen herkesle bir gün buluşmak üzere. Her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan Broca!

Broca Sokağı Hikayeleri
Birinci Kitap ve İkinci Kitap
Yazan: Pierre Gripari
Çeviren: Deniz Tan
Çizen: Sadi Tekin
Yayınlayan: Özgür Poyrazoğlu
Okuyan: Z. Poyrazoğlu

Kalp kalp kalp. www.brocasokagi.com. Kalp kalp kalp.

TEMMUZ AYI İTİBARİYLE NOT- YAKINDA TANITIM YAZISINI EKLEYECEĞİM AMA BEN YAZANA KADAR BİLİN İSTERİM: KİTAP PİYASAYA ÇIKTI BİLEE!

3 thoughts on “Broca… Bir sevgi hikayesi!

  1. Deniz, sen ne harika bir kızsın. Kutluyorum. Tabii ki ilk müşteri(lerden) olacağım. Sevgiler. Nurşah Teyze:-)

  2. ne güzel ne güzell :) tebrik ederim..
    henüz bi çocuğum yok ama ben de alıcam kitabınız, “o”na o hikayeleri okuyacağımın hayaliyle :)

  3. Geri bildirim: Broca Sokağı çok seçkin kitapçılarda! | Tamamen Atıyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s