Tagged with hikaye

Hastalıkta sağlıkta…

Hastalıkta sağlıkta…

…Külkedisi ile prens evlenmişler. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım… Yoo yoo bir dakika, bu masal burada bitiyor mu yani? Ya sonra ne oluyor? Hiç kavga edilmiyor mu, hiç kıskançlık yok mu, Külkedisi pms olup prensi kaprisleriyle delirtmiyor mu? Oluyordur elbet. Hiçbir peri masalı peri masalı olarak bitmiyor kş. Bitiyormuş gibi yapıyor sadece. periler, pespembe mutluluk … Okumaya devam et

Ev alma, komşu al

Ev alma, komşu al

Babamız yurt dışında olduğu için kedi meselesini ben halletmek zorunda kaldım. Oysa kedilerden de, kedi kokusundan da tiksinirim. Hele ki ölü kedi kokusu. Hoşlanmadığım şeyleri yapmak zorundayım çünkü ben bir anneyim. Korumam gereken iki güzel yavrum var. Ve onlar öyle canayakın, öyle iyi, öyle akıllı çocuklar ki… Biri henüz üniversitede. Diğeri ise yeni mezun oldu, … Okumaya devam et

Koca kalp, kırık kalp

Koca kalp, kırık kalp

Bir varmış, bir yokmuş… Ülkenin birinde güzel mi güzel bir çocuk yaşarmış. Bu çocuk dal gibi, upuzun boylu, çok yakışıklı bir çocukmuş, güldü mü gözlerinin içiyle güler, baktı mı gözlerinin içine içine bakarmış. İçi de dışı da ayrı güzel, bir güzel çocukmuş bu yani… Çocuğun bir de güzel mi güzel annesi varmış, annesi oğluna baktıkça … Okumaya devam et

Broca Sokağı çok seçkin kitapçılarda!

Broca Sokağı çok seçkin kitapçılarda!

Efendim şurada anlatmış idim, Broca Sokağı Hikayeleri diye bir kitap çevirdim (ben), Sadi Tekin çizdi, Özgür Poyrazoğlu bastı filan diye. Bir daha anlatmayayım şimdi, o yazıda var zaten. Neyse işte o yazıda henüz önsipariş topluyorduk. Gezi olayları nedeniyle baskıyı biraz ertelemek zorunda kaldık ama nihayet başardık. Kitabımız iki cilt olarak piyasaya çıktı, evet!!! Laylaylay! Üstelik … Okumaya devam et

Slaying Dragons

Slaying Dragons

I don’t normally sit in a lousy bar and drink some cheap Chardonnay at 10 in the morning. This morning I do, cause this morning, I woke up, went to court and got divorced. It could be the wine but I’m sitting here, wondering what Maisy would have to say about all this. Maisy, my … Okumaya devam et

Sevgilim…

Sevgilim…

“Benim bir sevgilim var!” dedi yüksek sesle, aynanın karşısında kendine bakarken. Oyunculuğu beceremeyen bir adamın abartılı ton ve vurgusunu hissetti sesinde. Beğenmedi, bu sefer de heceledi, sev-gi-liiiiii! I-ıh yok, gene olmadı. Kız arkadaş’ı denedi, olmayınca olmuyor işte, alışmadık dötte don durmuyor, “kız arkadaş” sözcükleri ağzından çıkarken, ağzı sanki sesleri filtreledi, kız arkadaş değil de, tamamen … Okumaya devam et

Pastanede aşk başkadır

Pastanede aşk başkadır

Okuyacağınız bu hikayecikteki kişi ve olayların hepsini tamamen atıyorum. Her gün geçtiğim sokakta bir pastane var. Sık sık gidiyorum, sabahları bi limonata içip, bir poğaça alıyorum. Günlük bir rutin oldu benim için bu ne zamandır, uğramazsam eksik kalıyorum. Bir gün pastanenin önünden geçerken, bi adam görüyorum. Adam gözlerimi alıyor, bembeyaz bir gülümseme, ışıl ışıl gözler … Okumaya devam et