Tagged with çocukluk

Dünyanın en güzel yolu

Dünyanın en güzel yolu

Gitsem diyorum, şöyle bir uzaklara… Ama çok uzaklara, artık gidemeyeceğim kadar uzaklara… Mesela bundan belki 25-30 sene öncesinin Ankara’sına. Orada anneannemi bulsam, tutsam elinden Kuğulu Park’a gitsek yine. Orada kuğulara baksam ben, büyüdüğümde göremeyeceğim gibi görebilsem kuğuları, sanki çok acayip, hiç rastlanmayacak şeylermiş gibi hayretle hani. Biraz ekmek atsam sonra onlara, biraz daha baksam, anneannem … Okumaya devam et

İvme

İvme

11 – 12 yaşında olmalıyım. Annem ve babam Fransızcam gelişsin diye beni Fransa’da bir yaz kampına yollamış. Ama öyle Fransız olmayan çocukların gittiği bir dil okulu değil bu, Fransız çocukların gittiği, sporlu, aktiviteli bir yaz kampı. Tek yabancı benim yani. Yalnız sporu seçerken babamın gazına geldiğimizden yelken kampı seçmişiz, başka bir aktivite yok, sadece yelken … Okumaya devam et

Simbiyotik

Simbiyotik

Diyelim, tamamen atıyorum, çok eski bir arkadaşınız var. Neredeyse birbirinizin bebekliğini biliyorsunuz, beraber büyüyorsunuz. İlk başarıdan ilk okula, ilk aşktan son aşka, ilk mezuniyetten ilk terfiye her ilk’te yan yanasınız. Ne yapacağını bildiğin günlerde de, kafasının allak bullak olduğu günlerde de, mutluluktan havalara uçarken de bunalımın dibine vurmuşken de hep orada duruyorsunuz, bir kahve ya … Okumaya devam et

Kız çocuklarının gazabı

Kız çocuklarının gazabı

Sevgili günlük, ben ayrıca çok espritüelimdir biliyor musun? Mesela dün, kafama böcek atan çocuğun annesi bana kızınca, arkadaşıma dedim ki: ‘Anasına bak, oğlunu alma!’ Hah aferin deniz sana, iyi bok yemişsin. Espriye de gel. Alla belanı vermeyesice. Utanıyorum lan bunu okurken. Takdir edersiniz ki, bu günlük yazımın tarihi tamamen atıyorum ama 1600’lü yıllar filan, ben … Okumaya devam et