Sıvı-Katı-Gaz

water-footprint

Deniyorsun, çok uğraşıyorsun, gerçekten ta içinden bir yerlerden istiyorsun, deniyorsun, canla başla çabalıyorsun. Olduğun yere uygun değilsin belki ama uydururum diyorsun.

“Yer eğilip bükülmezse ben bükülürüm, sığarım oraya bir yere. Yeter ki orada durun siz de, gitmeyin bir yere, ben uyarım, sorun yok. İçimdeki taşkın yanı alır bir kaba koyarım, dalgalarımı zapt ederim, dökülmemek için uslu dururum, kaçmamak, uçup gitmemek için üstüme bir kapak örterim. Uyarım yani ben, sorun yok.”

Ama için dışın çok bir senin. Şeffafsın hani. En ufak toz taneciği görülüyor bir bakışta. Bulanık olsan, kapalı olsan, çamurlu olsan kimse tozu umursamazdı, kimse o tozu fark etmezdi ama sen o kadar cam gibisin ki bir toz tanesi batıyor. Uysan ne yazar, uymasan ne? İçindeki tozu nasıl engelleyeceksin?

“Engellerim, gerekirse süzerim kendimi, filtrelerim, defalarca süzerim, defalarca filtreden geçiririm, defalarca arınır, defalarca temizlenirim. Siz yeter ki orada durun biraz daha, gitmeyin bir yere, ben sizin için arınırım, sorun yok.”

Zor seni taşımak, için dışına sığmıyor, bir anda taşıyor, bir anda kırılıp dökülüyorsun, ele avuca sığmıyorsun, ne yapacağın belli değil, gelin çok, gitin daha da çok.

“Soğuturum içimi o zaman. Kaskatı dururum isterseniz. Daha tahmin edilebilir, daha kolay taşınır, daha kolay olurum. Siz bir durun da orada, ben kendimi soğuturum.”

Olmaz ki öyle, çok soğuk öylesi, biz seni böyle sevmedik ki. Hem o akan halini özleriz.

“Ama bakın böyle de güzelim.”

Değilsin. Soğuksun.

“Ama bakın, burada çıt çıkarmadan dururum. Bazen ihtiyacınız olur hem bana, içiniz ferahlar sakinliğimden.”

Çok soğuk böyle. İndiricen o duvarları bir kere. Akıp gitmek lazım hayatta.

“Ama ben akıp gidince kızdınız. Donup kalınca kızdınız.”

Sen de nerede nasıl davranman gerektiğini bileceksin işte. Bilemiyorsan git burdan.

“Giderim ben, sorun yok. Siz yeter ki durun orada, ben kalkar giderim. Duvarlarımı indirir, dalgalarımı bastırır, sanki hiç olmamış gibi olurum. Sanki hiç yokmuş gibi giderim. Bir bakarsınız ki hiç iz kalmamış ardımda. Sonra çok uzaklarda bir yerlerden selam yollarım size, belki bir an için duyar gibi olursunuz sesimi. Kokmam, bulaşmam, giderim, kaçarım. Hiç olmamış kadar giderim. Ben en iyi gitmeyi bilirim.”

blog firtinasi25

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s