Tagged with aşk

Slyvia, Ted ve Assia

Slyvia, Ted ve Assia

Blog fırtınası geçmiş hayatınız filan demiş, ben geçmiş hayatımda kimdim bilemiyorum, bu konu üzerinde fikir de yürütemiyorum şu anda. Beni boşverip, başka birilerinin geçmiş hayatından söz etmek istiyorum. Kahramanlarının hepsinin bugün ölü olduğu bir hikayeden… Uzun zamandır rafımda duruyordu “Slyvia” filmi, fırsat bulup seyredememiştim. Çok seneler evvel okuduğum “Sırça Fanus”un yazarı, 30 yaşında intihar ederek … Okumaya devam et

Broca… Bir sevgi hikayesi!

Broca… Bir sevgi hikayesi!

Bu sefer vallahi tamamen atmıyorum, yüzde yüz gerçekleri anlatacağım sizlere! Şimdi benim çok sevdiğim bir adam var, tamam mı? Çok sevdiğim adamın da çok sevdiği ve benim de çok sevdiğim bir kızı var. Sonra benim çocukken çok sevdiğim bir takım hikayeler var. Yalnız hikayeler çok sevdiğim Türkçe yerine çok sevdiğim Fransızca dilinde yazılmış ve biraz … Okumaya devam et

Aşkın sıvı hali

Aşkın sıvı hali

Bir ilişki ilk başladığında, karşındakini henüz çok da tanımazken ama ondan etkilenmişken, karnında uçuşan kelebekleri aşk diye tanımlamak biraz haksızlıktır aşka. Çünkü o kelebekler yepyeni ve umut vadeden bir şeyle karşılaşmanın heyecanıdır aslında sadece. Tamamen atıyorum, gelecekte gördüklerine, olabileceklere, kurduğun hayallere, ihtimallere dair bir ışıktır. Biraz da egosu vardır o kısmın. O insanı etkilemek, senden … Okumaya devam et

Neyse ki…

Neyse ki…

Yaşlandıkça batıl inanç sahibi bi insan oldum. Tamamen atıyorum, bir nazar, negatif enerji fobisi geliştirdim ki evlere şenlik. Üstüne zaten yapımda olan karamsarlık, kendini suçlama ve çeşitli endişeler eklenince, tam bir şahanelik yumağı oldum. Misal son dönem endişelerimden birinin adına “4 aylar paniği” adını verdim. Bu 4 aylar fobisi iki aşamalı bir fobi. İlk aşamada … Okumaya devam et

Kahpe felek

Kahpe felek

Otobüste yanıma oturduğunda, elinde benim en sevdiğim kitap vardı. Benim. Başkasının değil, benim. Dedim ki, bu bi işaret. Gülümsedim. Gözleri güzeldi. Sakallarının arasında, tek tük kızıl teller vardı. Neden sevdiğimi bilmediğim garip şeylerden biriydi. Hoşuma gitti. Yine gülümsedim. Tişörtü solmuş bir siyahtı, o kadar solmuş ki fümeye kaçıyordu. En sevdiğim tişört rengi. Bir de omuzları … Okumaya devam et

Mürekkep ve kardelen

Mürekkep ve kardelen

Her yerinde “sakın bana dokunma” yazıyordu ama sen duramadın, değil mi? Gördüğün en güzel adamdı çünkü o. Tertemiz, iyi, dürüst, mert. Delikanlı derler ya hani, sözlükteki karşılığı gibiydi o adamçocuk. Onu sevmeden duramazdın, değil mi? Onu hayatına alıp, onu sevip, güya koruyup, sarıp, sarmalayıp onu öldürmeden, tertemiz bakışlarına gölge düşürmeden duramazdın değil mi? Tamamen atıyorum … Okumaya devam et

Benden selam söyleyin bütün x’lerime…

Benden selam söyleyin bütün x’lerime…

Bir kadını elde etmeyi onu yatağa atmakla, o kadının uğrunda döktüğü gözyaşlarıyla ölçen küçük adamlar, bir kadını gerçekten elde etmek ne demek bilemezler. “Bu da bana aşık” adamları, “aha bunu da, bunu da götürdüm” adamları, geç bunların başarı olmadığı gerçeğini kavramayı, kolay elde edilmiş “başarıların” başarı olmadığını bile bilmezler. Bazen bir kadını elde etmek, onun … Okumaya devam et

Aşık olunası şehirlerim…

Aşık olunası şehirlerim…

Gezmeyi, yeni yerler görmeyi severim. Her gittiğim yerde de sevecek bir şey bulurum genelde. Tamamen atıyorum birinin yemesini-içmesini, birinin şirinliğini, birinin kültürünü, birinin güzelliğini, birinin insanını… Gidip de sevmediğim yer çok azdır bakın. Bir şehre adım attığımda, o şehri sevmek üzere yürürüm ben sokaklarında. Bu minvalde ne yaptıysam ısınamadığım tek yer herkesin sevgilisi, Barselona oldu … Okumaya devam et

Günaydııın!

Günaydııın!

İnsanın kafası allak bullakken ya da tamamen atıyorum duygusal olarak bir dengesizlik hali içindeyken, o insanlara izin verilmeli, git kardeşim, kafanı dinle gel filan denmeli zira normal bi insan gibi işlevini yerine getiremiyorsun. Lakin adına depresyon denen salak şey, hapşuruk, tıksırık yapmıyor lanet olsun ki. Yapsa yapsa göz yaşarması, onu da kimse kaale almıyor. Hiç … Okumaya devam et

Bi bilezik, bi lanet, bi de adam

Bi bilezik, bi lanet, bi de adam

Tamamen atıyorum hani Ortaköy’de filan satılan o salak saçma bilezikler var ya, işte onlara dair bir hikayeymiş meğersem bu. Bir dilek tut dediler ya sana, o gün bileziği koluna takarken… Ne zaman ki kopar, o zaman dileğin gerçekleşecek diye büyük büyük konuştular ya hani… Hah işte o bilezik. Güldün hafiften o gün, iyi ya, dedin. … Okumaya devam et

Aşk dediğin salaklık

Aşk dediğin salaklık

Aşk acaip bi şey. Tamamen atıyorum mesela, hasta oluyorsun, bir adam sana çorba yapıp, ateşine bakıyor, iplemiyorsun da bir başka adam sen parmağını kesince, elini tutup bir yara bandı taktı diye için gidiyor, o yara bandına bakıp bakıp eriyor, bitiyorsun. Tamamen atıyorum, bir adam sana her gün aşk dolu gözlerle bakıp, aşk sözcükleri fısıldıyor, yüreğine … Okumaya devam et

Pastanede aşk başkadır

Pastanede aşk başkadır

Okuyacağınız bu hikayecikteki kişi ve olayların hepsini tamamen atıyorum. Her gün geçtiğim sokakta bir pastane var. Sık sık gidiyorum, sabahları bi limonata içip, bir poğaça alıyorum. Günlük bir rutin oldu benim için bu ne zamandır, uğramazsam eksik kalıyorum. Bir gün pastanenin önünden geçerken, bi adam görüyorum. Adam gözlerimi alıyor, bembeyaz bir gülümseme, ışıl ışıl gözler … Okumaya devam et

Yanlış sipariş!

Yanlış sipariş!

Şimdi bak, ben bu ara karma mevzusuna taktım kafayı tamam mı şekerfarelerim? Hani diyorum ki, geçmişte çok leş var, bir ah aldık, başımıza ne geliyorsa bugün ondan geliyor. Tabii esas mevzu kırılma noktasını (veya noktalarını) bulmak, o ahın orijinine ulaşmak… İşte bu yüzden tam da “My name is earl” kafasında takılıyorum bu aralar. Tamamen atıyorum, … Okumaya devam et

İçimi kıydın ıssız adam…

İçimi kıydın ıssız adam…

Peşin peşin uyarayım, spoyler var. sonra bozuşmayalım. okuyacaksanız kendi rızanızla okuyun yani, kağıt imzalatcam sorumluluk kabul etmem diye. neyse başlıyoruz: Gittik gördük ıssız adamı. pek de ıssız değildi gerçi, hınca hınç kalabalık bir salonda izledik. E peki nedir? Film işte. 6 bucuk veririm 10 uzerinden (ki bol not verdim bence). Ne bayildim, öldüm bittim, ne … Okumaya devam et