Ev alma, komşu al

grumpy-cat-8141_preview_zps9177ab07

Babamız yurt dışında olduğu için kedi meselesini ben halletmek zorunda kaldım. Oysa kedilerden de, kedi kokusundan da tiksinirim. Hele ki ölü kedi kokusu. Hoşlanmadığım şeyleri yapmak zorundayım çünkü ben bir anneyim. Korumam gereken iki güzel yavrum var. Ve onlar öyle canayakın, öyle iyi, öyle akıllı çocuklar ki… Biri henüz üniversitede. Diğeri ise yeni mezun oldu, şimdi ders veriyor. Konservatuarda ders veriyor. Sanat tarihi okudu çocuğum. Öyle de güzeller ki, allah onları nazarlardan saklasın. Çok çekemeyen oluyor bizi. Babamız da burada olmadığından, kadın başımıza bir sürü bela. Bu kedi meselesi de ondan oldu. Başımızda bir erkek olsa böyle olmazdı.

Kedi bizim eve girip duruyordu. Ben kedilerden nefret ederim. Onun yüzünden camı açamaz olmuştum. O kadına söyledim, kedine hakim ol dedim. Vallahi atıveririm dedim. Aman neymiş? Kediymiş bu, nasıl zapt etsinmiş, kaçıyormuş kapıyı, camı açık bulunca, tasma mı taksınmış? Gerekirse takacaksın tabii. Kedi alıyorsan evine, başkalarını rahatsız etmesine izin vermeyeceksin. Evime girip duruyor o mendebur hayvan. Çiş mi yapıyor bir yerlere, pis ayaklarıyla yatağımda mı geziniyor ben nereden bileceğim. Hem sonra mecbur da değiliz ya. Şimdi her taraf kan revan, temizle dur işin yoksa. Sahip çıkacaksın işte kedine, köpeğine. Kimse mecbur değil.

Ben üniversite bitirmiş kadınım, öyle buradaki bir sürü tip gibi, sabah akşam kafayı çeken zavallılardan değilim. İki tane pırlanta gibi çocuğum var. Onlar da üniversiteli. Bizler kültürlü, görgülü insanlarız. Hayvan sevgisini de anlarız ama senin özgürlüğün benimkinin başladığı yerde biter işte. Senin kedinin özgürlüğü benim evime girdiğinde son bulur.

Hayatta birbirine karışmaması gereken şeyler vardır. Ben bir kimyagerim, bunu benden daha iyi kim bilecek? Bazı şeyler karışmaz, su ve yağ gibi mesela. Bu mahallede de ben suysam, onlar yağ, hem de vıcık vıcık, yapışkan bir yağ. Burada oturmaktan nasıl nefret ettiğimi anlatamam.

Al şimdi de, temizle tüm bu kanları işin yoksa.

Kız eve gelmeden temizlemem lazım üstelik. Bu manzarayı görürse fenalaşır, çok hassastır yavrum. Hemen etkileniyor böyle şeylerden. O kadın yüzünden bir keresinde sınavına gidemedi. Ne çaçaron şeyse o kadın, kızıma bağırdı diye ne üzüldü ne üzüldü yavrum. Yani ne var arabasına geçerken hafifçe bir sürttüyse? Sonra da atlamış kızcağız, bir not bırakmayı. O dedikoducu komşular haber vermeseydi kapıya dayanıp da arabasındaki çizikler yüzünden kızımı üzemeyecekti. Neymiş efendim, 2500 lira masraf çıkmış da bilmem ne… Yalan, külliyen yalan! Ben okumuş etmiş kadınım, zamanımda mühendislik bölümlerinde öyle kızlar filan olmazdı. Ben o koşullar altında bitirimişim kimyayı, hem de bölüm ikinciliğiyle! Bilmeyecek miyim ufacık bir çiziğin ne kadar tutacağını! Arabası da araba olsa yani, o uyduruk Japon arabalarından… O arabanın kendisi etmez 2500 lira…

Tabii onun derdi başka, onu da anlamıyoruz sanıyor herhalde. Erkeksizlik başına vurdu iyice, bilmiyor muyum ben. Kadın resmen evimde çalışan ustaya göz koydu. Farkında olmadığımı sanıyorsa çok yanılıyor. Her gün evin önünden nasıl da kırıta kırıta geçtiğini görmüyor değilim herhalde. Çapkın göz süzmeler, laf atmalar… Bugünlerde iyice azdı zatan. Neyse ki babamız burada değil. Burada olsa, ona da hallenecek haspam. Gerçi babamız onun gibi içi geçmiş bir kadına bakmaz. O gün de onun evine tamirat yapmaya gitti, komşuluktan yani, yardım için. Ne işi olur yoksa o kadınla? Ha ama milletin ağzı torba değil ki büzesin. Konuşup duruyor tabii komşular, köylerinde öyle alışmış herhalde cahiller… Ben geçerken fısıldaşıp duruyorlar, yok babamız da ne tamirat seven adammış da bilmem ne. Sever benim kocam tamiratı, kendi evinde de yapardı. Şimdi sürekli yurt dışında olduğundan yapamıyor eskisi gibi, yoksa yapardı. O kadın da tek başına yaşıyor diye, genç kadın diye acıdı yani. Yoksa nesine baksın o kız kurusunun, o kadar beğenilecek bir şey olsa zaten bir alanı olurdu bugüne kadar. Koca memelerini o kadar açıyor, kıçına kadar etekleri giyiyor da hala bir kocası yok. Eee tabii, o entel dantel camialarda böyle işte bu işler, eğlenip atıverirler bir köşeye. Sonra bunlar da onun bunun kocasına sulanır. Neyse ki bizim babamızın o taraklarda bezi yok, varsa yoksa işi. ayın 20 günü yurtdışında zaten. Geldiğinde de bu kadınla mı uğraşacak.

Babamız burada olsaydı şimdi o kadına haddini bildirirdi. Pis kedisi eve girdi diye ben kan temizlemek zorunda kalmazdım. Ama yok işte, yine bir yerlerde. Biz de burdayız. Bu mahalleden nefret ediyorum. Eski sitemizde otururken ne güzeldi, orada komşularımız hep görgülü insanlardı, bunlar gibi değildi. Site yönetimine bizi kim şikayet etti onu bilmem, bence ev sahibinin bahanesiydi o bizi çıkarmak için, yoksa o kadar kültürlü insan benim gibi bir komşudan niye şikayetçi olsun. Olmaz tabii… Yine de keşke zamanında alsaydık o evi, çıkıp da bu cehennemin dibine gelmek zorunda kalmazdık. Hayır bi de kadın başımıza, iki kız ve ben. Bazen, burada unutulduk, bir rafa kaldırıldık da günden güne tozlanıyoruz gibi geliyor bana. Yok yok haksızlık ediyorum, babamız ne yapıyorsa bizim konforumuz için… Birkaç seneye bırakacak zaten işleri, o zaman rahat edeceğiz. Gerçi bu işe de girmeyecekti, 5 sene önce emekli olup deniz kenarında bir yere taşınacaktık, öyle diyorduk ama hayat tabii, planlar değişiyor, ekmek parası sonuçta.

Kızlar eve gelmeden şu kanları temizlemeliyim. Bu kediyi de nereye atacaksam. O kadın görmeden halletmek lazım. Altı üstü bir kedi işte, sokaklar kedi dolu ama o kadın olay çıkarırır. Öyle çirkef işte o….

İyi de ben gecenin bir körü önümden bir karaltı geçtiğinde nasıl korkmayayım. Nereden bileyim elimdeki süpürgeyle karaltıya vurduğumda onun kedi olduğunu da öleceğini. Bilerek yapmadım ya sonuçta, kaza işte. O da tutsaydı kedisini, girmeseydi canım eve. Hem altı üstü bir kedi yani. Ya ben korkudan kalp krizi geçirseydim? Bir kedi insandan daha değerli olamaz ya, bu ne cahilliktir.

Ölü kedi kokusundan da bu mahalleden de nefret ediyorum.

4

6 thoughts on “Ev alma, komşu al

  1. Cok Keyifli bir yazi olmus. Tebrik ederim. Blog firtinasi olusumundan sonradan haberim oldu.
    3.gunden itibaren yaziyorum.
    Blog firtinasi cok guzel bir hareket. Sizi Tekrar tebrik ediyorum.

    Umarim sizde bizim yazilari okuma firsati bulursunuz.

    Sevgiler,

    İgal

  2. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için hepinize.
    diğer yazıları da okuyabildiğim kadar okumaya çalışıyorum, o kadar güzel bir sürü yazı var ki…
    bu kadar katılım olacağını düşünmüyordum, demek herkes benim gibi fişekleyici bir şey bekliyormuş, işe yaradı bu olay, hepimize gaz verdi diye çok seviniyorum. ama işte hepsini okuyamıyorum, bazılarını kaçırıyorum, ona üzülüyorum :)
    olmadı fırtına bitsin, geriye dönüp dönüp okyacağız artık hepsini.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s