Fırtınanın ardından…

firtina2

Aralık ayında hep beraber güzel bir gaza geldik, blog fırtınası diye. Her gün yazacaktık, ödevler filan, biliyorsunuz… Bir de utanmadan ilk taşı da ben atmıştım hani.

Sonra ne oldu? Ben 23. günde bir anda duruverdim.

Derler ki, bir şeyi 21 gün yaparsan o alışkanlık olur. E hani noldooo? 23 yaptık, sonra fıss…

Üstelik de böyle yavaş yavaş sallama da değil ha, 23. güne kadar her gün yaz, son hafta birden sırtını çevir. Artık bilmiyorum niye öyle oldu, 24. günün ödevini sevmedim nedir, ondan sonra da içimdeki obsesif devreye girdi belki, o günü tamamlamadan diğerlerine geçemedim filan… Bir de yapamayınca küstüm sanki, kalkıp bir toparlama yazısı bile yazmadım. Saçma yani.

Neyse geç olsun güç olmasın, toparlama yazımız burada dursun.

Özetle blog fırtınası’ndaki başarı oranımı, 4 haftada 3 haftadan, 100 üzerinden 75 olarak belirledim. Bu da ne yapar? C+ filan mı, not olsa? Eh işte, öyle bir şeyler, ortalamanın üstünde ama hedefin altında.

Genel olarak yazılan yazıları da takip etmeye çalıştım. Gözlemlediğim kadarıyla ilk hafta herkes iyi gitti. İkinci hafta biraz dökülmeler başladı. Üçüncü haftada ise her gün yazmalar yerini arada bir yazmalara bıraktı sanki. Dördüncü haftaya gelenler olduysa onları tebrik ederim.

Yine de bence genel olarak güzel bir gaz verdi herkese. Ödevler bazen biraz zorlasa da, iyi bir motivasyon oldu sanki. Burda yaptığım anketçikte cevapların %44ü 3-4 ayda bir yapalım demiş. Bakalım… Ben kendime kızdım biraz bitiremedim diye, belki 6 ayda bir daha mı iyi olur acaba diye düşünmüyor değilim… Neyse, durun bakalım, belki geçer kızgınlığım. Belki de eksik yazıları fırtına gibi değil de, önümüzdeki günlerdeki yazıların konusu şeklinde tamamlarım.

Öyle işte, katılanlara, gaz verenlere, yorum yapanlara, okuyanlara teşekkür! Ve koca bir kalp! Ben kimseye not veremem, herkesin kendine verdiği söz başka, blog fırtınası’na katılma motivasyonu başka… O nedenle siz yazı performansınızı kendiniz değerlendirip notunuzu kendiniz verirsiniz elbet. Ondan sonra da “evet daha sık yazmalıyım” ya da “abartmaya gerek yok, ayda bir yazı iyi böyle” gibi bir karara da varabilirsiniz.

Blog fırtınası bir şeyleri fişeklediyse, özlediğiniz bir şeylere geri dönmenizi sağladıysa, hoşunuza gittiyse, güzel yazılar yazmanızı ya da okumanızı sağladıysa ne güzel işte. Zaten başka da bir amacımız yoktu, biraz canlanalım, silkelenelim istemiştik. O anlamda evet, bana iyi geldi. İlk 23 gün, hoş bir mutluluklar hissettim içimde, yazdığım sadece blog yazısı da olsa her gün yazmak iyi geldi kesinlikle. (sonra birden bırakmamın hissettirdiklerine tekrar girmeyeceğim!) Size de iyi geldiyse, ne ala, yine yaparız! Bu sefer 30 günü de tamamlarız umarım hep beraber. Hem belki katılan blogları ve yaptıkları ödevleri daha kolay takip etmemizi sağlayacak bir teknik altyapı şeydersek hayat daha kolay olur. Sonra sanal plaket veririz bütün ödevleri tamamlayanlara filan. Ben bir araştırıyım bu konuyu, evet evet.

Neyse işte, bitirdiniz bitirmediniz, ellerinize sağlık. Bir dahakine görüşürüz.

Lanetli 23 ya! Bak hala sinirleniyorum düşündükçe!

dec

Not: Blog fırtınasına ilk başladığımızda “arkasından reklam çıkıcak, marka çıkıcak kesinnn!” diyen komplocu skeptik şirinler, online mısınız? :P

One thought on “Fırtınanın ardından…

  1. Ben de 16 mı 17 post mu ne yazdım sonra bıraktım, son hafta ülke de karıştı millet twitterda ülke batırıp çıkarırken, paralel devlet kurup bozarken kimse öykü yazmaz/okumaz diye mi düşündük nedir? :) Ben öylece bıraktım ama katıldığım günler çok keyifliydi, teşekkür ederim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s