İş, güç, nikotin

lucklyluke

14 Mart 1872, Çarşamba, saat 23:57

Sevgili günlük,
Bugün yine bütün gün yollardaydım. Geçenlerde hapisten kaçan Billy the Kid’i hatırlarsın, onu yakalamaya çalışıyorduk. Neyse ki, akşama doğru onu buldum. Yine kumar oynamış, kaybetmiş, ödemeyince de kasabalılar katran ve tüye bulayıp, onu bir fıçıya koymuşlardı. Öyle fıçıyla aldım şerife götürdüm, dedim: “Bak koçum, bunun adı Billy the Kid, 7 düvelde aranıyor bu adam, kasabana gelmiş, kumar oynuyor, millet de bunu fıçıya kouyor. Sen orada oturuyorsun. Ne ayak?” Bön bön baktı yüzüme, sen de kimsin der gibi. Bu kasaba şeriflerinin hava cıvasından bıktım yemin ederim. Adamın başına 4000 dolar ödül konmuş, herif fıçıyla çöle bırakmış. Ben hediye gibi getirmişim, “al bunu götür, ödülünü al, kendine bir gofret alır, şu kasabadaki evleri restore edersiniz, bi şey yaparsınız o parayla” diyorum; mal mal bakıyor. Yani sen şimdi ne diye, ego savaşına giriyosun ki benle? Hayır istiyosan, git “ben yakaladım” de, namın yürüsün, o da çok umrumda sanki.

Bazen sıkılıyorum yani bu işlerden… Böyle küçük insanlarla uğraşmak filan. Bütün gün at üstündeyim zaten, kıçım başım ağrıyor, sonra bi de afra tafra. Hayır, şikayetçi değilim. İşimi seviyorum, sonuçta freelance çalışmak iyi bir şey. Karışanın yok, hesap soranın yok. Eh bizim sektör de dinamik sektör yani, her gün yeni birini ara, izini sür filan… Yani bir bankada çalışmayı istemezdim doğrusu ama ne kadar yalnız kovboy olsan da, bir yerlerde insanlarla uğraşmak zorunda kalıyorsun. Benim sosyal şeylerim o kadar iyi değil belki de bilmiyorum.

Bu kadar sinirlenmezdim belki bu salak şerife normalde ama biliyorsun, günlük, sifarayı bırakalı anca bir hafta oldu. İyi hoş da, samanı çiğne çiğne nereye kadar, insanın canı nikotin istiyor. Bugün bir vurdu yani, elim ayağım titredi. Belki ondandır asabiyetim.

Gerçi, yorgunum da biraz. Yani pazartesi Daltonlar, salı Kalamiti Jane, çarşamba bu… Daha hafta ortası yeni oldu, iş üstüne iş. Şöyle Düldül’ü, Rin Tin Tin’i filan alıp, gün batımına doğru koşturasım var yani he. Ne bileyim, bir yerlerde oturur, bir satranç oynarız, bir şey yaparız… Belki hafta sonu izin alır, kafa dinlerim biraz. Madem o kadar biliyorlar, yakalasın şerifler kendi suçlularını, banane ya.

Banane diyorum da, sonra iş başa düşünce ilgilenmeden de duramıyorum. İşkolik olmak da zor be günlük…

Ah, ama bak bugün komik bir şey oldu, yine bir yerlerde birileri altın buldum diye sevinçten çığlık çığlığa koşturuyordu. Gittim baktım, tabii ki altın değilmiş, bir ısırıkta anladım. Neyse adama bir şey demedim, biraz daha sevinsin, yazık. En sonunda öğrenecekler herhalde gerçek altınla alelade metalin farkını anlamayı. Onu da ben mi öğreteyim yani.

Bi de şeyden telgraf geldi, bir gazeteden…Wells Fargo’nun bir arabası yine soyulmuş mu ne… Doğru düzgün korumayı bir beceremeyorlar şunu, ben de olmasam napıcaklar bilmiyorum. Neyse yarın oraya gidip bir bakıcam, kimmiş neymiş… Daltonlar hapiste olmasalar, onlardır diycem ama o da olamaz, kim yaptıysa bu seferkini… Neyse, sabah bakarım artık, uykum geldi, yatayım ben. Salak Rin Tin Tin de havlayıp duruyor, neyse derdi. Çişi geldi herhalde de zaten dışarda yatıyor, hala daha niye dışarı çıkarılmayı bekliyor bilemiyorum. Öfff… En iyisi bi gideyim bakayım şuna ben, sonra da yatayım artık.

Yarın görüşürüz tek dostum, canım günlüğüm! Kalp kalp kalp.

Red Kit.

blog firtinasi23

2 thoughts on “İş, güç, nikotin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s